Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü mimari tasarım stüdyolarından AtölyeDüşleDüşün/A3 öğrencisi Niyazjan Myradova, Archiol tarafından düzenlenen “Tranquil Haven - Retreat Center Design Challenge” yarışmasında 2.'lik ödülünü kazandı. Atölye DüşleDüşün’ün “Seç&Yarış-11” teması kapsamında yapılan projede Prof. Dr. Pınar Dinç Kalaycı (koordinatör), Doç. Dr. Can Güngör, Öğr. Gör. Dr. Göksu Günay Öğüt, Öğr. Gör. Tarık Mermer ve Arş. Gör. Meltem Köse ile birlikte çalışıldı.
Japon kültüründe “Ma”, iki öğe arasındaki boşluğu, sessizliği ve duraksama anını ifade eder. Bu boşluk pasif bir yokluk değil, zihinsel ve fiziksel dönüşümün gerçekleştiği aktif bir eşiktir. Bu proje, yoğun Japon çalışma hayatından uzaklaşmak isteyen bireyler için kısa fakat etkili bir retreat deneyimi sunmayı amaçlamaktadır. Mimarlık burada yalnızca barınma sağlayan bir araç olarak değil, zaman, mekan ve sessizlik aracılığıyla iyileşmeyi mümkün kılan bir deneyim olarak ele alınmıştır. Bu bağlamda “Ma”, projenin tüm mekansal organizasyonunu belirleyen temel tasarım stratejisine dönüşmüştür.
Proje alanı, Hakone bölgesinde, Ashi Gölü kıyısında yer almaktadır. Yoğun orman dokusu, volkanik topoğrafyası, doğal termal kaynakları ve sakin atmosferi sayesinde alan, iyileşme odaklı bir retreat için ideal bir ortam sunmaktadır. Tokyo ve diğer büyük şehirlere yakınlığı, kullanıcıların kısa bir yolculukla günlük yaşamın stresinden uzaklaşmasına olanak tanımaktadır.
Tasarım, arazinin kontur çizgilerinin takip edilmesiyle şekillenmiş ve ana kütle üç bölüme ayrılmıştır. Göl manzarasına yönelen ilk yapı, yoga alanları, kütüphane, atölyeler ve ortak yemek mekanlarını içermekte, zihinsel arınma sürecinin başlangıç noktasını oluşturmaktadır. İkinci yapı, termal havuzlar, masaj odaları ve fitness alanlarıyla fiziksel iyileşmeye odaklanmaktadır. Orman içerisine dağıtılan altı bağımsız konaklama birimi ise mahremiyet, sessizlik ve bireysel deneyimi ön plana çıkarmaktadır. İki ana yapı arasında yer alan ahşap platform, “Ma” kavramının fiziksel karşılığıdır. Bu geçiş mekanı, yalnızca dolaşımı sağlamakla kalmaz, hareketi yavaşlatarak kullanıcıyı zihinsel arınmadan fiziksel rahatlamaya hazırlayan anlamlı bir duraksama alanı oluşturur.
Hakone’nin yağışlı iklimine uyum sağlamak amacıyla tüm yapılar eğimli çatılarla tasarlanmış ve yağmur suyu toplama sistemiyle desteklenmiştir. Malzeme seçiminde ana unsur olarak ahşap tercih edilmiş, termal alanlarda taş ve beton kullanılarak daha içe dönük ve sakin bir atmosfer oluşturulmuştur.
Sonuç olarak bu proje, mimarlığı yalnızca bir barınma aracı olarak değil, zaman, mekan ve sessizlik aracılığıyla iyileşmeyi destekleyen bütüncül bir deneyim olarak yeniden tanımlamaktadır. “Ma” kavramı, projenin temel mekansal stratejisi haline gelerek kullanıcıya zihinsel arınma, fiziksel rahatlama ve bireysel geri çekilme süreçlerini bir bütün olarak yaşatmaktadır.