HENN Interior, Münih'de, özel üyelik sistemiyle çalışan premium modaya yönelik çevrimiçi kulüp olan BESTSECRET için şirketin kimliğini yansıtan, göze çarpmayan ve çağdaş bir çalışma alanı tasarladı.

Fotoğraflar: Mark Seelen
HENN Interior, Münih Werksviertel’de, özel üyelik sistemiyle çalışan premium modaya yönelik çevrimiçi kulüp olan BESTSECRET’in yeni tasarım ofisinin iç mekanlarını tamamlayarak, şirketin kimliğini yansıtan, göze çarpmayan ve çağdaş bir çalışma alanı yarattı. Aynı zamanda, yaklaşık 125 çalışana modern ve konforlu bir çalışma ortamı sunarak marka kimliğini pekiştiriyor.

Münih’in tam merkezinde konumlanan yeni ofis, BESTSECRET’in genel merkezini tamamlayıcı nitelikte. HENN, şirketin kimliğini lüks markaların seçilmiş bir platformu olarak, buna uygun bir iç tasarıma dönüştürüyor.

Duvarlardaki sıcak gri ton, açık gri yekpare zeminler ve açıkta bırakılmış beton tavanlarla birlikte nötr bir fon oluşturuyor; bu sayede yapı, dijital marka kimliğinin fiziksel karşılığına dönüşüyor. Yansıtıcı ve aynalı yüzeyler mekânı görsel olarak genişletirken, bolca kullanılan tekstil malzemeler moda dünyasına göndermede bulunuyor.

Zıt dokular ve biçimler — soğuk ayna yüzeyler ile sıcak ahşap, sağlam metal ile yumuşak ve esnek tekstil — iç mekâna net ve bütüncül bir kimlik kazandırıyor. Mimari beton ve galvanizli metal gibi ham yüzeylerin endüstriyel çekiciliği, dış duvarlar boyunca uzanan, küçük oturma alanları ve raflar barındıran sade, özel yapım ahşap mobilyalarla ilgi çekici bir tezat oluşturuyor.

Cam bölmeler her katta kesintisiz bir mekan hissi yaratırken, binanın merkezinden panoramik bir manzaranın görülmesine de olanak sağlıyor.

Yönetim kurulu odası zemin katta yer alıyor ve özellikle dışarıdan görülebilecek şekilde şehir merkezine bakıyor. Karşı tarafta ise salon mutfağında, tüm katlardaki çalışanların bir araya gelebileceği büyük bir ortak masa yer alıyor.

Üst katlarda ofisler, iletişime açık ortak çalışma alanları ve daha düşünsel, sakin düşünce odaları (think tank) gibi farklı bölgelere ayrılıyor. Tavana kadar uzanan perdeler, bu alanlar arasında esnek ve daha detaylı bir bölünmeye olanak tanıyor.

Daha açık ve sosyal bölümler, hareketli şehir merkezine dönükken; odaklanmış çalışma gerektiren alanlar, yapının daha sessiz yönüne konumlandırılmış.
