Herzog & de Meuron Tasarımı Royal College of Art Battersea Kampüsü

Herzog & de Meuron Tasarımı Royal College of Art Battersea Kampüsü

Herzog & de Meuron tarafından tasarlanan 15.500 metrekarelik kampüs, Royal College of Art (RCA)'nın 185 yıllık tarihindeki en büyük yatırımı. Kampüs projesi, RCA'nın dinamik, STEAM odaklı bir lisansüstü üniversiteye (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat ve Matematik) dönüşmesinde kritik bir noktayı işaret ediyor.

Battersea’deki Royal College of Art kampüsü, bilim, sanat ve tasarımın kesişimindeki yaratıcı olasılıkları araştırma konusunda öncü olmayı planlıyor. Yapı, RCA’da tasarım inovasyonu ve girişimcilik kültürünü birleştirmek ve güçlendirmek amacıyla 184 yıllık kurumun sürekli değişen öğretim ve araştırma programlarına uyum sağlayan esnek bir mimari çözüm. Tasarım alanı, Battersea Creative Quarter’daki mevcut RCA Battersea binalarının güneyindeki bir alanı kaplıyor.

Fotoğraflar: Iwan Baan

Atölye ve stüdyo binasının dokulu tuğlaları ve kuzeye bakan büyük pencere ışıkları, Battersea Bridge Road’a benzersiz ancak bağlamsal bir profil sunuyor.

Atölyeler, RCA faaliyetlerinin çekirdeği. Atölye mekanları, üst kattaki stüdyo mekanlarının uzanıp sarktığı birbirine bağlı hacimler dizisi olarak düzenlenmiş, stüdyo ve araştırma alanlarına girişleri birleştirici nitelikte.

Hacimlerin sokak seviyesindeki düzenlemesi, Howie Caddesi boyunca mevcut RCA binalarını birbirine bağlayan ve alanın manzaralara bakışına izin veren bir geçit oluşturuyor. Asılı/sarkan stüdyo hacimleri cadde seviyesindekiler için korunaklı oturma alanları ve üstü kapalı yürüyüş yolları oluştururken üst kottakiler için de balkon ve teras alanları sağlıyor.

Daha önce kapatılan Radstock Caddesi’nin bir kısmı zemin kata dahil edilmiş. Üst stüdyo katları, RCA toplantılarına ve etkinliklerine ev sahipliği yapmak için yeterince geniş olan, büyük ölçekli çalışmaların üretimi ve sergilenmesi için esnek bir bölge olan çift kat yüksekliğinde bir “Hangar” yaratıyor.

İç mekan stüdyolarını besleyen doğal ışık ve havanın temel niteliklerine ek olarak, beton zemin yüzeyleri, gölgelik ve doğal havalandırma sağlayan ve içeride çalışanlar için dış mekanla anında bağlantı sağlayan konsollu dış galeriler oluşturuyor.

Araştırma Binası, zemin kat atölyelerinin üzerinde, yedi adet 560 metrekarelik taban alanına sahip kübik bir yığın olarak düzenlenmiş. Stüdyo katlarının ilkelerini paylaşan her mekan, geçici laboratuvar alanı ile donatılmış esnek bir araştırma birimi.

Verimli formu, dayanıklı, az bakım gerektiren malzemeler ve uyarlanabilir hizmet organizasyonu ile birlikte yapıda, esnek bir kabuk içinde doğru düzeyde gün ışığı kontrolü, yalıtım ve doğal havalandırma sağlanıyor.

Etiketler

Bir cevap yazın