Yunanistan Kıyısındaki Tarihi Şarap Fabrikasının Otele Dönüşümü

K-Studio Yunanistan'ın Kourouta bölgesindeki eski bir şarap imalathanesini ve damıtım tesisini yenileyerek lüks bir otel deneyimine dönüştürdü

Nikos Karaflos, birkaç yıl önce Yunanistan anakarasının batı kıyısında terk edilmiş bir şarap fabrikasını bir otele dönüştürme fikriyle yerel ofis K-Studio ile temasa geçti. Projenin şu an 1. aşaması tamamlandı ve Dexamenes Seaside Hotel açıldı.

Dexamenes’in tarihi “kuş üzümü dönemi”ne kadar uzanıyor. 1830’da Yunanistan’ın kurtuluşundan bu yana, kuş üzümü ekimi etkileyici boyutlar aldı ve kuş üzümü, Yunan Krallığı’nın ana ihracat ürünü oldu. Ancak “kuş üzümü krizi” Yunanistan’da 1910’da patlak verdiğinde, kuş üzümü ticareti çöktü ve satılmayan kuş üzümü stoğunu şarap gibi alternatif ürünlere dönüştürme ihtiyacı doğdu. İlk şarap imalathaneleri ve damıtım tesisleri kuruldu. Dexamenes deniz üzerine inşa edildi, böylece gemiler Kourouta plajında bir platform olarak inşa edilen borularla şarapla yüklenebilir ve daha sonra büyük denizaşırı pazarlara yelken açabilirlerdi.

Alanı tanımlayan sahipsiz, endüstriyel yapılar 1920’lerden beri nispeten dokunulmadan bırakıldı ve batı Mora’daki en bozulmamış ve güzel sahil şeridinden birine yerleşti. Bir otel için doğal olarak ideal bir yer.

“Başlangıçtan beri, mevcut binaların güçlü tarihinin ve ham güzelliğinin sadece korunması değil, aynı zamanda duvarlarına yeni bir hayat vermesi, vahşiliğini zarif müdahalelerle tamamlayacak bir tasarımda hassas bir şekilde sergilenmesi gerektiği açıktı. Bu sayede sade işlevsellikleri sakin, rahat ve dinlendirici bir yere dönüştü.”

Bu dönüşüm projenin başlıca meydan okumasıydı. Plandaki çeşitli fikirleri test ettikten sonra vizyon netleşmeye başladı. “Alanın sade estetiği üzerinde oynamamız, onunla çalışmamız ve ona yabancı herhangi bir öğe veya malzeme eklemekten kaçınmamız gerekiyordu. Bu farkındalık, alanın denizle olan bağlantısına bir ek olarak ahşap ilavesiyle beton, çelik ve cam paletimizi tanımlamaya yardımcı oldu. Ancak, yeni inşaatın güçlü varlığını korumak için mevcut binaların nispeten el değmemiş olarak bırakılması gerektiği de açıktı. Otel tasarımının kilit noktası eski ve yeniyi zarif bir şekilde endüstriyel bir palet kullanarak dengelemekti.”

Alanın hakimi, iki sıra on adet depolama tankına uzunlamasına bölünmüş iki beton bloktu. Yaklaşık 5×6 m ölçülerindeki bu tanklar, otel odası olmak için mükemmel boyutlara sahipti ve bu nedenle stüdyo, bitişik plaja doğru açıklıkları olan bir dizi özdeş odadan oluşan doğrusal bir planı hızlı bir şekilde belirledi. Geliştirmenin birinci aşaması, ilk tank sırasının dönüşümünün yanı sıra, bloğun bir ucuna, hepsi kumun üzerinde yükseltilmiş ve suya inen geniş bir yürüyüş yolu ile bağlı hafif bir yapının eklenmesiydi. İkinci aşama, daha fazla oda ve tesis alanı sağlamak için ilk bloğu dönüştürmeye devam edecek. İkinci bloğun sonuna ikinci bir çelik çerçeve uzantısının yapılması ve bloklar arasındaki boşluğu doldurmak için yemyeşil bir asma bahçesi yapılması planlanıyor. Bitişikteki mevcut binalar, bir taverna, yerel ürünler satan bir butik ve ziyaretçileri alanın hikayesinnin anlatılacağı bir oda gibi ekstra olanaklara dönüştürülecek.

“Otele giriş noktası, gölgelikli pavyon benzeri bir alanın altındaki tankların arkasında yer alıyor. Camlı bölmeler tamamen açıldığında beton döşemeye adım atarsınız ve resepsiyon alanına girersiniz, akşam geldiyseniz panjurlu kontrplak gölgeliğin parıltısı sıcak bir karşılama yaşatır ve gün içinde ise güneşin sıcağından uzak durmanızı sağlar.  Alanın tarihinin ağırlığını çevredeki beton binalardan hissediyorsunuz. Bu yeni, ışık dolu alanın enerjisi ile bara ve lobiye geçtiğinizde deniz manzarasını görüyorsunuz.”

“Suyun kenarındaki basamaklardan aşağı doğru devam etmeyi seçebilirsiniz, ancak sola dönüp yükseltilmiş gezinti yolunda yürürseniz, odanıza ulaşacak ve bunun yerine gölgelikli verandanın altından güneşin özel olarak çerçevelenmiş manzarasının tadını çıkaracaksınız.”

“Tankınıza girdiğinizde, içerideki serin, özel, kişisel alanın ısı ve dışarıdaki elemanlara maruz kalma tezatlığını anında hissedersiniz. Büyük sürgülü pencereler verandanın deniz havasına tamamen açılabilir veya manzarayı kapatmaksızın serin tutmak için kapatılabilir.”

 

 

Her odada, bir kanepe, açık bir gardırop ve depolama alanı olarak da hareket edebilen tek kişilik bir yatağa bitişik bir çift kişilik yatak ve pencereden ışığın tankın arkasına ulaşmasını sağlayan dokulu cam duvarla ayrılmış bir banyo bulunuyor.

 

 

    

 

Etiketler

Bir cevap yazın