ODTÜ’den Sonra İlk Kez Bir Mimarlık Fakültesi Yarışmayla Tasarlandı

Pamukkale Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Ulusal Mimari Proje Yarışması kolokyumu 12 Mart Cumartesi günü saat 13:00'da PAÜ Kınıklı Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezinde yapıldı.

Açılış konuşmasını yapan Yapı İşleri Teknik Daire Başkanı Yrd.Doç.Dr Hayri Ün, konuşmasında kalitenin ne olduğunu ve kalitenin istenilip istenilmediğini sorgulayıp odaların verdiği fiyatın %10’una proje yapılmasını eleştirdi. Yarışmaya katılımın yüksek olduğunu ve gelen ürünlerin başarılı ve nitelikli olduklarını belirtti.

Pamukkale Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Sülün Evinç Torlak: “Bu benim için bir bayram coşkusu… Çok büyük bir hayaldi; hayalin en önemli etabını hallettik, bundan sonra da bu hızla uygulamaya geçer diye umut ediyorum,” dedi. Bu etaba gelene kadar bütün yönetimin arkalarında olduğunu belirten Prof.Dr. Sülün Evinç Torlak, mimarlık fakültesinin kurulduğu 2009 yılından bu yana mekan sorunlarının olduğunu, yer için hep mücadele ettiklerini, bu sorunun bu binayı elde ettikten sonra sona ereceğini umduğunu, söyledi. Daha sonra, rektör yardımcısı Prof.Dr. Selahittin Özçelik’in yaptığı konuşmanın ardından ödül töreni ve kolokyuma geçildi.

Jürinin değerlendirme kriterlerini açıkladığı ve yarışma katılımcılarının sorularının cevaplandırıldığı toplantının moderatörlüğünü Mimarlar Odası Denizli Şube Başkanı Suat Bilgi yaparken asli jüri üyeleri Prof.Dr. Celal Abdi Güzer, mimar Dürrin Süer, mimar Tülin Hadi, mimar Hüseyin Kahvecioğlu, mimar Doğu Kaptan, mimar Gözde Kan Ünlü ile yedek jüri üyelerinden mimar Deniz Güner, mimar Kerem Piker ve inşaat mühendisi Erdal Yanıkan hazır bulundu.

Mimarlar Odası Denizli Şube Başkanı Suat Bilgi, mimarlık fakültesinin proje elde etme sürecinin yarışma yöntemi ile yapılmasının Denizli kenti için büyük bir şans olduğunu; kamu yapılarında yarışmayla proje elde etmenin en ideal yöntem olduğunu, sebebinin ise çoklu seçici kurulun değerlendirmesi ile çoklu alternatiflerin sunulduğu bir ortamın oluşması olduğunu söyledi.

Jüri başkanı Celal Abdi Güzer, ODTÜ’den sonra yarışmayla yapılan ilk mimarlık fakültesi olmasının önemine dikkat çekerken mimarlık ortamının yarışmaya 100 civarı katılım ile sahip çıktığını söyledi. Büyük bir alandaki yer seçimini yarışmacılara bıraktıklarını belirten Celal Abdi Güzer jürinin projeleri değerlendirme yollarını da aktardı. “Türkiye’deki birçok yerleşke gibi Pamukkale Üniversitesi de yerleşip sonra planlanmaya çalışılan yerlerden olup yerleşkeleşmeye çalışan bir kent parçası bulmaya başlıyoruz. Tam sınırları da belli değil… Kentte belli yerde çok iç içe giriyor, belli yerde uzaklaşıp ‘ben yerleşkeyim’ diyor, sınırlarını çekiyor. Onun için de eklektik bir yapı var; zaman içinde üst üste eklenerek oluşmuş; tek parçada planlanmamış. Arada çabalar geliyor; bunları bütün hale getirmek, tek dilden konuşturmak üzere yollar, akslar yapılıyor. Fakat ihtiyaç ağır basıyor; böyle bir karmaşık yapı var. Dolayısıyla bu problem içinde buradaki her yapı aslında kendi ilk bakışta üstüne elzem olmayan gibi görünen bir sunumu da üstleniyor: ‘Ben bu yapıyı yaparken etrafıma da çeki düzen vereyim, var olan yapıyla uyum sağlayayım…’ vb. gibi” dedi.

Toplantı, katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla devam etti. Elemelerin neye göre yapıldığı sorusuna Hüseyin Kahvecioğlu, genel anlamda juri raporunda yer almayan bir şey olmadığını, can alıcı tartışma başlıklarının jüri raporunda yer aldığını söylerek cevap verdi. Tülin Hadi, son aşamaya yaklaştıkça yer seçiminin ve projenin mimarlık eğitimine getireceklerinin, ele aldıkları kriterlerden olduğunu söyledi. Doğu Kaptan ise “Yarışmaya bak; mimarlar kendi yerini kendi seçiyor!” tweetinin hoşuna gittiğini belirtip, özgür düşünceye açık bir proje olduğunu, birinci olan projede mimarlık fakültesi binalarında eksik olan birçok şeye değinildiğini, söyledi.

Katılımcı Zehra Saday Aygün’ün, yer görme şartı ve çevresi ile ilişkisinin ön planda olacağı belirtilen yarışmanın bina bazında kalıp kalmadığı sorusuna Celal Abdi Güzer, “Alleleşen bir üniversite ile entegre olan bir yolu yine bir alle olarak yapının içine sokup oradan geçirmek ve dış mekanları organize etme düşüncesi vardı; o çok ilerletilebilir bir düşünce gibi geldi bize. Pek çok projede çevre vurgusu; dil olarak, ölçek olarak, açık mekanların organizasyonu olarak, çok güçlüydü. Fakat iç mekan kurguları çok zorlanmıştı.” şeklinde cevap verdi.

Başka bir katılımcının, “Ben bu projeyi bu yamaçtan koparıp başka bir yamaca koyarsam çalışır mı çalışmaz mı? Çalışırsa ‘Demek ki, buraya özgü değil.’ eleştirisi var mıydı?” sorusunu Tülin Hadi, “Başka bir yamaca koyarsak olmaz diye onu seçtik zaten.” diye cevapladı. Birinci olan projenin kendi içinde kurduğu dünyada sarmalama, ölçeğe getirme, kampüsün içinden alıp tabiata doğru insanı yönlendirme gibi bir yol izlediği için bu projenin seçildiğini belirtti. Bunlarla birlikte kampüs yaşantısına getirdiği yeni bir yön, mimarlık eğitimine getireceği mekansal çözümlerle birlikte değerlendirildiğini söyledi.

Daha sonra yarışmanın birincisi olan ekip üyeleri; Deniz Aslan, Ozan Önder Özener, Özlem Ünkap İliş, Tuğçe Alkaş, Barış Can Cüce, Çağlar Yılmaz, Erenalp Büyüktopçu projelerinin sunumlarını yaptılar.

Etiketler

Bir cevap yazın