Kazakistan’ın Başkenti Nur-Sultan

Şehirciliğin Öncüleri dosyamız kapsamında sırada masterplanı Kishō Kurokawa tarafından tasarlanan Kazakistan’ın başkenti Nur-Sultan ya da eski adıyla Astana şehrini inceliyoruz.

Nur-Sultan, Kazakistan’ın başkenti ve iki en büyük şehri. 1998 yılından önce ülkenin başkenti Almatı iken, insanların ülkenin güney kesiminde yığılmasını önlemek amacıyla başkent, ülkenin ve ulaşım merkezinin ortasında konumlanan Astana’ya taşınmış. 2019 yılında Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in görevini bırakmasının ardından başkentin adı Nur-Sultan olarak değiştirilmiş.

21. yüzyıla ait yeni tip bir şehir yaratarak Kazakistan’ın bağımsız bir ülke oluşunu dünyaya duyurmayı hedefleyen Kazakistan hükümeti, 1998 yılında Astana’nın yeni master planı için uluslararası üne sahip mimarlar ve şehir plancılarının katılacağı açık bir yarışma düzenlemiş. 14 ülkeden 27 projenin katıldığı yarışmada Japon mimar Kishō Kurokawa’nın çalışması birincilik ödülüne layık görülmüş. 

1934 doğumlu Kishō Kurokawa, günümüzün en ünlü Japon mimarlarından biri olarak anılıyor. Kurokawa, 1960 yılında kurucularından biri olduğu Metabolizma hareketi ile “Simbiyoz” adını verdiği kendi felsefesini oluşturmuş. “Başkalaşım” ve “Simbiyoz” kavramlarına dayanan felsefesine göre, tek bir idealin (“Batı” idealinin) varolduğu makine çağının son bulması ile onun yerine geçen yaşam çağı’ nda, farklı kavramların bir arada varoluşları ve hatta birbirlerinden karşılıklı yarar sağlamaları durumu insanların geleceğini oluşturuyor. Bu gerçek doğrultusunda, yeni kentler ve binalar yeni çağın bireylerinin gereksinimlerini karşılayacak biçimde, büyüyebilir ve değişebilir canlı varlıklar gibi tasarlanıyor.

Kurokawa, hızlı bir büyüme yaşayacak olan yeni başkent Astana için şehrin merkezinde bir çekirdeğe sahip olan yarıçap modeli yerine doğrusal arazi kullanımı modelini öneriyor. Doğrusal arazi kullanımı, büyümenin her aşamasında şehrin işlevlerinin dengeli bir bileşimine dayanıyor. Geleneksel nazım planları, ideal formun sonuçlandırılması sürecine her zaman büyük önem veriyor.

Bunun aksine Kurokawa, 21. yüzyıl kentinin ne olacağı sorusunu ele alıyor. Her beş yılda bir durumu analiz eden ve gözden geçiren, planı esnek bir şekilde değiştiren yeni bir sistem öneriyor.
Kurokawa’nın önerisi nüfusu yaklaşık 30.000 olan şehri korumayı ve yeniden geliştirmeyi, İşim Nehri’nin güney ve doğu taraflarında “Tarih ve Geleceğin Simbiyozu”nu mümkün kılacak yeni bir şehir yaratmayı amaçlıyor.

Öneriye göre nehir ve şehrin simbiyozunu öne çıkaracak yeni konutlar nehrin her iki tarafında kümeleniyor. Mevcut tren istasyonunun yeniden geliştirileceği bir Tren Şehri (İş-Şehir) tasarlanıyor. Bu Tren Şehri’nden mevcut parka uzanan bir orman, şehrin merkez eksenini oluşturuyor ve orman ile şehir arasındaki simbiyozu gerçekleştiriyor.

İş-Şehir ve Hükümet Şehri, İşim Nehri’nin güney tarafında gelişiyor. Yeni şehir merkezi kümesinin üçgen formu, ormanla iç içe geçmeyi ve simbiyoz içinde yaşamayı mümkün kılıyor. Başkanlık binası, konukevi, hükümet binaları gibi yapılar, soyut simbiyozun mimarisini oluşturuyor.

İşim Nehri’nin kar suyunun yol açacağı taşkınlardan korunmak için tasarlanan büyük dengeleme havuzu, yapay araziler ve bahçeleri ile yeni şehrin iş alanını ve cumhurbaşkanlığı ofislerini koruyor. Ayrıca, atık ve yağmur suyu geri dönüşüm sistemi de şehrin tasarımına entegre edilmiş. Rüzgârlı mevsimlerde şehri tozdan korumak için güneyde geniş bir orman alanı oluşturulmuş. Bu yapay orman, eko-endüstriyi, biyoteknolojiyi ve eko-medya endüstrisini canlandırmayı hedefliyor. 

Astana’nın merkezi çekirdeği, organizasyon ekseni üç meydandan oluşan bir sisteme dayanan dikdörtgen bir alanı kaplıyor. Bu eksen üzerinde konumlanan Ak Orda, iki Foster eseri olan Han Şatır Alışveriş ve Eğlence Merkezi ve Hoşgörü ve Barış Sarayı ile Bayterek Kulesi’ni birbirine bağlıyor. Altyapı, konut, havaalanı, istasyon ve iş merkezi gibi tesisler ile birçok proje hayata geçiriliyor ve 2030’a kadar tamamlanması bekleniyor.

Bayterek Kulesi

Şehrin simgesi haline gelen anıt ve gözlem kulesinin formu, hayat ağacı ile üzerine yumurtasını bırakan efsanevi Samruk kuşundan bahseden bir halk masalına dayanıyor. Ağaca benzer kulenin üzerine yerleştirilmiş 22 metre çapındaki altın küre, yerden 97 metre yükseklikte şehrin panoramik bir görünümünü sunuyor. Kule fikrini dönemin Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in bulduğu ve bir peçeteye çizdiği söyleniyor.

Ak Orda Cumhurbaşkanlığı Sarayı

2004 yılında tamamlanan ve Kazakistan devlet başkanının resmî ikametgahı ve ana çalışma merkezi olan Ak Orda Cumhurbaşkanlığı Sarayı, uluslararası etkinlikler için yönetim ofislerine ve gala salonlarına da ev sahipliği yapıyor. Sarayın üzerinde sivri bir ucu olan mavi ve altın bir kubbe bulunuyor. Anıtsal yapıların çevrelediği parklar ve meydanlar, Ak Orda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı çevreleyen şehrin kalbinde kilometrelerce uzunlukta bir perspektif oluşturuyor. (https://tr.wikipedia.org/wiki/Ak_Orda_(ikametg%C3%A2h))

Altın Kuleler

1998’de tamamlanan ve Ak Orda’yı koruyormuş izlenimi veren altın rengi cam ve çelik kaplı iki Altın Kule, devlet dairelerine ev sahipliği yapıyor.

Han Şatır Alışveriş ve Eğlence Merkezi

Foster + Partners

Foster+Partners tasarımı Han Şatır, geleneksel bir göçebe yapı biçimi olan çadırdan ilham alıyor. Sıcaklığı kış mevsiminde ortalama -35 C°’ye kadar düşen ve dünyanın en soğuk ikinci başkenti olan Nur-Sultan’da bulunan bina şehre, hava durumu ne olursa olsun tüm yıl boyunca rahat bir mikro iklim sunan, iklimsel bir zarf içinde korunan bir dizi sivil, kültürel ve sosyal olanak sağlamayı hedefliyor. 100.000 metrekareyi aşan bir alanı çevreleyen 450 metrelik koşu parkuruna sahip kentsel ölçekli bir parkın yanı sıra restoranlar, sinemalar ve eğlence alanları da dahil olmak üzere çok çeşitli alışveriş ve eğlence tesisleri barındırıyor. (https://www.fosterandpartners.com/projects/khan-shatyr-entertainment-center/#/)

Hoşgörü ve Barış Sarayı

Foster + Partners

Eylül 2003’te eski Sovyet Cumhuriyetlerinin en büyüğü olan Kazakistan, başkent Astana’da Dünya ve Geleneksel Dinler Liderleri Kongresi’nin açılış toplantısına ev sahipliği yapmış. Kongrenin başarısının ardından Cumhurbaşkanı, bunu üç yılda bir yapılan bir etkinlik haline getirmeye karar vermiş. Bunun üzerine Fosters+Partners tasarımı Hoşgörü ve Barış Sarayı, dünya dinlerine ortak bir zemin sağlamak ve bir araya getirmek üzere inşa edilmiş. Kongre için kalıcı bir mekân ve dini anlayış, şiddetten vazgeçme, inancın ve insan eşitliğinin teşvik edilmesi için küresel bir merkez olmayı hedefleyen yapı, 2006 yılında açılmış olup Yahudilik, İslam, Hristiyanlık, Budizm, Hinduizm, Taoizm ve diğer inançlar için konaklama birimleri barındırıyor. Aynı zamanda 1.500 kişilik bir opera binasına, ulusal bir kültür müzesine ve yeni bir “medeniyet üniversitesi”ne ev sahipliği yapıyor.

Nazarbayev Center

Foster + Partners

Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile Hoşgörü ve Barış Sarayı arasındaki merkezi eksenin hemen dışında bulunan Kazakistan Cumhurbaşkanı’nın arşivi ve kütüphanesi Nazarbayev Center, Foster+Partners tarafından 2012 yılında tamamlanmış. Ayırt edici 90 metrelik çanak benzeri formu ile büyük peyzaj alanın ortasından yükselen merkez, Başkanlık Vakfı’nın ofislerinin yanı sıra halka açık etkinlik alanlarına, sergi galerilerine ve bir oditoryuma da ev sahipliği yapıyor.

Kazakistan Merkez Konser Salonu

Studio Nicoletti Associati

İtalyan mimarlık firması Studio Nicoletti Associati, Merkez Konser Salonu’nu tasarlarken çiçek açan gül yapraklarını müziğin bir metaforu olarak ele almış. Bina, mavi boyalı cam panel kaplamalı betondan yapılmış bir dizi kavisli, eğimli duvardan oluşuyor. Mağazalar, balkonlar, restoranlar, sergi salonları, 400 ve 200 kişilik iki müzik salonu ve 3.500 kişilik ana oditoryum, iç meydanı çevreleyen ve koruyan bir zarf oluşturuyor. Bu çok katlı iç meydan, Astana’nın kamusal meydanlar sistemiyle bütünleşirken sert yerel iklimden korunan bir alan sunuyor. Klasik müzik için tasarlanan yapı, asma tavanın hareketli panellerden oluşan özel akustik tasarımı sayesinde her türlü performansa uyum sağlayabilen bir müzik salonu haline geliyor.

KazMunayGaz Genel Müdürlüğü

Devlete ait petrol ve gaz şirketi olan KazMunayGaz’ın genel merkez binası, yedi adet çok katlı binalardan oluşuyor. Yaya gezinti yolunun üzerindeki görkemli kemer, 18 katlı simetrik iki binayı birbirine bağlayarak tek bir topluluk meydana getiriyor. Bu kemer, Ak Orda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na kadar uzanan Nurly Zhol Bulvarı’nın giriş kapısı olarak da adlandırılıyor.

Shabyt Yaratıcılık Sarayı

Devasa içbükey formuyla Shabyt Yaratıcılık Sarayı, güzel sanatlar okulu, konferans ve sergi salonlarının yanı sıra performans alanları ve bir kütüphaneye ev sahipliği yapıyor.

Büyükşehir Sirki

Sirkin içinde 13 metre çapında bir arena ve çevresinde oturma alanları bulunuyor. Sirk binasının yanında ise bir otel kompleksi, idari birim ve bir kuşhane yer alıyor. Sirk topluluğu, hem genç sirk sanatçılarını hem de klasik rol uzmanlığı ile farklı uluslararası yarışmaları kazanan sirk sanatçıları dahil olmak üzere 300’den fazla kişiyi barındırıyor. (https://www.astana-kazakhstan.net/attractions-2/culture-and-entertainment/circus/)

Atyrau Köprüsü

New Moon Architects

New Moon Architects tarafından tasarlanan 314 metre uzunluğundaki ve 10.5 metre genişliğindeki Atyrau Köprüsü, Atyrau bölgesinin eşsiz bir endemik sembolü olan Hazar mersin balığından ilham alıyor. Parametrik bir şekilde tasarlanan kabuğun iki buçuk bin ayrı cephe parçası, kamusal bir mekân hissi yaratıyor. İyi şans getirdiğine inanılan bronz mersin balığı heykeli ile 2018 yılında inşa edilen köprü, başkentin kuruluşunun 20. yıl dönümünü kutluyor.

AMC Astana Medya Merkezi

Tabanlıoğlu Mimarlık’ın tasarladığı Astana Medya Merkezi, Kazakistan ulusal radyo ve televizyon istasyonlarının stüdyolarını, konser salonlarını ve medya üretimiyle ilgili ofis fonksiyonlarını barındırıyor. 1.000 m2’lik konser salonu, kamusal kullanımı çok yönlü hale getiriyor. Cephesini süsleyen dört büyük ekran, şehir sakinleri için sürekli olarak haber ve program yayını yapıyor. Sembolik bir dil olarak medya cephesinin kullanımı, binada süregelen olaylara referansla görsel olarak okunaklı ve dinamik bir atmosfer yaratıyor.

Astana Tren İstasyonu

Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından tasarlanan ve Kazakistan’ın yeni başkentinin modern ve çağdaş yönlerini yansıtmayı hedefleyen Astana Tren İstasyonu, şehri Kazakistan’ın diğer şehirlerine bağlıyor. Monolitik çelik çatı sistemi, dalgalı çizgiler halinde bir uçtan diğer uca uzanan üç sürekli levhadan meydana geliyor. Öngörülen yoğun kullanımı nedeniyle okunaklı, sağlam ve sürdürülebilir kamusal alanlar yaratmayı hedefleyen tasarım, kullanıcılarına seyahat amaçlarının yanı sıra vakit geçirebilecekleri mekânlar yaratıyor ve çekici bir transfer noktası haline geliyor. Aynı zamanda tasarım, operasyonel yönetim, çevre ile etkileşim ve zorlu iklim koşulları için yüksek teknoloji ilkelerini benimseyen yenilikçi çözümler sunuyor.

Astana Stadyumu

Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından tasarlanan ve Kazakistan’ın gelişen yeni başkentinin sembolü olması amaçlanan Astana Stadyumu, şehir merkezi ile uluslararası havalimanını birbirine bağlayan ana yol üzerinde konumlanıyor. Eliptik formlu yapının çatısı, çatı kütlesinden bağımsız çalışan elemanlarla kapatılarak sert hava koşullarında oyuncuları, seyircileri ve oyun yüzeyini korumaya imkân veriyor. Bu sayede stadyum, futbol müsabakaları dışında farklı amaçlar için de kullanılabiliyor. 16.000 koltuk kapasiteli alt teras oyun alanını çevrelerken, doğu ve batı taraflarındaki üst tribün ise 14.000 seyirci daha ağırlayabiliyor.

Astana Expo City 2017

Adrian Smith + Gordon Gill Architecture (AS+GG)

Astana Expo City 2017, hem pasif hem de aktif stratejiler kullanarak genel enerji talebini azaltmak amacıyla fuarın “Geleceğin Enerjisi” temasını benimsiyor. 2013 yılında dünyanın dört bir yanından 105 başvurunun yer aldığı uluslararası yarışmanın galibi olan Adrian Smith + Gordon Gill Architecture (AS+GG), yüksek performanslı camlar dahil olmak üzere enerji talebini azaltacak ve kışın sıcaklık modülasyonu sağlayacak enerji sistemlerini ve depolama alanlarını tasarımına dahil etmiş. Sergi sonrasında alanın uluslararası şirketleri ve girişimcileri çekecek ek konut geliştirmeleriyle bir ofis ve yenilik parkına dönüştürülmesi planlanmış.

Etiketler

Bir cevap yazın