Aghajoon Kitchen, Seyed Amirhossein Sahiholnasab tarafından hem pratik hem de kültürel bir ihtiyaca yanıt olarak tasarlandı. Proje sayesinde uzun yıllar Hindistan'daki Khalilabad köyünün sosyal kalbi olmuş, hijyenik olmayan ve üstü açık eski pişirme alanı yenilendi.

Fotoğraflar: Farshid Nasrabadi
Projenin amacı yalnızca hijyen ve iklim konforunu iyileştirmek değil, aynı zamanda yapının dini törenler, düğünler ve toplumsal buluşmalardaki köklü işlevini onurlandırmak olmuş. Tasarım, yerel mimari gelenekten ve parselin bitişiğinde yer alan, artık yıkılmış olan okulun belleğinden ilham alıyor. Tuğla, kerpiç sıva ve turkuaz seramikler kullanılarak proje, çevresiyle görsel ve kültürel bütünlük kurmayı; aynı zamanda da yenilenmiş bir kamusal rol üstlenmeyi hedefliyor. Mekânsal aks ve turkuaz renkle kaplanan öğeler sembolik olarak kullanılarak hareketi yönlendiriyor ve toplumsal ritüelin merkeziliğini vurguluyor.
Başlıca sorunlardan biri, konut yapıları ve eski bir okul ile çevrili dar bir parselde iklime duyarlı bir bina tasarlamak olmuş. Doğal ışık ve havalandırmaya sınırlı erişim, çatıda kübik ışıklıklar ve doğu cephesinde geri çekilmiş tuğla paneller gibi yaratıcı çözümler gerektirmiş. Diğer bir zorluk ise modern hijyen ve yapısal verimlilik ihtiyacıyla köyün tarihsel dokusuna saygı arasındaki dengeyi kurmak olmuş. Mimari ve strüktürel tasarımın entegre edilmesi sayesinde, büyük kemeri taşıyan çelik makas sistemi kullanılarak maliyetler %15 azaltılmış ve yerel inşaat mantığı ve oranlarıyla uyum korunmuş.

Yapının formu, kısa kaide duvarları üzerine oturan büyük bir kemerle tanımlanıyor. Çelik makas sisteminin tuğla ile kaplanmasıyla hem sağlamlık hem de güçlü bir mimari ifade elde edilmiş. Güney cephesi ve yapının iç omurgası turkuaz seramiklerle kaplanarak geleneksel süslemelere gönderme yapıyor ve dolaşım ile sembolik odak noktalarını belirginleştiriyor. Çatıda iki kübik ışıklık, doğu duvarında ise ışık ve havayı bodruma ulaştıran delikli tuğla örgü yer alıyor. İç ve dış tüm yüzeylerde geleneksel malzemeler—tuğla, sıva ve seramik—kullanılmış; yerel zanaatkârlığın emeğiyle hassas detaylandırma bir araya getirilmiş.

22 x 11 metrelik parsel, turkuaz seramiklerle görsel olarak güçlendirilen merkezi bir aks etrafında organize edilmiş. Bu aks, projenin sembolik ve işlevsel omurgasını oluşturuyor. Hareketin sonunda, büyük kazanların yıkanması için kullanılan küçük bir havuz yer alıyor. Yapı üç katlı olarak tasarlanmış. Bodrum katta depo odaları, teknik hacim, tuvaletler ve kadın abdest alma mekânı; zemin katta ana pişirme alanı, tuvaletler ve erkek abdest alma mekânı; asma katta ise turkuaz kaplı bir merdivenle ulaşılan dinlenme bölümü bulunuyor. Her kat iklimsel performansa göre optimize edilmiş. Bodrum kütlesel yapısı sayesinde serin kalıyor, kemerin tepe noktasına yerleştirilen buharlı soğutucular ise yaz konforunu destekliyor. Genel yerleşim, kullanıcıya sezgisel yönlenme, operasyonel açıklık ve yapının geçmişteki ve bugünkü işlevleriyle kültürel uyum sağlıyor.
