Feilden Fowles’den Cambridge Üniversitesi’ne Yeni Yemek Salonu

Feilden Fowles’den Cambridge Üniversitesi’ne Yeni Yemek Salonu

Feilden Fowles, Cambridge Üniversitesi'ne ahşap strüktüre sahip bir yemek salonu tasarladı.

Feilden Fowles, Cambridge Üniversitesi’ndeki Homerton College’da, pigmentli beton bir sütun dizisinin üzerine yerleştirilmiş seramik ile kaplı, ahşap strüktüre sahip bir yemek salonu tasarladı.

Kolejin Victorian Gotik Revival binalarını referans alan ve Ibberson Building’in arts and crafts tarzına uyan yemek salonu, ana yemek alanına ek olarak The Butter adındaki daha küçük bir yemek odasını, mutfakları ve personel odalarını içeriyor.

Mimarlık ofisi, binayı önceki yemek salonunun ve karanlık, sıkışık, modası geçmiş mutfak tesislerinin yerini alacak şekilde tasarlamış.

Feilden Fowles direktörü Edmund Fowles, “Salon tasarımı, Homerton’un ilerici karakterini ve cesurluğunu simgeliyor, ancak aynı zamanda Cambridge’in zengin mimari mirasıyla da uyum içinde. Projenin mimari yaklaşımının, düşük teknoloji ilkeleri ve 21. yüzyılın sanat ve zanaatlarının birleşiminin somut bir örneği,” olduğunu söylüyor.

Bina, toplantılar ve tesadüfi karşılaşmalar için gayri resmi alanlar yaratan bir dizi avlu ve revaklarla üniversite kampüsü için sosyal bir dayanak noktası olarak tasarlanmış. Zemin kat kaidesi, cephelere rasyonel ve düzenli bir görünüm kazandıran üç metrelik ızgaralar üzerine yerleştirilmiş pigmentli betondan sütunlardan yapılmış.

Kısmen Arts and Crafts hareketine atıfta bulunan bina, Great Hall dahil olmak üzere kolejin mevcut binalarının kırmızı tuğla, kumtaşı, kurşun ve oksitlenmiş bakır cephelerini tamamlayan yeşil seramikle kaplanmış.

Birincil iç mekan, geleneksel tören salonlarını hatırlatan ve geceleri 336 kişi kapasiteli dramatik bir etkinlik alanına dönüşen aydınlık ve havadar bir yemek salonu.

Yapı, Anadolu kestanesinden lamine ahşap strüktür ve geleneksel üniversite salonlarını çağrıştıran kelebek kafes kirişlerden oluşuyor.

Zemin kat seviyesindeki salonu kaplayan geniş açıklıklar, bitişikteki ağaçlara ve güneydeki yeşil alanla görsel bir bağlantı sağlarken her iki taraftaki çatı ışıklıkları gün ışığının yukarıdan içeri girmesine izin veriyor.

60 kişilik The Buttery, öğrencilerin sosyalleşmek için buluşabilecekleri daha rahat bir kafe olarak hizmet veriyor.

Mutfaklar ve personel tesisleri yemek alanlarıyla verimli ve işlevsel bir sirkülasyona sahip. Yapının sessiz çalışma alanları, araziye bakan bir balkonda gizlenmiş.

Personel binaları, yakındaki Ibberson Building’e atıfta bulunmak için kırmızı tuğla ile kaplanmış. Girinti çıkıntılı formları, personelin bol gün ışığından faydalanmasını sağlıyor.

Etiketler

Bir yanıt yazın