“Kentin Nefesini Kesecekler”

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından planlanan, EGO hangarları parselinde ofis kulesi projesine ilişkin olarak, “Kentin nefesini kesecekler. Bu projenin özü AOÇ ve AKM’nin katli vaciptir kararıdır” uyarısında bulundu.

Çevre Şehircilik Bakanlığı AOÇ ve AKM  alanları arasında yer alan eski EGO hangarları parseline içinde otel, konut, AVM, okul, kamu yapısı yer alan yüksek katlı yapılaşma için düğmeye bastı.

Arazinin 12 katı büyüklüğünde

ÇED sürecinin başlatıldığı projeyi değerlendiren Mimarlar Odası Ankara Şubesi yöneticileri , “Bu projenin özü Atatürk Orman Çiftliği ve Atatürk Kültür Merkezi alanlarının “katli vaciptir” kararıdır. Kentin nefesini kesecekler. AOÇ ve AKM arazileri talan edilecek. Buna izin vermeyeceğiz, hem yapı ruhsatına hem de plana dava açacağız” diyerek tepki gösterdi.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, projeye ilişkin şu bilgileri aktardı:“Endüstri mirası olması gereken EGO hangarlarını  bir gecede yıktılar. Bu alana  pasifik inşaat tarafından koordine edilen  ve Emlak Gayrimenkul Yatırım ortaklığı Anonim Şirketi ile birlikte arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı üzerinden  4.5 emsalle hmaks serbest olarak rant projesi yapılacak. AVM, konut, iş merkezi, okul, kamu binası, otel yapıları ile birlikte, binanın yapımında kullanılacak beton içinde  hazır beton tesisi inşa edilecek. İnşaat süreci karma işlevli olan bu arazi  yaklaşık 125 bin metrekare, bu binaların toplam metrekaresi ise, 1 milyon 333 bin 255 metrekare. Arazinin 12 katı büyüklüğünde bir inşaat yapılması planlanıyor.”

AOÇ ve AKM katledilecek

Alanın hemen arkasında Atatürk Kültür Merkezi alanları ve  hipodromun bulunduğuna, diğer tarafında ise AOÇ arazisinin başladığına dikkat çeken Candan, şöyle devam etti: “Bu projenin Ulus’taki  dört bölgeden oluşan AKM alanları  ve AOÇ’yi katledilecek.  Bu projenin özü AOÇ ve AKM’nin katli vaciptir kararıdır. Bu AOÇ ve  AKM için katliam projesidir.  Ankapark’a ve diğer alanlara yürüme mesafesi analizleriyle ÇED raporu hazırlanmış ve proje Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nde 12 Nisan’da kamuoyuna duyurulmuştur. 4,5 emsalli bu alanda ofis kuleleri, çok katlı otopark, değişik statülerde tanımlanmış konutlar bulunuyor. İşin ilginç olanı içinde kamu binaları da yer alıyor. Kendi ölçeğinde şehir gibi planlanmış. AOÇ ve AKM’nin arasına saplanmış bir hançer.”

Rant sürecinin habercisi  

Candan, bilimsel planlama ilkelerine ve kamu yararına aykırı olan projenin hemen yakınında 15 katlı Etiler Orduevi, 8 katlı konutları olduğu bir alanda 38 katlı otel, 80 katlı ofis kulesinin inşa edilmesinin sakıncalı olduğunu belirterek, kent bu yoğunluğu kaldıramaz. Onun da ötesinde bu alanın Ankara’nın çanağı olduğunu, Anakara’nın önemli ekosistem birimi olan yeşil aksı hava koridoru olduğunu düşündüğümüzde de AKM’den AOÇ’ye uzanan soluk borusunu  tıkayacaklar. Kentin nefesini kesecekler” diye konuştu.

Bu projenin ciddi bir rant sürecinin habercisi olduğunu da belirten Candan, “Plan Bütçe Komisyonuna sunulan Torba Yasa’da önerilmişti; Ankapark 2006 yılında Büyükşehir Belediyesi, 2006 yılında Ankapark’a ilişkin olarak AOÇ  planlarını yapmak üzerine yetki aldığında buradaki Hayvanat Bahçesi 10 yıllığına bedelsiz verilmişti. 21 Haziranda bu  10 yıl doluyor. Bu 10 yıl içinde bunu hayata geçiremedi. Bu planlara açılmış davalarımız var, hayvanat bahçesi yenileme alanı kararı iptal edildi..AOÇ ana planı iptal edildi. Dolayısıyla AOÇ arazilerinin kullanımına aykırı bir işlem yapıldı. Plan yapma yetkisinin Büyükşehirden alınması gerekirken Torba Yasada bu sürenin 19 yıl daha uzatılarak 29 yıla çekilmesi. Ankapark’ın işletmesini kiralamayı ve çevresini de yatırımcılara peşkeş çekmeyi planlıyorlar. Bu açıdan da baktığımızda bu proje AOÇ ve  AKM alanları arasında ciddi bir rant projesinin başlayacağının haberini veriyor.  Aslında bütün girişimciler de bu sürece davet edilerek AOÇ ve AKM arazileri talan edilmek isteniyor” diye konuştu.

 Burada kamu yararı yok

 Bu rant projesinin ruhsat ve planının iptali içinde  dava açacaklarını belirten  Candan Cumhurbaşkanı’nın “Siz neden dava açıyorsunuz” sözlerine de şöyle cevap verdi:

 “Bu projeyi gelir paylaşımı olarak tanımlıyorlar, bu projelerde bizim bir arazimiz ve beklentimiz yok. Kimlerin gelir paylaşımı içerisinde olduğu konusunda açıklama bekliyoruz. Konut denilen şey ihtiyaç üzerinden yapılır, rant üzerinden değil.  Buradan ise  bir gelir bekleniyor ve bir de bu gelir paylaşılıyor. Buradaki gelir kamu, şirketler, gayrimenkul yatırım ortaklığı gibi kenti pazar alanına dönüştüren yapılar arasında mı paylaşılacak? Burada kent ve kamu yararı yok. Biz de bunlara dava açmayı görev biliyoruz. Bizim işimiz kamu yararı, halkın ihtiyaçlarına ve kamu yararına göre kentleri oluşturma, planları yapmaktır. Anayasa bize ‘İdarenin yaptığı işleri kontrol et, bilime aykırı olduğunu tespit ettiysen bunu halka anlatmak için uygun gördüğün her şeyi yapabilirsin dava açabilirsin’  diyor biz de görevimizi yapıyoruz.  Aynı şekilde Cumhurbaşkanı da  Anayasa’nın verdiği görev ve sorumluluğu yerine getirmeli ve hukuka uygun davranmalıdır.  Bu ülkenin en değerli topraklarını, halkın yararına olmayan, doğamızı, kültürümüzü, kentimizi talan eden  rant öncelikli projeleri kim yaparsa dava ettik, edeceğiz. Öte yandan Başbakan Ahmet Davutoğlu, ‘Dikey mimariden yatay mimariye geçelim’ ifadesini kullandı. İstanbul’daki hançerleri sökelim derken burada neden hançer saplıyorsunuz? Bütün sorumlusu mimarlarmış gibi konuşuyorlar, ülkeyi 15 yıldır mimarlar  yönetmiyor. Bütün bu hançerlerin kararlarını yöneticiler veriyor.”

Gökçek istifa etmeli

EGO Hangarları arsasına ilişkin olarak ‘haberim olmadan uçuvermiş tapuyu üstlerine geçirmişler’ diyen Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’i de istifaya davet eden Candan, “Burnunun  dibinde kendi binasının 2 katı yüksekliğinde olacak  bu projeyi görmeyen, ona emanet edilene sahip çıkamayan Gökçek’in acilen istifa etmesi gerekiyor.Büyükşehir Belediyesi kendisinden habersiz elinden alınan bu alandaki projeye yapı ruhsatı verecek mi? Ruhsat vermezse, kendisine teşekkür edeceğiiz. Bu kent sahipsiz değil. Biz rant hesapları yapanları düşünmeyiz. Bizim işimiz bilimsellik ve kamu yararıdır.Hiç tanımadığımız insanların  sağlıklı çevrelerde yaşamasını isteriz. Ayşe Teyzenin Ahmet amcanın, bu rant projesinin  karşısında 8 katlı apartmanda oturan ailelerin, çocukların  sağlıklı kentlerde nitelikli mimarlık eserlerinde  yaşamasını düşünürüz.” dedi.

Siz yıkmayın yeter

Mimarlar Odası Ankara Şube Sekter Üyesi Gökhan Yıldırım ise mega projeler sürecinde ve sonrasında oluşan sorunlara dikkat çekerek şunları söyledi: “ İnsanoğlu Babil Kulesinden bu yana, göğe yaklaşma derdinde. Bu projede de bunun izlerini görebiliyoruz. Bir avuç insanın gökyüzünde yaşama sevdası uğruna, diğer insanlar sömürülecek.  Torunlar İnşaat’ ta olduğu gibi yine işçi cinayetleri ve güvencesiz çalıştırma gündeme gelecek. Bu projedeki gibi birçok kullanımın  bir arada olduğu yapılar, insanları kente yabancılaştıran, mahalle kültürünü yok eden projelerdir. Bunun sonucunda insanlar sokağa çıkmayacak, meydanlarda buluşamayacak ve toplumsal bilincin oluşması imkansız hale gelecek. Ayrıca bu tip projeler Sur’da yapılmak istenen sürecin kent merkezlerindeki gösterişli yansımalarıdır. Bunun gibi ihtişam dolu yapıların inşası, kırsal alanlardaki halkın buralara sahip olma hayali ile yerlerini terk etmesi, göç etmesi ve isteklerinin aksine gelir eşitsizliğinin daha da artması anlamına geliyor.”

Gökhan Yıldırım, Cumhurbaşkanı’nın Mimarlar Odası hakkında yaptığı açıklamalara karşı ise; ”Cumhurbaşkanı işiniz ne yapmak mı yıkmak mı diye soruyor? Son 15 yıldır Emek Sinemasını, Odtü’de yol geçirmek için binlerce ağacı, Soma’da 300 madencinin üzerindeki maden ocağını, Sur, Silopi, Cizre, İdil, Nusaybin; insanlığımız, kültürlerimiz, yaşanmışlıklarımız mimarlar tarafından yıkılmadı. Yaptıklarımız arasında da her yıl yüzlerce işçi cinayeti, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, Kaçak Saray, HES’ler, RES’ler, Nükleer Santraller, Suruç, Ankara ve daha nice patlayan bombalar; sömürü, talan, katliam yok. Sonuç olarak biz de buradan sesleniyoruz; yeter ki siz hiçbir şey yapmayın. Biz önce bu anlayışı, sonra üzerimize örtülen karanlığı yıkıp, ardından da daha yaşanabilir bir dünya için her şeyi yapmaya hazırız.” ifadelerini kullandı.”

 “Ankara’nın kimliği belli, Ankara Abudabi değil”

 Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Namık Kemal Kaya ise, Cumhurbaşkanı’na şöyle seslendi:

 “Dikey yapılaşmadan ve İstanbul’a saplanan hançerlerden bahsediyorsunuz. Bu alan Kaçak Sarayınızdan görünüyor, bu yoğunluk içinize siniyor mu? Biz oda olarak gücümüzü Anayasa’dan alıyoruz. Bilim ve tekniğin ışığında hareket ederiz. Mimarlar Odası kuruluş ilkeleri doğrultusunda, meslek alanlarımıza ilişkin yanlış yola girenleri, yanlış  uygulama planlayanları ikaz eder, hukuktan gücünü olarak bilimi ön planda tutarak düşüncelerini söyler. Anayasa’nın verdiği yetkiyle dava açarız. Kentlerde Dubai kültürüne ve onların özel olarak inşa ettikleri binalara öykünme söz konusu . Ankara’nın kimliği bu değil. Ankara Cumhuriyetin başkenti, Ankara Abudabi değil.”

Etiketler

3 yorum

Bir yanıt yazın