OOF! Architecture, çok küçük üçgen bir arsa üzerindeki yıpranmış ahşap kulübeyi modern bir aile için kompakt bir eve dönüştürerek “Acute House” adını verdiği projeyi hayata geçirdi.

Görseller: Nic Granleese
Karakteri güçlü ve koruma kuralları sıkı bir mahallede, son derece dar bir parsel üzerinde yer alan yapıda, tasarım ekibi arsanın %100’ünü inşa etme izni aldı. Bu durum geleneksel bir bahçe ya da arka avlu ihtimalini ortadan kaldırmış. OOF! ise bunu bir kayıp olarak görmeyerek aksine “sanal bahçecilik” adını verdikleri yaklaşımı evin merkezine taşıdı.

Çim yeşili halı kaplı merdivenler, asma bitkiler, su ögeleri ve her odadan güneşli manzaralarla zenginleştirilmiş dikey bir iç bahçe… Merdiven boşluğu böylece hem dolaşım alanı hem de biyofilik bir deneyim olarak işlev görüyor.

Çit tahtalarından eğrilmiş kaplamalara, eski kapı kollarından menfezlere ve hatta sokak numaralarına kadar tüm malzemeler sökülmüş, etiketlenmüş, depolanımış ve sonra sağlam bir yapısal altlık üzerine yeniden yerleştirilmiş. Böylece yapının özgün cazibesi korunmuş ama taptaze bir şekilde yeniden hayat bulmuş.

Bu koruma odaklı yaklaşım, yapının ruhunu sadece muhafaza etmekle kalmıyor, aynı zamanda zıtlık yoluyla güçlendiriyor.

Eskimiş malzemeler, pürüzsüz ahşap yüzeyler, geri dönüştürülmüş keresteler ve çift camlı pencerelerle çevrelenerek geçmiş ile bugün arasında bir diyalog kuruyor.

Yaşam alanındaki tam boy kayar pencereler açıldığında ev bir verandaya dönüşüyor, dış mekânı içeri davet ediyor. Sonuçta, ayak izi küçük olsa da çok daha genişmiş gibi hissettiren, ferah ve ışık dolu bir iç mekân ortaya çıkıyor.

Koruma kuralları ve sınırlı alan nedeniyle yağmur suyu tankları ya da çatı panelleri yerleştirilememiş. Ancak ev yine de pek çok sürdürülebilir stratejiyi entegre ediyor. Dar taban ve açık merdiven boşluğu, optimum hava akışı için çapraz havalandırmayı mümkün kılıyor. Pencere ve ışıklıklar yıl boyu doğal aydınlatma sağlıyor.

Avustralya’da yetiştirilen plantasyon ahşapları, kontrplak ve geri dönüştürülmüş kaplama gibi malzemeler uzun ömürlü yapıları ve düşük bakım gereksinimleriyle çevresel yükü azaltıyor. Yüksek verimli yerden ısıtma ve gaz destekli güneş enerjili su ısıtıcıları ise yapının geleneksel enerji kaynaklarına bağımlılığını düşürüyor.

Merdiven boşluğunun iki kat arasında kalan bölümünde ise mahalle manzarasının ve temiz havanın tadını çıkarabilecekleri örtülü bir açık alan yer alıyor.
