İdris Güllüce’den Emirgan Korusu ve İztuzu Plajı Açıklaması

Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce katıldığı bir televizyon programında Emirgan Korusu ve İztuzu Plajı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Bakan Güllüce Emirgan Korusu’na AVM yapılacağı yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı. “Bizim Bakanlığımız ile ilgisi yok. Emirgan korusu ile de ilgisi yok. Emirgan korusu saatlerce konuşulacak bir yerdir” ifadesini kullanan Bakan Güllüce, “Emirgan dünyanın en güzel yeri. Yaprağına kadar korunması gerek. Ancak Emirgan’da yapılıyormuş gibi bir algı oluşturuluyor. Öyle olmadığını söylemem lazım. Emirgan korusunda böyle bir şey yok olamaz da. Ne Büyükşehir Belediye Başkanımız ne de herhangi bir devlet kuruluşu ve de bizim bakanlığımız böyle birşey düşünmemiştir.” dedi.

“Emirgan Korusu’na hiçbir müdahale olmayacaktır”

Emirgan Korusu’na hiçbir müdahalenin söz konusu olmadığının altını çizen Bakan Güllüce: “Tam aksine Emirgan Korusu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızın ilgisi ile lale bahçeleri ile çok daha modern, çok daha güzel, çok daha doğal hale getirilmiştir. Herkes oraya gittiği zaman yeni bir dünyaya gelmiş gibi huzur duyar. Yani bu Tem otoyolunda yüzme havuzu yapılır mı sorusu gibi bir şey. ‘Tem otoyolunu kazmışsın biz buraya yüzme havuzu yapacağız’ olur mu? Olmaz. Emirgan korusu da aynı böyle. İmkânsız bir şey. Emirgan korusu civarlarında dediğiniz zaman o başka bir şeydir. Çok iddialı olarak söyleyeceğim şey şudur Emirgan Korusu’na hiçbir müdahale olmamıştır, olmayacaktır, kimsenin de aklından geçmemiştir. Yanlış algı oluşturulmaması lazım” dedi.

“İztuzu’nda işletme olmamalı”

Bakan Güllüce, İztuzu Plajı konusuna da değindi. İztuzu Plajı’nda herhangi ticari bir işletme olmaması gerektiğini vurgulayan Bakan Güllüce “15 yıldır orayı Dalyan Belediyesi işletiyordu. Sonra büyükşehir olunca burası Ortaca Belediyesine geçti. Ortaca’nın işletmesi haline döndü. Biz Bakanlığımızın kuruluş kanunu gereği bütün kıyıların bakımı, onarımı, planı bizim yetkimizde olan bir alan. Buraların işletilmesi gerekiyor diye düşündük. Oraya farkına vararak ya da varmayarak sırf üç beş kuruş almak için binlerce şezlong konmuş ve carettaların çoğalmasını engelleyen bir uygulama yapılmış. Bunu sonradan fark ettim. Orada plajda daha çok para kazanıyım diyen işletme mantığı ile bakan belediye binlerce şezlong koymuş ve şezlonglar birkaç tane carettanın ölümüne sebep olmuş. Orada ticari işletme olmamalı “dedi.

“Şezlong ve şemsiyeler nedeni ile carettaların nesli tükenmiş”

İnceleme yaptıktan sonra baktık ki şezlong ve şemsiyeler ile carettaların nesli tüketilmiş ifadesini kullanan Bakan Güllüce, “bir çizgi çizilmiş buradan sonrasına şezlong ve şemsiye konabilir sanki kaplumbağalar o çizgiyi bilecekler oradan sonrasına gitmeyecekler. Kaplumbağaya güzergâh çizmişler. Ben bunu fark edince bilim adamları ile çok sayıda toplantı yaptım. Carettalara en büyük zararı veren oranın şezlong vesaire ile işletilmesidir dendi. Bunun üzerine üzerinde biraz daha çalıştık sonra Türkiye’nin denizcilikte duayenleri ile bir toplantı yaptık. Toplantıya Muğla Üniversitesini de çağırdık. Bir konuşma yaptık. Kıyılar ile ilgili ne yapacağımız hakkında konuşmalarımız oldu. Ben kendi projelerimi anlattım. Kıyıların yağmalanmasını önleyeceğiz. İnsansız hava araçları üç ayda bir denetimler yapacağız dedim ve bu arada da ‘değerli hocam ver elini’ dedim. Ben bundan böyle hiçbir ticari amaç taşımayan hiçbir iş yapılmayan bir şekli ile Muğla Üniversitesine devrediyorum dedim buyurun siz orada bilimsel araştırma yapın dedim” ifadesini kullandı

“İztuzu ihalesini iptal ettik”

İztuzu Plajı ihalesini iptal ettiklerini hatırlatan Bakan Güllüce: “Dünyanın en büyük zenginliği, Allah Türkiyemize nasip etmiş bu carettaları. Bizim zenginliğimiz bizim markamız bu. Koruyun geliştirin bilimsel araştırmalar yapın ve dünyaya siz marka olun dedim. Tatilciler için şöyle şezlong ve şemsiye dışında insanlar gelsinler istedikleri kadar yüzsünler ve insan vücudu şezlong gibi kaplumbağalara zarar vermiyor. Şezlong koymasınlar istiyoruz. Şemsiye sapladığınızda gitti yuvaya on tane yumurtayı öldürdün. Bu bakımdan bunları yasakladık. Peki işletme olmayacak üniversite burada bilimsel araştırma yapacak” dedi.

“Temizlik ve tuvalet ihtiyacını belediye ücretsiz olarak karşılamalı”

Ticari faaliyetin olmayacağı İztuzu Paljı’nın temizliği ve tuvalet ihtiyacını belediyenin ücretsiz olarak karşılamasını gerektiğini söyleyen Bakan Güllüce: “Peki buranın temizliğe ihtiyacı var. Ne olacak? Belediye diye bir şey var. Yani belediye sokağı temizliyor nasıl vatandaşın diğer hizmetlerini yapıyorsa oraya denize gelmiş insanlara da o hizmeti sunar. Oranın temizliğini yapması lazım. Caddelerin nasıl temizliyorsa sokakları temizliyorsa orayı da temizlemesi lazım. Tuvalet ihtiyacı. Şimdi herhangi bir mahallede umumi tuvalet yok mu var. Belediye ilgilenmiyor mu orası ile de ilgilensin. Ve vatandaştan bu konuda para alması da doğru olmaz. Belediye o plajın kirli kalmasına göz yummaz. Mutabık kalmamıza gerek yok. Yani orada ticari bir amaç gütmeden nasıl sokağı temizliyor nasıl bir caddeyi temizliyorsa ya da bir parkta temizlik yapıyorsa o da onun alanlarının içinde olduğu için bilimsel araştırma yapılan ve hiçbir ticari amaç güdülmeyen plajın temizliği ve deniz girenlerin ihtiyaçlarını o belediyenin karşılaması lazım. Ama şartımız şu; orada hiçbir ticari amaç güdülmeyecek. Belediye Başkanı ‘parkı temizlerim ama orayı temizlemem’ derse doğru bir şey demiş olmaz. Para alınmadan oranın temizliğinin yapılması ve ihtiyaçların karşılanması lazım. Bütün böyle yerlerde vatandaşa nasıl hizmet veriliyorsa burada da aynı hizmet verilmesi lazım” dedi.

“Kıyıların hem korunması hem de makul işletilmesi ile ilgili projeler hazırlıyoruz”

İztuzu ihalesinin iptalinin diğer kıyılar içinde geçerli mi sorusuna cevap veren Bakan Güllüce, “bu durum İztuzu için geçerli. Çünkü orada değerimiz olan biraz önce ifade ettim zenginliğimiz olan carettalar var. Bunlar bizim zenginliğimiz ama bütün kıyılar da şimdi şöyle bir problemimiz var bizim. Boş bıraktığımız zaman herhangi bir adam kendini yetkili bulup orayı işgal edip işletmeye kalkıyor. Peki, birisinin işletmesi lazım dediğimiz zaman o birisi kim sorusu ile muhatap oluyorsunuz. Kim işletecek burayı? Yani hiç kiraya vermeyelim boş kalsın böyle olduğu zaman herhangi birisi geliyor tabiri caizse değnekçilik yapıyor. Birinin sorumlu olması lazım orada. O da kim olacak sorusunda yasa ihale ile vereceksin diyor. Yani ‘gel Ahmet sen ol belediye sen ol’ diyemeyiz. İhale ederiz. Bu ihale ettiğimiz de kim o ihale şartlarını yerine getirirse o işletir. Ama biz daha çok bütün bu koyların Suriye hududumuzdan başlayarak Edirne’de ki hududumuza kadar yani Egenin son hududuna kadar olan kıyılarımızın envanterini çıkarttırıyoruz. Nerede ne yapmalıyız diye bakıyoruz ve bunla ilgili çok ciddi çalışmalar yapıp kıyıların hem korunması hem de makul işletilmesi ile ilgili projeler hazırlıyoruz” dedi.

Etiketler

Bir cevap yazın