3. Ödül, S.O.S. İstanbul – Mimarlık Öğrencilerine Açık Fikir Projesi Yarışması: Kartal – Geçici Barınma Senaryoları

3. Ödül, S.O.S. İstanbul – Mimarlık Öğrencilerine Açık Fikir Projesi Yarışması: Kartal – Geçici Barınma Senaryoları

Melike Adem Shaban, Şükrü Köse, Osman Kılınç, Helin Gündem, Yunus Emre Ermiş, Veli Tırın, Ahmet Sevgi ve Halit Akman'ın "Belleklerarası" isimli projesi üçüncülük ödülüne layık görüldü.

SENARYO

Hafızadaki melezleşme, geçmiş deneyimlerin güncel gerçekliklerle harmanlanmasını ifade eder. Bireylerin travmalarıyla yüzleşmeye zorlanırken aynı anda yeni yaşam koşullarına uyum sağladığı geçici yaşam durumlarında, mekanların birden fazla anlam katmanına sahip olabileceği “heterotopik” anlar, hem yas hem de iyileşme süreçlerine hizmet edebilir. Anma veya ortak toplanma alanları gibi kişisel ifadeye izin veren mekanlar, bireylerin deneyimlerini “yeniden işleme” yeteneğini artırabilir. Mimari, ev veya topluluk anılarını uyandıran unsurları birleştirebilir, bu unsurların birbirlerini etkileme olasılıklarını çeşitlendirebilir ve kayıp karşısında kullanıcının mekanla ilişkilendirdiği kimliğinin yeniden inşasına yardımcı olabilir. Bu durum, kullanıcıların kaybettiklerini hatırlamaya ve onurlandırmaya çalışmasının mekânsal çıktılarını etkiler (Bell ve Taylor, 2015).

PROGRAM OLUŞUMU
Geçici yaşam modülleri, toplulukların deneyimlerini paylaşmak ve kayıplarını anmak için bir araya geldiği kolektif hafıza mekanları haline gelir. Bu durum, bireylerin deneyimlerini anlamlandırmalarına yardımcı olabilecek anlatıların paylaşılmasına izin verir. Modüller, geçmişe saygı gösterirken geleceğe yönelik dayanıklılığı teşvik eden toplumsal toplantılar, hikaye anlatımı ve ritüeller için alanlar sağlar (Morimoto, 2012). Bu bağlamda yaşam alanlarına ek olarak sosyal üniteler alanın işlerliğine katkı sağlar ve mekansal örüntüyü sağlar.

TASARIM PRENSİPLERİ
Anıların nasıl oluştuğunu, pekiştirildiğini ve bazen nasıl unutulduğunu anlamak, hafızanın tutulmasını ve geri çağrılmasını destekleyen alanların tasarımına rehberlik edebilir. Mimarinin anıları ve duyguları ne şekilde dönüştürebileceği ve bireyleri felaket kaynaklı deneyimleri “yeniden işlemeye” nasıl yönlendirebileceğinde komşuluk ve kamusallıktaki akışın yapı sökümü temel alınabilir (Haskins, 2016).

01 | ÜST ÖRTÜ: KAMUSAL MEKÂNI ŞEKİLLENDİREN KATMAN
Üst örtü, Andıç Sokak’tan gelen aksı Akyürek Sokak’a entegre ederek, çevresindeki kentsel dokuyla uyumlu bir biçimde şekillenir. Bu katman, kamusal alanları tanımlayarak sosyal etkileşimi güçlendirir ve kullanıcılar arasında fonksiyonel bağlantılar kurar.

02 | ÖRTÜ ALTI KAMUSALLIK: TOPLANMA VE GEÇİŞİN MERKEZİ
Örtü altındaki kamusal alan, toplanma ve geçiş noktası olarak işlev görür. Afet sonrası yaşam modüllerine erişimi kolaylaştırırken, aynı zamanda sosyal etkileşimi teşvik eden ve toplumsal bağları güçlendiren bir merkez oluşturur.

03 | ÖRTÜ ÜSTÜ KAMUSALLIK: BAĞLANTILARIN BULUŞMASI
Örtü üstündeki alan, çevresel aksların kesişim noktasında kamusal etkileşimi teşvik eder ve sergi işleviyle kültürel bir merkez oluşturur. Bu mekan, sosyal bağları güçlendirirken, sanatsal ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapar.

04 | KÜP: ÇEVRESEL ETKİLERLE ŞEKİLLENEN MERKEZ
Küp, örtüyü iten kamusal bir kasnağın izdüşümünden türer. Yaşam birimlerini ve değişken senaryolara ilişkin çoklu modülleri barındırır. Afet sonrası, konut işlevine ek olarak diğer sosyal ihtiyaçlara yönelik mekânsal örüntüler için de alanlar tanımlar.

Fiziksel ve psikolojik boyutlara ek olarak, afet yönetimi ve hafıza melezleşmesinde teknolojinin rolü göz ardı edilemez. Veri yönetimi ve makine öğrenimindeki gelişmeler, afet bağlamlarında bilginin nasıl toplandığını ve işlendiğini dönüştürmüştür. Örneğin, çeşitli veri kaynaklarını entegre eden hibrit modeller durumsal farkındalığı artırabilir ve felaketler sırasında ve sonrasında daha iyi karar almayı kolaylaştırabilir (Kung ve diğerleri, 2020; Singla ve Agrawal, 2023). Geçici yaşam modüllerinin mimarisi ile felaketlerde meydana gelen hafızanın melezleşmesi arasındaki ilişki, tasarım, psikolojik tepki ve kültürel uygulamaların karmaşık bir etkileşimidir. Geçici yaşam modülleri, yalnızca fiziksel barınaklar olarak değil, aynı zamanda anıları uyandıran ve travmatik deneyimlerin yeniden yorumlanmasını bir altlık olarak karşılayan alanlar olarak da hizmet eder. Bu modüllerin mimarisi, özellikle kayıp ve iyileşme temalarının gerilimi ile de ilişkili olarak, bireylerin ve toplulukların anılarıyla nasıl etkileşime girdiğini etkileyebilir.

Etiketler

Bir yanıt yazın