Deniz Çıray, Türkay Korkusuz ve Göktuğ Yiğitol'un "ALT+TAB Ideathon Tasarım Yarışması" için tasarladığı proje, 2. ödülü kazandı.
YER-SU, 2008 yılında Güngören’de yaşanan terör saldırısında yaşamını yitirenlerin anısını yaşatmak amacıyla tasarlanan, hafızayı mimari deneyim üzerinden yeniden kurmayı hedefleyen bir anıt önerisidir. Proje, anmayı yalnızca geçmişe dönük bir eylem olarak değil; bireysel ve kolektif belleğin sürekli yeniden üretildiği kamusal bir mekân olarak ele alır.
Tasarımın çıkış noktası, Türk mitolojisindeki Yer-Su anlayışıdır. Toprağı ve suyu koruyan ruhları ifade eden bu kavram, projede hafızanın iki temel taşıyıcısı olarak yeniden yorumlanır. Toprak geçmişi saklayan katmanı temsil ederken, su hafızayı taşıyan ve zaman içinde dönüştüren bir öğeye dönüşür.
Anıtın mekânsal kurgusu, zemine gömülü ince bir su hattıyla başlar. Ziyaretçiyi yönlendiren bu hat, parçalanarak yükselen taş kütlelere ulaşır. Ana mermer kütleden ayrışan bu monolitler, kaybedilen yaşamların mekândaki fiziksel izlerini oluştururken; merkezde yer alan boşluklar yokluğun görünür hâline gelir. Doğal ışık ve rüzgâr bu boşluklardan iç mekâna ulaşarak gün boyunca değişen atmosferler oluşturur. Böylece anıt, yalnızca görülen değil; hissedilen, dinlenen ve deneyimlenen bir hafıza mekânına dönüşür.
Projede malzeme seçimi de kavramsal yaklaşımın bir parçasıdır. Mermer, Anadolu’nun taş kültürüne ve kalıcılığına referans verirken; zaman içerisinde iz tutan yüzeyiyle belleğin sürekliliğini temsil eder. Su ise durağan bir peyzaj öğesi değil, ziyaretçinin rotasına eşlik eden, ışığı yansıtan ve sessizliği derinleştiren yaşayan bir unsur olarak ele alınmıştır.
YER-SU, anıtsallığı yükseklik ya da gösteriş üzerinden değil; mekânın kurduğu duyusal deneyim üzerinden tanımlar. Sessizlik, ışık, su ve taşın birlikte oluşturduğu atmosfer, ziyaretçiyi yalnızca bir anma ritüeline değil; durmaya, düşünmeye ve ortak hafızayla ilişki kurmaya davet eder.
Proje, kaybı temsil eden bir nesne üretmekten çok, zaman içerisinde anlamı çoğalacak kamusal bir hafıza mekânı oluşturmayı amaçlamaktadır.
