2. Ödül, Urla – Çeşme – Karaburun Yarımadası Ulusal Fikir Yarışması

Yarımada için Bütüncül Yaklaşım
Ege Bölgesi’nin lokomotif kenti ve Türkiye’nin Batı’ya açılan kapılarından olan İzmir, doğal ve kültürel güzellikleri, gelişen ekonomisi, nitelikli işgücü ve eğitim düzeyi ile Türkiye’nin önemli metropollerindendir. Ege Bölgesi’nin itici gücü olan kent, liman, serbest bölge, uluslararası fuar ve organize sanayi bölgeleri ve turizm alanlarıyla çok yönlüdür. Ayrıca kentin uygun iklimi, topografyası ve sosyo-ekonomik koşulları, bölgeye özgü nitelikli tarımsal üretimi ve hayvansal ürün yetiştirilmesini mümkün kılar.

İzmir kentinin Batı’ya, Ege Denizi’ne uzanan bölümünde yer alan, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Urla, Güzelbahçe, Seferihisar, Mordoğan ile mücavir alanı olan Çeşme ve Karaburun ilçelerinin bulunduğu Yarımada, İzmir kent merkezinin etkilenme bölgesinde olup, paylaştığı potansiyellerin yanı sıra, kendine has bölgesel potansiyeller de barındırmaktadır.

Yarımadanın mevcut doğal ve yapılı çevre değerlerini koruyan, yerel kalkınmayı noktasal değil bütüncül bir bakış ve organizasyonla yürüten, mevcut potansiyelleri doğru noktalarda kararında müdahalelerle en verimli şekilde kullanan, alternatif turizm modelleriyle turizm odaklı bir bakış ortaya konmuştur.

Yarımada’nın en temel sorunu, alanın zengin potansiyellerinin bütüncül bir bakışla değerlendirilememesidir. Söz konusu yaklaşım, bütüncül ekonomik kalkınma rotaları ile sağlanmıştır. Rotalar, tarım, alternatif turizm modelleri ve doğal değerleri en verimli şekilde kullanan; alanın değerlerini koruyan ve rota üzerindeki noktaların her birine müdahale etme zorunluluğunu ortadan kaldırarak, kritik noktalara yapılan müdahalelerle birbiriyle etkileşimli ortak bir kalkınmayı sağlar.

Kırmızı Kuleler Projesi ise, yarımadayı, kullanıcı ve ziyaretçilere bir bütün olarak okutabilmek ve ortak bir zihinsel imge oluşturabilmek için minimum noktasal müdahaleyle, bölgeyi tanıtıcı, dikkat çekici mekânsal öneriler getirir.

Genel Sorun ve Potansiyeller
Yarımada’nın en temel sorunu, alanın zengin potansiyellerinin bütüncül bir bakışla değerlendirilememesidir. Yarımada için temel hedef, alanın alt bölgelerinde dengeli, alternatifli ve potansiyelleri en verimli şekilde kullanan, mevcut değerleri koruyan bir kalkınma modeli kurmak olmalıdır.

Yarımada’yı bütüncül okutabilecek ve daha büyük ağlarla ilişkilendirecek temel özelliği, tüm yarımadanın iklimi, doğası, zeytin ve üzüm gibi kendine has tarım ürünleri, arkeoloji tarihi, açık alan kullanımı gibi alışkanlıkları ile ortak bir payda olarak Ege kültürünün izlerini taşımasıdır. Her bir alt bölge kendine has zenginlikler ve potansiyeller taşısa da; Yarımada bu ortak payda üzerine inşa edilen alternatifler sunarak, hem ulusal hem uluslararası turizm ve ticaret ağlarındaki konumunu sağlamlaştırma potansiyelini taşır.

Turizm
Alan, farklı turizm biçimlerini ve farklı turist profillerini alternatifli olarak kendi içinde rekabet halinde barındırabilecek imkâna sahiptir. Kitle turizminin kontrolsüz büyüdüğü durumlarda, çevrenin doğal ve tarihi güzelliklerinin tahribata uğrama riski taşıması, bölgenin henüz değerlendirilmemiş zenginliğini ve alternatiflerini ön plana çıkararak, dengeli bir turizm politikası gütmenin önemli olduğunu göstermektedir.

Ulaşım
Yarışma alanında kent merkezleri dışındaki alanlar açısından erişilebilirlik önemli bir sorun olarak tespit edilmektedir.

Doğal Kaynaklar
Yarımada doğal, tarihi ve kültürel kaynaklar açısından zengin bir alandır. Yarışma alanı enerji kaynakları, biyolojik çeşitliliği, toprak verimliliği, su kaynakları ve mineral kaynakları göz önünde bulundurulduğunda büyük bir öneme sahiptir. Sahip olunan bu doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Kaynakların akılcı kullanımı ve yönetimi desteklenmeli ve bu konuda bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştirilmelidir.

Tarım ve Hayvancılık
Yarışma alanı, sahip olduğu iklim ve toprak özellikleri nedeniyle birçok tarım ürününün farklı ve üstün kalitede üretilmesine olanak vermektedir. Tarım sektörünün yeniden yapılanması sürecinde yerel iş ve istihdam imkânlarının oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Yörede geleneksel tarımsal faaliyetlerin yanı sıra, organik tarım, süs bitkileri, hayvancılık, su ürünleri ve seracılık üretim dallarında son dönemlerde önemli gelişmeler
kaydedilmiştir.

Kentsel Gelişim ve 2.Konut Sorunu
Turizm bölgelerindeki aşırı yoğunlaşma, sahillerdeki turistik beldelerde aşırı yapılaşmaya neden olmaktadır. Bu yapılaşmanın ana nedenlerinden biri, turizmin yöre ekonomisine getirdiği canlılık sonucu iç göçün dolayısıyla da konut talebinin artması, diğeri ve daha temel nedeni ise, tatil amaçlı ikinci konutlardaki artışlardır. Her iki konut türündeki artış, ayrıca beraberinde ciddi altyapı sorunlarını da getirmektedir.

Koruma
Yarımada’da çok değerli, korunması gereken doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları, doğal kıyı yapısı, verimli tarım toprakları, özgün flora ve faunası, kritik konumdaki su toplama havzaları mevcuttur. Yarımadanın gelişimi hedeflenirken, bu değerli alanların korunması, gelişim modelini daha değerlendirecektir.

Bölgesel Sorun ve Potansiyeller
Urla-Sorunlar
1. Kentsel gelişime bağlı yoğun yapılaşma
2. Kısıtlı ve tek boyutlu ulaşım
3. Turizmin gelişimini desteklemeye yönelik çalışmaların yetersizliği
4. Gerileyen balıkçılık faaliyetleri
5. 2. konut yapısının turizm alanını sıkıştırması

Urla-Potansiyeller
1. Gelişkin kara ulaşımı bağlantıları nedeniyle önemli bir çekim merkezi olması
2. Çok eski bir tarih yerleşimi
3. Zengin doğal güzellikler
4. Yoğun tarımsal faaliyetler
5. Sanayi faaliyetlerinin varlığı
6. Çeşitlenebilir turizm faaliyetleri
7. Üniversite yerleşkesinin yaratacağı çekim

Güzelbahçe-Sorunlar
1. Turizmi engeller nitelikte arazi kullanımı
2. Ulaşım konusundaki yetersizlikler
3. Balıkçılık faaliyetlerinde eksik düzenlemeler

Güzelbahçe-Potansiyeller
1. İlçenin turizm bölgesi kapsamında olması
2. Canlı tarımcılık ve hayvancılık
3. İleriye dönük plan ve projelerin varlığı

Seferihisar-Sorunlar
1. Zengin kültürel mirastan yararlanılamaması
2. Zengin jeotermal kaynaklardan yararlanılamaması
3. Arazinin jeolojik özelliklerinin gelişimi kısıtlaması ve düzensiz yapılaşmaya neden olması
4. Mevcut arazi kullanım kararlarının gelişim olanaklarını kısıtlaması
5. Deniz ve kıyı kirliliğinde artış

Seferihisar-Potansiyeller
1. Turizmin gelişimine uygun kaynakların varlığı
2. Zengin kültürel mirasın varlığı
3. Jeotermal kaynakların varlığı
4. Zengin tarımsal alanlar
5. Nüfus ve istihdam artışı
6. Yüksek erişilebilirlik
7. Çevre koruma alanında düzenlemeler
8. Sürdürülebilir enerji üretim olanakları

Çeşme-Sorunlar
1. Turizm alanında yetersiz gelişmeler
2. İkinci konut sorunu
3. Kışın açık kalan esnaf ve otellerin sıkıntıları
4. Değişen Alaçatı
5. Büyük ölçekli turizm tesislerinin konumu

Çeşme-Potansiyeller
1. Ulaşım olanakları
2. Doğal güzellikleri ve kaynakları
3. Zengin kültürel miras
4. Verimli tarım toprakları
5. Alternatif enerji kaynakları
6. Devam eden projeler

Karaburun-Sorunlar
1. İnsan kaynakları ve istihdam
2. Sınırlı tarım alanları
3. Sınırlı ulaşım
4. Tesislerin yetersizliği
5. Çevre kirliliği tehdidi

Karaburun-Potansiyeller
1. Zengin flora varlığı
2. Zengin fauna varlığı
3. Organik tarım faaliyetlerinde artış
4. Temiz sahillerin varlığı
5. Canlı kırsal yerleşmelerin varlığı
6. İleriye dönük plan ve projelerin varlığı

Vizyon
Yarımada’nın mevcut doğal ve yapılı çevre değerlerini koruyan, yerel kalkınmayı noktasal değil bütüncül bir bakış ve organizasyonla yürüten, mevcut potansiyelleri doğru noktalarda kararında müdahalelerle en verimli şekilde kullanan, alternatif turizm modelleriyle turizm odaklı bir bakış ortaya konmalıdır.

Amaç
Yarışma alanı ve çevresinde yaşam kalitesini artıracak kalkınma politikalarını, yerel kaynakların optimum ve sürdürülebilir gelişimini/ kullanımını sağlayacak biçimde; toplumun yaşam kalitesini artıracak, bölgesel eşitsizlikleri azaltacak, yörenin ulusal ve uluslararası önemini artıracak, doğa ve çevrenin, kültürel mirasın korunmasını ve geliştirilmesini öncelik olarak seçmiş, turizm odaklı bir kalkınma modeli çerçevesinde geleceğe yönelik arazi kullanım kararlarını geliştirmektir.

Hedef ve Stratejiler
Yarışma alanı bütünlüklü olarak bölgesel sorun potansiyeller ve gelişme eğilimleri çerçevesinde ele alınmaktadır. Fikirler, kaynakların rasyonel kullanılmasını sağlayan, sınırlar arası işbirliklerini geliştirmeye ve bu çerçevede yetki ve sorumlulukları paylaşmaya dayanan bir yaklaşım barındırmaktadır. Yaklaşımda idari sınırların ötesinde doğal eşikler ve iktisadi eşikler dikkate alınarak ortak sorun ve potansiyeller içeren aks ve bölgeler tanımlanmıştır. Bu şekilde komşu yerleşimlerin birbirleri ile etkileşimini daha iyi çözümleyebilen, idari sınırlarla bölünmeyen alt bölgelere ulaşılması ve bu bölgeleri de dikkate alan kararlar üretilmesi öngörülmüştür.

Bölgesel yaklaşım, katılım mekanizmalarının etkin hale gelmesi, ortak amaç etrafında güçlü birlikler oluşturulması açısından da oldukça önem taşımaktadır. Sürdürülebilir bir iktisadi ve toplumsal gelişme kapsamında ortak sorunlara beraberce çözümler üretebilecek bir yapının gelişebilmesi için bölgesel yaklaşımın uygulanması hayatidir.

Çalışmanın vizyon ve amacı dahilinde oluşturulan hedefleri; ekolojik sürdürülebilirlik küresel-yerel etkileşimi, iktisadi ve toplumsal gelişme, eşitlik ve yaşanabilirlik, erişilebilirlik ve katılım başlıkları altında geliştirilmiştir. Bu başlıklar altında belirlenen üst hedeflerden yola çıkılarak yarışma alanının gerçeklerine, gereksinimlerine ve isteklerine uygun alt hedefler belirlenmiştir.

Yarışma alanının bu yeni eğilimler göz önüne alınarak değerlendirilmesi ve turizmi geliştirme politikalarının “doğa ve kültür eksenli stratejiler” üzerinden kurgulanması gerekmektedir.

Yaklaşım Modeli
Bölge incelendiğinde bütüncül bir yapı içerisinde aşırı dereceye varan bir çoğulculuk (plüralizm) söz konusu olduğunu görmek zor değildir. Modern dönemdeki analitik yaklaşım alışkanlığı tematik, coğrafi, sosyo-ekonomik vb. parçalı araştırmaları ve yaklaşımları göz önüne çıkarsa da; durumu, bütün resmi kaybetmeden, ilişkiler ağını göz önünde bulundurarak sorgulamak daha tutarlı bir yol olacaktır.

‘Yer’i, iç ve dış arasındaki sınır ile tanımlamaktansa, ilişkiler ağı organizasyonu içindeki hareketler olarak tanımlamak doğru olacaktır.

İlişkiler ağı içerisindeki ‘yerler’/noktalar, bağlantılar kuvvetlendikçe ‘yerlerin toplandığı yerler’ halini alır. Başka noktalarda meydana gelen değişimlerle sürekli olarak şekil değiştirirler, etkileşirler.

İlişkiler ağı içerisinde bir yer diğer birçok nokta ile bağlantı içerisinde olduğu için noktalardaki küçük transformasyonlar büyük değişiklikler yaratabilir. Bu değişiklikler birçok diğer nokta tarafından algılanabilir. Mevcut bağlantılar programlar ile zenginleştirildiğinde ve gerekli ‘farkındalık ağı’ oluşturulduğunda her merkez daha büyük noktalar haline gelerek, birbirinin içine kaymaya başlayacak ve Yarımada güçlenmiş, tek bir nokta olarak çalışacaktır. Bu kuvvetli nokta, bölgedeki, ülkedeki ve çevredeki uluslar arası çekim merkezleri arasında daha güçlü bir role sahip olacaktır.

Buna göre Yarımada genelinde önerilen noktasal müdahaleler ve projeler, bütüncül bir ağ ilişkisi içerisinde, farklı noktaların farklı potansiyellerini öne çıkarmayı hedeflemektedir. Böylece Yarımada’yı birbirinden kopuk merkezlerden değil, ayrı ayrı bölgeler üzerinden deneyimlenen bir hale getirmek temel amaç olmaktadır. Bu öneriler, kopuk olan sirkülasyon rotalarını tamamlamakta, ziyaretçiler için çekim noktası çeşitliliğini artırmakta, daha çok noktada daha çok süre harcama gibi unsurlarla hızlı kalkınmayı beraberinde getirmektedir. Minimum müdahale ile en yüksek düzeyde gelişim/kalkınma sağlanmakta, müdahalenin minimum düzeyde olmasıyla koruma da en üst düzeyde gerçekleşmektedir.

Genel Projeler ve Fikirler
Merkez Kademelenmesi
Yarışma alanı genelinde bölgesel hizmet ve donatı gereksiniminin dengeli sağlanabileceği bir yerleşmeler kademelenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda merkez kademelenmesinin bölgenin geneli ve ulusal/uluslararası etkinliği düşünülerek yeniden ele alınması gerekmektedir.

Stratejik Turizm Haritası
Bölgenin stratejik turizm haritasının çıkarılarak Yarımada ve çevresinde simgesel değeri yüksek ve turist profilleri açısından çekim oluşturabilecek anıtları/mekanları/temaları tanımlayarak dikkatleri buraya çekmek, bu çekim noktalarını yakın çevrelerindeki daha az tanınan bölgelere kademeli olarak yönlendirmek; böylelikle turizm aktivitesini metropolün daha geniş bir bölümüne dağıtmaktır.

Kalkınma Rotaları
Farklı turizm modellerini alt merkezlere dağıtırken, bölgenin diğer değerleri olarak öne çıkan doğal zenginliği ve tarımsal üretimi de dikkate alınmış; alt bölgelerde bölgenin ihtiyaç ve temin ettiği girdiye göre farklı içerikte bütüncül rotalar önerilmiştir:
– Seferihisar’da Organik Tarım ve Eko Turizm rotası,
– Çeşme’de Kültür ve Çiftlik Turizmi rotası,
– Karaburun’da ise Agro-Eko Turizm, Doğa Turizmi ve Organik Tarım rotası

Bölgesel Projeler ve Fikirler

Urla
– Bütün yarımadaya hizmet edecek bir merkez haline gelmesi
– Tarımsal üretimin artırılması
– Turizmin çeşitlendirilmesi
– Doğal çevrenin iyileştirilmesi

Güzelbahçe-Seferihisar
– Tarımsal faaliyetlerin geliştirilmesi
– Turizm faaliyetlerinin geliştirilmesi

Çeşme
– Turizmin çeşitlendirilerek geliştirilmesi
– Kültür ve çiftlik turizmi rotası
– Doğal zenginliklerin korunarak geliştirilmesi
– Yarım kalan havaalanının değerlendirilmesi
– Özgün kimliği ile Alaçatı

Karaburun Yarımadası
– Köylerde organik tarımın ve buna bağlı olarak agro-eko turizmin teşvik edilmesi
– Bölgede üretilen tarımsal ürünlerindaha etkin bir şekilde işlenebilmesi ve üretim süreci-ürün-satış-işleme-pazarlama bütünlüğünün sağlanması
– Sivil mimari örneklerinin restore edilerek topluma ve ekonomiye kazandırılması
– Çevresel değerlerin korunması, kollanması ve geliştirilmesi
– Altyapı ve ulaşım olanaklarının iyileştirilmesi

Kırmızı Kuleler Projesi – Aktive Edici (Katalizör) Müdahale
Yarımada genelinde önerilen noktasal müdahaleler ve projeler, bütüncül bir ağ ilişkisi içerisinde, farklı noktaların farklı potansiyellerini öne çıkarmayı hedeflemektedir. Bu öneriler, kopuk olan sirkülasyon rotalarını tamamlamakta, ziyaretçiler için çekim noktası çeşitliliğini artırmakta, kalkınmayı beraberinde getirmektedir.

Kırmızı Kuleler Projesi, yarımadayı, kullanıcı ve ziyaretçilere bir bütün olarak okutabilmek ve ortak bir zihinsel imge oluşturabilmek için minimum noktasal müdahaleyle, bölgeyi tanıtıcı, dikkat çekici mekânsal öneriler getirir.

Söz konusu mekânsal öneriler arasında kurulan ve ikinci bir katman olarak işleyen bir ilişkisel organizasyon ise zihinsel bir farkındalık sağlayacaktır. Rotaların oluşturduğu potansiyeller kuleler sayesinde yoğun bir şekilde tanıtılacak, tek noktadan birçok nokta ile zihinsel ve kimi zaman görsel hızla bağlantı kurulması sağlanacaktır. Böylece Yarımada genelinde bir noktada bulunan kullanıcı diğer yerlerde üretilen ürünler, aktiviteler, kültürel ve tarihi değerler, doğal güzellikler vb. gibi konularda bilgilenecektir, o alanlara da gitme isteğini duyacaktır. Özellikle yoğun turizm kullanım alanındaki kuleler, dikkati daha az tanınan ve gelişim ihtiyacı duyan bölgelere kademeli olarak yönlendirerek, yerel kalkınmayı tetikleyecektir. Kuleler, simge olarak tanıtıcı bir rol üstlenecek, Yarımada için bütüncül ilişki ağını kurmada katalizör görevi görecektir.

Kırmızı Kuleler Projesi bölge için ikonik bir tanıtım-pazarlama projesi olarak kabul edilebilir. Ancak bu objeler sıradan, sıkıcı reklam yüzeyleri veya strüktürleri olmaktan uzaktır.

Form
Kule formunun seçilmesinin nedeni, kulenin her türlü coğrafyada ve farklı bakış açılarında kendini göstermesi, yükselerek bulunulan noktaya farklı bir açıdan, tepeden bakma şansı sağlamasıdır. Unutulmamalıdır ki, insanın yükselme isteği ve manzaraya yukarıdan hâkim olma isteği tarih boyunca süregelmiştir.

Kullanılan standart malzeme, farklı mekânsal gereksinimleri karşılayacak şekilde kullanılarak, çeşitli kombinasyonlar oluşturulabilir.

Kulenin yüksekliği değişkendir. Ulaşılması gereken yükseklik, seyir platformundaki manzara imkânına, kulenin kendini ortaya çıkartma ihtiyacına ve içinde barındırdığı programlara göre değişebilir.

Fonksiyon
Kule zemin katta, bulunduğu yer ile iletişim kurarken, o yerin ihtiyacına yönelik bir fonksiyon barındırabilir. Otoyol kenarında, bölge üreticilerinin tarım ürünlerinin sergilendiği ve satışının yapıldığı bir yarı açık pazar alanı, yol kenarında bir otobüs-dolmuş durağı veya kumsalda soyunma kabinlerinin olduğu bir alan olarak çalışabilir. Bu fonksiyon, çeşitli zamanlarda değiştirilebilir.

Zemin kat ile en üst kottaki seyir terası arasında çeşitli fonksiyonlar bulunabilir. Bunlardan her kulede en az bir kotta kesinlikle bulunması gereken fonksiyon, tanıtım katı veya platformudur. Bu platform, istendiği gibi yarıaçık veya kapalı olarak düzenlenerek, kulenin bulunduğu nokta dışındaki Yarımada’nın diğer noktalarının imgesel olarak tanıtılmasını sağlar. Birey kulede yukarıya çıkmayı amaçlarken, doğal olarak bu platformun içinden geçecek, Yarımada’nın farklı özellikleriyle karşılaşma fırsatı bulmuş olacak ve Yarımada’nın diğer noktaları hakkında farkındalığı artacaktır.

Unutulmamalıdır ki halen Yarımada içinde özelikle turistik anlamda ciddi bir sirkülasyon bulunmamakta; turizm, bir güzergah üzerinde canlı olmak yerine nokta odaklı işlemektedir.

Seyir terası ile zemin kat arasına yerleştirebilecek olan diğer fonksiyonlardan biri de turizmin farklı bir yorumlaması olarak kabul edilebilecek konaklama ünitesidir. Yarımada’ya yayılmış her kulede konaklama ünitesinin olması gerekli değildir. Ancak farklı noktalara yerleşmiş ve farklı ortamlarda (ormanda, deniz kıyısında veya tarlaların ortasında) yaşanacak konaklama deneyimi turistik açıdan ilgi çekici olacaktır ve bir pazarlama öğesine dönüşecektir. Bu ünitelerin yönetimi tek merkezli yürütülecek ve turistler için özel bir konaklama deneyimi sunulacaktır.

Kulelerin bulundukları noktaya göre barındırabilecekleri diğer fonksiyonlar arasında restoran, kafe, turizm ofisi, tarım kooperatifi ofisi, satış ünitesi gibi programlar da bulunabilir. Ancak burada altı çizilmesi gereken nokta; fonksiyonların dengeli olarak dağıtılacağı ve kulenin, noktasal bir imge/odaktan bir ‘bina’ya asla dönüşmemesi gerektiğidir.

Kulenin son kotundaki seyir platformu bulunulan noktadan çevresine hâkim bir manzarayı ziyaretçiye sunar. Bulunulan noktanın farklı bir şekilde algılanmasını sağlarken, Yarımada’nın başka kimi noktasıyla da görsel bağlantı kurulmasını sağlar. Seyir terası aynı zamanda, Yarımada’yı izleyen kişiye gördüğü coğrafyadaki rotaları, kimi noktasal müdahaleleri de tanıtan haritalarla zenginleştirilebilir, işaretlenen noktalara ulaşım bilgileri aktarılabilir.

Yerleşim Noktaları
Kule esnek tasarımı sayesinde çeşitli yüzeylere, farklı alanlara oturabilir. Orman içerisine, yol kenarına, kumsala, kent merkezine ve hatta denize (dubalar üzerinde) yerleştirilebilir. Önemli olan oturduğu yerdeki ihtiyaç ve Yarımada’ya yönelik tanıtım için bulunacağı noktanın uygunluğudur.

Organizasyon Modeli
Kırmızı Kuleler Projesi için Yarımada Yürütme Kurulu’na bağlı çalışacak özel bir komisyon kurulabilir. Bu komisyon her ilçe ve beldeden birer temsilciyi barındıracaktır. Projenin tüm aşamaları Yarımada Yürütme Kurulu’na sunulup, onay alınacaktır. Bu temsilciler kendi bölgelerindeki faaliyetler için bulundukları bölgenin yerel temsilcileri ile düzenli toplantılar yaparak, yeni kule projelerini, yer ve kule için içerik değişikliklerini gözden geçireceklerdir. Alınan kararlar belediyelerin temin ettikleri malzemeler ve ekipler ile yerinde uygulamaya geçirilecektir. Kulelerin tasarımında ve inşaatında yerel halkın katılımı öngörülmekte, bu sayede sahiplendirme motivasyonu yaratmak amaçlanmaktadır.

Özellikle yeni bir kule yapımı söz konusu olduğunda gerekli bütçe, bölgeye yatırım yapmak isteyen büyük özel yatırımcılardan, yatırımlarının büyüklüğüyle doğru orantılı olacak şekilde, bölge adına bir katkı payı adı altında temin edilebilir.

Kulelerin nereye yerleştirilebileceği, Yarımada Yürütme Kurulu ve Danışma Kurulu’nca ortak olarak belirlenip, özel alanlar için gerekli izinler alınacaktır.

Kırmızı Kule fikri, firma veya marka bazlı tanıtım alanlarına dönüşmemeli; kamusal yarar gözetilmelidir.

Etiketler

Bir yanıt yazın