3. Mansiyon, DEGİAD – Yaşayan Pamukkale Ulusal Mimari Fikir Projesi Yarışması

PROJE RAPORU

GİRİŞ

Kalkolitik Çağ’dan beri kesintisiz bir yerleşim yeri olan Denizli, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yap¬mıştır. İl, Anadolu Yarımadası’nın güneybatısında, Ege Bölgesi’nin güneydoğusunda yer alırken Ege, İç Anadolu ve Akdeniz Bölge¬leri arasında bir geçit niteliği taşımaktadır. Dolayısıyla bu coğrafya, geçmişten günümüze ticari ve kültürel bir etkileşim yeri vazifesi görmüş; sahip olduğu değer¬lerle gelişerek zenginleşmiştir. Bugün tescilli doğal varlıklarıyla de öne çıkan Denizli, Ege Bölgesi’nin önemli odak noktalarından bir tanesidir.

Denizli’nin nüfus bakımından en büyük ilçesi olan Pamukkale ise, başta UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale Travertenleri olmak üzere ülkemizde ve dünyada bilinirliği yük¬sek birçok doğal ve beşeri varlığı bir arada barındırmaktadır. Her yıl şehre gelen yerli ve yabancı misafir sayısının artan bir ivmey¬le yükselmesi, Pamukkale’nin geliştireceği kentsel stratejilerin de önemini arttırmaktadır. Dolayısıyla proje kapsamında, ilçenin Pamukkale Mahallesi’nde yarışma alanı olarak belirlenmiş çevre üzerinden detaylandırılacak tasarım kararlarının, ölçekler arası ve bütüncül bir bakış açısı içinde bu öngörüyle ele alınması gerektiği düşünülmektedir.

Pamukkale İlçesi ve çevresi, değerleri çerçevesinde detaylı incelendiğinde kültürel, tarihi ve doğal unsurlar ön plana çıkmak¬tadır. Tarihi varlıklar açısından önemli bir çeşitliliğe sahip bölgede, başta Hierapolis olmak üzere Laodikeia, Tripolis, Colossae ve Apollon dahil bilinen 19 antik şehir bulunmaktadır. Pamukkale Travertenleri, Kaklık Mağarası, Akdağ Tokalı ve Kale İnceğiz Kanyonları, Haytabey Şelalesi gibi birçok doğal güzelliği bünyesinde barındırmasının yanında bölge, bulunduğu geniş ter¬mal su havzasıyla zengin yer altı kaynaklarına sahiptir. Ayrıca, top¬lumsal yaşayışın olağan faaliyetleri içinde yer alan fakat kültürel açıdan büyük bir önem taşıyan, halı ve kilim dokumacılığı, hasır yapımı, üzüm yetiştiriciliği gibi birçok zenginliğe de ev sahipliği yapmaktadır. Bahsedilen bu değerler, projede odaklanılan alanı¬nın içerisinde, yakın çevresinde veya günübirlik ulaşım mesafesin¬de bulunmaktadır. Söz konusu kaynakların Pamukkale açısından marka değeri kazanması ve ekonomik olarak bölge; yakın planda mahalle halkına olumlu yönde katkı sağlaması ise, ancak kullanı¬cıların mekânsal açıdan nitelikli bir fiziksel çevreye kavuşmasıyla gerçekleştirilebilir. Bu doğrultuda projeyle amaçlanan, hazırlanan kat¬manlı iyileştirme senaryosuna bir tasarım altlığı sağlamak ve yakın ölçekte odaklanılan alanın bu değerleri yansıtan bir “pilot” mekâna dönüşmesidir.

DEĞERLEN[DİR]ME

Atatürk Caddesi, mahalle örüntüsü içinde Pamukkale Travertenle¬ri’ne bağlanan bir eşik olarak özel bir bağlam taşımaktadır. Ancak fiziksel çevrenin mekân kalitesinin arttırılması, mahallenin bütü-nünde uygulanacak tutarlı bir tasarım şemasıyla sağlanabilir. Bu çerçevede, projeyle detaylandırılan Atatürk Caddesi ve yakın çev¬resi birincil bölge (pilot) olarak kabul edilerek, kentin tamamın¬da uygulanabilecek, ilişkili adımlardan oluşan bir tasarım rehberi oluşturmak hedeflemektedir.

Üst ölçekli tespitler ve ana “değerlendirme” kararlarının ardından proje alanı odaklı ilk adımı oluşturan “yenilenme”, sokak arayüz¬lerinin (cepheler, ara mekânlar) iyileştirme çalışmalarına dair öngörülen yapıcı müdahale biçimlerini kapsamaktadır. Devamın¬da, olumlu yönde değişimi destekleyen bir yaklaşımla “canlanma” gelmektedir. Bu aşamanın en önemli amacı, gündelik insan ey¬lemlerinin mekansâl karşılıklarını sokağa taşıyabilmek ve buradaki öğrenme, keşfetme, tanıma süreçlerini teşvik etmektir. Son olarak, “bütünleşme” süreciyse kentsel boşlukların yeniden değerlendi¬rilerek kamusal mekâna, estetik ve kolay üretilebilir biçimlerde katılmasını tarif etmektedir. Bir arada düşünüldüğünde bütüncül bir yapı oluşturan bu süreçler, farklı bütçe planlama – uygulama senaryolarıyla gerektiğinde eş zamanlı olarak da rahatlıkla yürü¬tülebilecektir. Bu çerçevede yapılan değerlendirme doğrultusunda, süreci yapılandıracak ilkesel kararlar alınmıştır.

Üst ölçekte bakıldığında proje alanının, kentsel örüntülerin Pa¬mukkale Travertenleri ile bağlantısını sağlarken işlevsel olarak farklılaşan birçok yapıyı barındırdığı görülmektedir. Mekân kalite¬sinin arttırılmasıyla gündelik kullanımın teşvikini sağlamak adına, Atatürk Caddesi’nin yaya odaklı hale gelmesi ve araç trafiğinin kı¬sıtlanması önerilmektedir.

Pamukkale’nin doğal odakları, mevcut dokuda park, bahçe, tarım alanı, mesire alanı ve sık orman şeklinde çeşitlenmektedir. Tasarım kararlarında, yeşilin farklı kullanımlarla desteklenerek korunması¬na ve aktif kentsel peyzaj öğeleri olarak her ölçekte sürdürülmesi¬ne özen gösterilmiştir.
Yerleşimin tamamında gözlenen kentsel boşlukların mekânsal kurguya katılabilmesi için ortak bir strüktürel form üzerinden çe¬şitlenen mimari çözümler önerilmiştir. Cephelerden kentsel mo-bilyalara, ölçekler arası öğelerle desteklenen tasarım anlayışı, “boş¬luk”ları da gündelik kullanımla azami ölçüde bütünleştirmektedir.
Atatürk Caddesi, stratejik açıdan alınan kararların uygulanmaya başlanacağı pilot bölge olarak görülmektedir. Ancak tasarım reh¬beri, kentin tamamına uygulanabilecek esneklik ve kapasitede, bölgesel odaktan Batı’ya doğru radyal bir yayılma modeli öngö¬rülerek sunulmuştur.

YENİLENME

Proje kapsamında odaklanılan Atatürk Caddesi’nde, fiziksel çev¬reyi yeniden ele almanın ilk basamağı, sokakla doğrudan temas halindeki bina cepheleri ve ilişkili mekânların rehabilitasyonudur. Bu çerçevede, sokağın mekânsal niteliklerini geliştirecek yapıcı ve kolay uygulanabilir yöntemlerin oluşturduğu; fenestrasyona bağlı düzenlemeler, malzeme önerileri ve detay prensipleri içeren bir “yenilenme” rehberi hazırlanmıştır. Böylelikle mevcut yapılar korunup, ekonomik, hızlı ve tutarlı bir biçimde yenilenebilecektir. Rehber oluşturulurken bölgeye dair izlenimler, yere özgü bir mal¬zeme – renk paletinin oluşmasına katkı sağlamıştır.

Atatürk Caddesi, bulunduğu yakın çevrenin morfolojik karakterini taşımaktadır. Bitişik nizam içinde düzensiz boşluklu bir yapı gös¬teren sokak dokusunun bileşenleri, müdahale biçimlerinin türe-tilmesinde belirleyici unsurlar olmuştur. Bina – parsel yerleşimi ve komşuluk ilişkileri baz alınarak doku içinde farklı varyasyonlarıyla kendini gösteren üç baskın tip belirlenmiş; mekânsal öngörüleri perspektiflerde sunulmuştur.

Alan izlenimleri, tasarım rehberi kapsamında ortaya koyulan yeni¬lenme ilkeleri için birincil etken olmuştur. Bağlamla ilişkili olarak seçilen yerel traverten taşı, ahşap ve tekstürlü sıva malzemeleri farklı bir araya gelişleriyle fiziksel çevre için zengin; fakat aynı za¬manda tutarlı bir kompozisyon sağlamaktadır. Belirlenen malze¬meler ve önerilen renk paleti, çeşitlemeleri olanaklı kılmaktadır. Cephe müdahalelerinin, düşey kademelenmede zemin katın taş kaplama, zemin üstü katların ahşap ve/veya tekstürlü sıva üzeri boya uygulamasıyla gerçekleştirilmesi öngörülmektedir. Bu ilkesel karar esas olup, önerilen paletle birlikte alınacak alt kararlarda (bi¬na bazlı) katılımcı/kullanıcı istekleri ana belirleyici olacaktır.

Sistem detayı, rehberde ortaya koyulan tasarım ilkelerinin estetik nitelikler gözetilerek; aynı zamanda hızlı ve ekonomik olarak uy¬gulanabilmesi adına konstrüktif bir altlık olarak hazırlanmıştır. Bu doğrultuda sokak zemini, cephe ve malzeme uygulamalarıyla bir¬likte, Cadde’nin mevcut fiziksel gerçeklikleri gözetilerek cepheler¬deki klima dış üniteleri, kablolama grupları gibi sonradan eklenen tesisat elemanlarına yeni sistem içinde çözümler üretilmiştir. Nok¬ta detayı ölçeğinde geliştirilen çözümler, uygulama prensipleriyle uyumlu bir parça bütün ilişkisi kapsamında, tutarlı bir iyileştirme kurgusu oluşturmaktadır.

CANLANMA

Tasarım sürecinde incelenen kullanıcı beyanları, değerlendirilen alan izlenimleri ve kentsel veriler, başta yarışma alanı Atatürk Cad¬desi olmak üzere mahalle genelinde sokak ve caddelerin, ziyaret-çileri için “geçiş” işlevi taşıyan yollardan öteye geçemediğine işaret etmektedir. Dolayısıyla sokağı, ziyaretçilerin aktif şekilde kullana¬rak daha çok vakit geçirmek isteyecekleri nitelikli bir mekân ha¬line getirmek, projenin temel hedeflerinden bir tanesi olmuştur. Sokağı “canlandırma” çalışmaları doğrultusunda, kendi içinde iki ana başlık altında derlenen yapısal öneriler geliştirilmiştir. Yapısal öneriler, mevcut ticari faaliyetleri ve gündelik kullanımları destek¬leyecek olmakla birlikte yeni faaliyetlere de ev sahipliği yapabil¬mek adına gerekli mekânsal niteliklerin sağlanmasına katkıda bu-lunacaktır.

Yaya Durakları

Pamukkale’nin, marka değerini geliştirmesi ve ekonomik sürdü¬rülebilirliğini koruması adına, yerli ve yabancı ziyaretçilerin kentle olan etkileşiminin artması son derece önemlidir. Bu amaçla geliş¬tirilen “yaya durakları”, kullanıcı ve fiziksel çevre arasındaki ilişki¬yi zenginleştirebilecek bir mekânsal zemine katkı sağlamaktadır. Pamukkale’ye dair tarihi, kültürel, sanatsal değerleri yansıtan gün¬delik kent mobilyalarıyla, “dinlenme” ile başlayan eylem sürecinin “görme, hissetme, anlama ve öğrenme” ile devam ederek katman¬laşması ve derinleşmesi amaçlanmaktadır. Tarh, heykel, kent lev¬hası, sergi alanı gibi parçaların bir araya gelmesiyle oluşan mikro odaklar, kendi içlerinde farklılaşabilen dizilim olanaklarıyla sergi, kamusal davetler, festival gibi yeni çekim alanları yaratacak etkin¬likler için kullanılmasına olanak sağlayacaktır.

Örtü

Pamukkale’nin, marka değerini geliştirmesi ve ekonomik sürdü¬rülebilirliğini koruması adına, yerli ve yabancı ziyaretçilerin kentle olan etkileşiminin artması son derece önemlidir. Bu amaçla geliş¬tirilen “yaya durakları”, kullanıcı ve fiziksel çevre arasındaki ilişki¬yi zenginleştirebilecek bir mekânsal zemine katkı sağlamaktadır. Pamukkale’ye dair tarihi, kültürel, sanatsal değerleri yansıtan gün¬delik kent mobilyalarıyla, “dinlenme” ile başlayan eylem sürecinin “görme, hissetme, anlama ve öğrenme” ile devam ederek katman¬laşması ve derinleşmesi amaçlanmaktadır. Tarh, heykel, kent lev¬hası, sergi alanı gibi parçaların bir araya gelmesiyle oluşan mikro odaklar, kendi içlerinde farklılaşabilen dizilim olanaklarıyla sergi, kamusal davetler, festival gibi yeni çekim alanları yaratacak etkin¬likler için kullanılmasına olanak sağlayacaktır.

BÜTÜNLEŞME

Mahallenin bütünü ve yakın planda Atatürk Caddesi incelendiğin¬de doku sürekliliğini bozan atıl alanlar tespit edilmiştir. Yıkılmış bi¬naların yer aldığı boş parseller (her bir parselde mülkiyet ilişkileri gözetilerek yere özgü mutabakatlar geliştirilecektir) ve niteliksiz yapısal peyzaj boşlukları gibi tanımsız alanları, kamusal mekânla farklı boyutlarda bütünleştirmeye yönelik mimari elemanlar öne-rilmiş; kentsel boşlukların şehrin tamamında paralel bir tasarım anlayışıyla yorumlanması öngörülmüştür.

Kabinler

Bütünleşme yaklaşımıyla mahalleye değerler katabilecek kulla¬nım biçimleri belirlenmiş ve ortak bir form arketipinden türeyen strüktür çeşitlemeleriyle sunulmuştur. Basitçe “kabin” veya “kiosk” fikrinden yola çıkılarak hem yerel halkın hem de bölgeye gelen zi¬yaretçilerin günlük ihtiyaçlarına cevap verebilecek; maliyet etkin ve kolay inşa edilebilir yapılar önerilmiştir. Bu yapıların yerleşim çeperinde veya dışındaki doğal odaklarda da yürüyüş (trekking) kabini, doğa gözlem kulesi gibi kullanımlarda katkı sağlayacağı düşü¬nülmektedir.

Çitler

Kentsel boşlukların değerlendirilmesinde, doğrudan müdahale edilemeyecek alanlar için kabinlere alternatif öneriler geliştirilmiş¬tir. Kabin fikrine paralel biçimde, kentteki bahçe, garaj ve benzeri yapılaşmamış, fakat kamusal kullanıma da açılamayan özel mülk alanlarının sokakla bağlantıları, genel cephe prensibine uygun bi¬çimde ele alınmıştır. Geleneksel “çit” sistemi yeniden yorumlanmış, temel işlevinin korunması yanında sokak ara yüzleri aktif erişime dahil edilmiştir. Ahşap çitler, oturma elamanı, saksı, bisiklet parkı düzenlemeleriyle çeşitlendirilmiştir. Sağır sokak yüzeylerinin hare¬ketlendirilerek kamusal kullanıma katılmasıyla; tasarım rehberinin estetik, işlevsel ve kolay inşa edilebilir gündelik mekânlar üretme hedefine katkı sağlanması hedeflenmektedir.

Etiketler

2 yorum

Bir cevap yazın