İlker Fatih Özorhon, Güliz Özorhon, Mehmet Emin Bayraktar, Ömer Karadağ ve Doğa Dinemis Aman tarafından "Balıkesir Cumhuriyet Meydanı Sosyal Merkezi Mimari Proje Yarışması" için tasarlanan proje, 2. mansiyon ödülü kazandı.
1. Kentsel Hafıza: “Kervansaray” İzinde Bir Saçak
Kentler, yalnızca coğrafi mekanlar değil, orada yaşayanların kolektif belleklerinin biriktiği canlı organizmalardır. Proje alanının odak noktasını, Balıkesir’in kentsel hafızasında derin izler bırakmış olan, döneminin modernist mimari simgesi Kervansaray Oteli ve onunla bütünleşen ikonik palmiyeler oluşturmaktadır. Tasarımın çıkış noktası; bu fiziksel olarak yok olmuş ancak zihinlerde hala yaşayan katmanı silmek değil, onu kente geri kazandırmaktır.
Tasarımda eski Kervansaray Oteli’nin karakteristik yatay dili modern bir kentsel saçağa (canopy) evrilmiştir. Bu saçak, sadece bir örtü elemanı değil; geçmişin anısını geleceğe taşıyan, alanı bütünüyle kucaklayan ve kentsel etkinlikler ile resmi/sivil törenlerin düzenleneceği ana kamusal mekanı sınırlayan dinamik bir üst örtüdür. Saçak, kentin geçmişteki simgesini, bugün tüm Balıkesirlilerin altında buluştuğu kamusal bir şemsiyeye dönüştürür.
2. Çeper ve Akış: Yaya Odaklı Sokak Dokusu ve Çoğulcu İşlevler
Meydanın sınırlarını oluşturan zemin kat yapı sirkülasyonu, çevre çeperlerdeki mevcut yaya hareketleri ve kentsel akslar analiz edilerek biçimlendirilmiştir. Kitlesel bloklar yerine, çevre sokaklardan sızan yaya akışını meydanın kalbine doğru davet eden geçirgen bir biçim dili benimsenmiştir.
Bu doğrultuda yapılar arasında oluşturulan iç sokaklar, kentin geleneksel dokusuna referans verirken, saçağın altında korunaklı ve canlı bir mikroklima yaratır. Saçağın alt çeperinde kentsel yaşamı 7/24 besleyecek ve her yaş grubuna hitap edecek çoğulcu bir program kurgulanmıştır:
Kültürel Odaklar: Kütüphane, kolektif üretimi tetikleyen atölyeler ve yerel sanata alan açan sergi salonları.
Sosyal ve Ticari Dinamikler: Meydan yaşantısını destekleyen kafeler ve kentsel ekonomiyi canlandıran ticari birimler.
3. Alanın Kalbi: “Kent Sahnesi” ve Dikey Süreklilik
Meydanın merkezinde, tüm odakları ve sirkülasyon akslarını birbirine bağlayan “Kent Sahnesi” yer alır. Bu açık hava amfisi, sadece oturma ve dinlenme alanı değil; konserlerin, forumların, tiyatroların ve sivil karşılaşmaların gerçekleşeceği esnek bir performans alanıdır.
Kent Sahnesi, topoğrafyayı kontrollü bir şekilde aşağıya doğru kırarak zemin ve zemin altı birimler arasındaki kopukluğu ortadan kaldırır. Kamusal sürekliliği düşey kesitte de sağlayan bu amfi, gün ışığını ve kentsel akışı alt kotlara taşıyan mimari bir yırtık olarak işlev görür.
4. Zemin Altı Yaşantısı ve Altyapı Stratejisi: 1000 Araçlık Otopark ve Entegrasyon
Kentsel merkezlerdeki en büyük problem olan ulaşım ve otopark sorunu, meydanın yayalaştırılmış üst kotunu zedelemeden çözülmüştür. Zemin altında kurgulanan 1000 araçlık kapasiteye sahip otopark, sadece bir teknik altyapı alanı olarak tasarlanmamış; kamusal sürekliliğin bir parçası haline getirilmiştir.
Otoparktan çıkan bir kentli, karanlık dehlizler yerine Kent Sahnesi’nin yarattığı ışıklıklar, dikey sirkülasyon çekirdekleri ve zemin altı fuaye alanları vasıtasıyla doğrudan meydanın kültürel işlevleriyle (sergi, atölyeler) ilişki kurar. Böylece araçtan inme anından itibaren başlayan kentsel deneyim, kesintisiz bir biçimde meydan yaşantısına eklemlenir.
Sonuç olarak proje, Balıkesir’in modern kent belleğinde önemli bir yere sahip olan Kervansaray Oteli’nin izlerini çağdaş bir mimari yorumla yeniden okuyarak, geçmişten aldığı referansları geleceğe taşıyan güçlü bir kamusal odak oluşturmayı amaçlamaktadır.
Kentin kültürel yaşamını destekleyen işlevleri, geniş etkinlik alanları, geçirgen kentsel kurgusu ve hafızayı mekâna dönüştüren saçağıyla meydan, Balıkesir’in yeni buluşma ve temsil mekânı olarak tasarlanmıştır.
