1. Ödül, Ahlat Gençlik Kampı Mimari Proje Yarışması

Mimari Tasarım Raporu

Konum

Ahlat Gençlik Kampı tasarım alanı; güney yönünde Van Gölü, batı yönünde stadyum, kuzey ve doğu yönlerinde ise konut dokusu ile çevrelenmektedir. Yarışma alanının Ağrı-Bitlis Karayolunun kuzeyinde kalan parçasında konaklama, eğitim-kültür tesislerinin, rekreatif ve spor amaçlı kullanımlara yönelik olarak açık alan düzenlemelerinin yer alması beklenmektedir. Bu alan dere ıslah çalışması kapsamında üretilmiş olan kanallar tarafından 3 parçaya ayrılmaktadır.

Yer

Ahlat, sahip olduğu özellikleri nedeniyle tarihin her döneminde önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Şehrin ilk olarak ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemekle birlikte Türk tarihi açısından önemi büyüktür. Günümüze kadar uzanan süreçte hala ayakta olan Selçuklu Kümbetleri ve mezarları, bölgenin tarihsel referanslarının en önemlilerindendir.

Doku

Tasarım alanı, az katlı konut dokusunun yoğunlukta olduğu, ahlat taşının farklı biçimlerde yapı elemanına dönüştüğü, iklimsel veriler doğrultusunda kırma çatılı bir biçimlenişin hakim olduğu bir dokuda yer almaktadır. Hakim manzara yönü olan Van Gölüne doğru konumlanan yapılar, birbirlerinin manzaralarını kesmeyecek şekilde bir araya gelmektedirler.

Bağlam

Tasarım alanı coğrafyasının kimliğini oluşturan, ancak zaman içerisinde kesintiye uğramış yapı kültürünün yeniden yorumlanması bağlamsal yaklaşımın temelini oluşturmaktadır. Bu yaklaşım:

Konumlanma: Yerin hissettirdikleri, mevcut doku biçimlenişlerinin referansları ile alanın geneline yayılan bir mimari tavır yerine, daha kompakt ve alanın genelini kamusal bir park olarak yorumlayan bir mimari yaklaşım benimsenmiştir. Ek olarak bu tekil yapının, çevredeki kent dokusunun Van Gölü ile görsel ilişkisini minimum etkileyecek şekilde, kuzey-güney yönünde konumlanması planlanmıştır.

Biçimleniş: Selçukluların Orta Asya’dan Ahlat’a taşıdıkları yapım kültürü geleneği irdelendiğinde, göçebe toplumların temel yapı taşı olan Çadırın, yapılaşma alışkanlıklarının temelini oluşturduğu görülmektedir. Ortaya konulan eserlerin çadır tipolojisinin metamorfozu ve yere ait malzemelerin birlikteliği ile ortaya çıktığı söylenebilir. Bu noktada Ahlat Gençlik Kampı yapısının, kamp sözcüğünün ilk akla getirdiği çadır imgesinin tarihsel referanslar ile yeniden yorumlanması önemsenmiştir. Kullanıcıların farklı işlevlerle altında bir araya geldiği tekil bir çadır yapma fikri, mimari biçimlenişi yönlendiren fikirsel altyapıyı teşkil etmektedir.

Program

Tasarım alanındaki kot farklılıkları önemsenerek, programın sosyal bileşenleri ile entegre çalışan bir alt zemin kat organize edilmiştir. Bu kotta konumlandırılan konferans merkezi, restoran ve spa, açık alandaki spor ve etkinlik alanları ile beslenerek sosyal bir alt kot organizasyonu oluşturulmuştur. Van Gölü kıyısındaki spor alanına bağlantı da bu kotta yer alan ve ana yol altından karşı alana uzanan bir geçit ile sağlanmıştır. Zemin kat ve üst katlarda ise daha çok özelleşen konaklama birimleri planlanırken, oluşturulan galeri boşlukları ve köprüler ile işlevler ilişkilendirilmiştir.

Yapı ana yaklaşımı batı cephesindeki stadyum tarafından kabul edilerek bu alandan yapıya ve sonrasında kamp alanı ve kent parkına kadar uzanan bir köprü önerilmiş, yapının köprü ile kesişitiği noktada giriş vurgusu artırılarak Selçuklu Taç Kapısı’na göndermede bulunulmuştur. Yapıyı, kanallar tarafından 3’e ayrılmış tasarım alanına bağlayan bu omurganın, farklı spor işlevleri tarafından kullanılan yaşayan bir iskele olması amaçlanmıştır.

Özetle, alanın geneli ile farklı kotlarda ilişki kurması planlanan iskele yapı, salt konaklama için kullanılan bir tipoloji yerine farklı kullanıcı tiplerinin bir araya gelebileceği sosyal ve dinamik yapı önerisi getirmektedir.

Etiketler

Bir cevap yazın