Mimarlık Ofisleri, Fazla Mesaiye Karşı Örgütlendiler

Küçük ölçekli yirmi bir mimarlık ofisinden oluşan London Practice Forum kolektifi, “mesleği daha adil hale getirmek ve daha büyük sosyal meseleleri ele almak” hedefi ile, kırk saati aşan haftalık çalışma saatlerini sonlandırma sözü verdi.

Londra’da faaliyet gösteren, küçük ölçekli yirmi bir mimarlık ofisinin bir araya gelerek oluşturduğu London Practice Forum, bünyesinde toplamda üç yüzden fazla çalışan barındırıyor. Kolektifin üyeleri arasında alma-nac, Cousins & Cousins, DRDH, Gort Scott, IF_DO, vPPR, Stitch, ZCD Architects ve Pitman Tozer gibi ofisler bulunuyor.

London Practice Forum’un yeni “İlkeler ve Etik Tüzüğü” ile uzun çalışma saatleri ve düşük ücret sorunları ile mücadele etmek, sektörde fiziksel ve zihinsel sağlığı tehdit eden faktörlere karşı önlemler almak amaçlanıyor.

On iki aylık yoğun bir çalışma ile tüzüğü hazırlayan ekipte Bell Phillips Architects’ten Hari Phillips ve Jay Morton yer alıyor. London Practice Forum’un kurucusu, RCKa kurucu ortaklarından Russell Curtis, tüzüğü şu şekilde açıklıyor:

“2018’in sonlarına doğru yaptığımız ilk toplantıda, kafamızda yalnızca yeni kurulan grubumuzun neler başarabileceğine dair belirsiz fikirler vardı. Yalnızca küçük ofislerin karşılaştığı zorlukların değil; ayrıca uzun çalışma saatleri, düşük maaş, çeşitlilikte eksiklik ve tasarım/inşaat kalitesinde düşüş gibi sektördeki büyük problemlerin de farkındaydık. Ardından kolektif etkimizi daha büyük bir reform için nasıl kullanabileceğimizi merak ettik. Etik tüzük, bu tartışmanın bir ürünüydü.

Süreç boyunca birçok ilginç ve provokatif fikir ortaya atıldı ve bir kenara bırakıldı. Biz, hep birlikte bunun bir sonuçtan çok bir başlangıç olduğuna inanıyoruz. Tüzük, yeni bir on yıla girerken, küçük ofislerin ve daha büyük toplulukların karşılaştıkları sorunları ele alabilmek için birlikte nasıl hareket edebileceğimiz üzerine bir fikir sunuyor.”

Üye ofislerin uymak zorunda oldukları tüzük, beş ana bölümden oluşuyor:

  • Kim için Çalışıyoruz
  • İnsanlara Değer Vermek
  • Eşitsizliği Ele Almak
  • İklim Krizini Ele Almak
  • İyi Tasarımı Teşvik Etmek

Üye ofisler, herhangi bir planın sosyal değerini, çevresel etkisini, finansın kaynağını ve kârın gideceği yeri değerlendirmeden proje anlaşmalarında yer almayacaklarını kabul etti. Tüzüğe göre ayrıca firmalar, tüm personele minimum Londra’da asgari yaşam standardı ücreti üzerinden ödeme yapacak, taşeron firmalardan da aynı talepte bulunacak ve ücretsiz stajyer çalıştırmayacak.

“İnsanlara Değer Vermek” konusunda tüzük, üye ofislerin haftalık kırk saati geçmeyen çalışma saati standartlarına uyum sağlamasını, personelden Avrupa Birliği Çalışma Süresi Direktifleri dışına çıkılmasını istenmemesini, fazla mesai ve ücretli izin konularında çalışan haklarını gözeten yazılı yönetmelikler hazırlanmasını şart koşuyor.

Kapsamlı çalışmalar ve görüşmeler ardından ortaya çıkan tüzüğün “mükemmel bir ürün” olmadığını ifade eden Curtis, bu çalışmanın birçok tartışma ve tavizin bir ürünü olduğunu ve gelecekteki çalışmalar ile çağa uyum sağlayarak güncelliğini koruyacağını açıklıyor.

“(Tüzük) değiştirilemez bir şey değil. Hem güncel kalacak hem de istek uyandıracak şekilde kalabilmesi için tüzüğü düzenli olarak yenileyip güncellemeyi umuyoruz. Çalıştığımız ortam sürekli olarak değişiyor – birbirimize olan bağlılığımız ve faaliyet gösterdiğimiz topluluklar da buna uyum sağlamalı.”

 

Etiketler

2 yorum

  • AvatarÖzgür Savaş Özer says:

    Karın Hakkari’de, kürk mantonun İstanbul’da olması gibi; uzun çalışma saatleri ve düşük ücret sorunu İstanbul’da, Practice Forum kolektifi Londra’da olmuş…

  • AvatarHasan Balcı says:

    Burada sadece örgütlenme değil savaş var. Çalışanlarımı daha da nasıl sömürürüm savaşı.
    Tabii, iş bulma sıkıntısı, düşük ücret, mobbing, taciz, cinsiyetclik, ayrım, yolsuzluk, etik, kuralları kanunları hiç saymak gibi sorunlar varken fazla mesaiye çok fazla takılmamak lazım!

Bir cevap yazın