Dünyaya Taksim şikayeti

Taksim Platformu, İstanbul'daki uygulamaları nedeniyle Kadir Topbaş'ı, başkanı olduğu Dünya Birleşmiş Kentler Yerel Yönetimler Birliği'ne mektupla şikâyet etti.

Mimar Korhan Gümüş’ün başını çektiği Taksim Platformu 11 maddelik bir mektup yazarak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı başkanı olduğu Dünya Birleşmiş Kentler Yerel Yönetimler Birliği’ne (United Cities and Local Governments- UCLG) şikâyet etti.

Son zamanlarda Taksim Projesi, Haliç Metro Köprüsü, Sulukule gibi önemli konularda katılım ve tartışmaya kapalı olması nedeniyle sert eleştirilere maruz kalan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, bu kez başkanı olduğu kuruma şikâyet edildi. UCLG’ye mektup yazan Taksim Platformu’nun başındaki isim mimar Korhan Gümüş, İstanbul’daki projeler için Topbaş’la görüşme taleplerinin defalarca reddedildiğini ve başka çarelerinin kalmadığını belirterek bu yolu denediklerini söyledi. Türkçe ve İngilizce hazırlanan mektup, yakında yerli ve yabancı basın mensuplarına dağıtılacak.

Söz ve vaatler tutulmadı

Mektupta, Kadir Topbaş’ın İstanbul yönetimine talip olduğu zaman verdiği sözleri tutmadığı, yönetimde şeffaflık, açıklık, katılım gibi vaatlerinin arkasında durmadığı dile getirilirken, yakın çevresindeki ayrıcalıklı kişilerin kentsel projeleri kendi tekellerine almasına seyirci kaldığı, müteahhit mantığıyla yapılan çıkar amaçlı projelerin İstanbul’a dar geldiği belirtiliyor. Topbaş’ın, projelere yapılan itirazların arkasında sürekli olarak siyasi neden olduğunu düşündüğü, kentsel dönüşüm projelerinin kapalı kapılar ardında geliştirildiği ve Topbaş’ın çevresindeki inşaat şirketlerine ihale edildiği de şikâyetler arasında.

İlle de Başbakan talimatı

Mektubun en önemli bölümlerinden biri de Kadir Topbaş’ın projelere Başbakan’dan talimat almadan onay veremediği iddiası. Bu iddia mektupta şu ifadelerle yer alıyor: “İstanbul’un yerel yöneticisi olarak şehirle ilgili projelerin Başbakan’ın talimatı ile kararlaştırılmasını onaylıyorsunuz. Örneğin şehrin meydanı (Taksim) ile ilgili projelere bile Başbakan karar veriyor, onun isteği ile yürütülüyor. Şehirdeki imar hakları konusunda da Başbakan’dan talimat alıyorsunuz. Bu konuda çok sayıda şahit var. Bu yüzden şehirde demokratik bir katılım imkânı kalmıyor, planlama faaliyeti kapsayıcı ve sürdürülebilir olamıyor, imar ayrıcalıkları ile haksız kazançlar gelişiyor. Şehirle ilgili büyük projeler yerel ölçekte müzakere edilmeden ve yaratıcı süreçler harekete geçirilmeden kamuoyuna dayatılıyor.”

Yoksullar dışlanıyor

Mektupta dikkat çekilen başka bir nokta da, mimarlar, araştırmacılar, plancılar ve sosyal hizmet uzmanlarının müteahhitlere bağımlı çalışmak zorunda bırakılması.

Kamunun yoksul insanların bu hizmetlere ulaşım hakkını destekleyici değil, engelleyici bir işlev gördüğü ifade edilen mektupta, “Böylece imar kuralları, kültür mirası normları, yoksulları dışlayıcı, güç sahiplerini kayırıcı bir özellik kazanıyor. Tarlabaşı, Süleymaniye, Ayazma gibi yerlerde insanlar on yıllarca yaşadıkları mahallelerinden kazınıyor” ifadeleri yer alıyor.

Etiketler

Bir yanıt yazın