Dorte Mandrup, Danimarka'nın Herning kentinin çeperinde konumlanan The Crafts College için, açıkta bırakılmış tuğla ve ahşaptan oluşan yalın bir malzeme paleti kullanarak eliptik formlu bir eğitim yapısı tasarladı. Yapı, Danimarka’da zanaat alanında kariyer hedefleyen gençler için konaklama ve eğitim mekânlarını bir araya getiriyor.

Fotoğraflar: Adam Mørk
Herning’in dışında yer alan kolej, kâr amacı gütmeyen Fonden for Håndværkskollegier tarafından Danimarka genelinde planlanan üç okuldan ikincisi. Proje, el işçiliğine olan ilgiyi ve deneyimi artırmayı amaçlıyor ve gayrimenkul şirketi BRFfonden tarafından finanse ediliyor.
Merkezinde ortak bir avluyu çevreleyen büyük, eliptik bir halka içinde kurgulanan The Crafts College, 70 zanaat öğrencisi için uygun fiyatlı konaklama birimleri ile eğitim alanlarını bir araya getiriyor.

Dorte Mandrup ortağı Kasper Pilemand, projeyi şu sözlerle anlatıyor:
“The Crafts College, sanayiyle şekillenmiş ve daha önce mesleki eğitimin var olduğu bir alanın doğal bir devamı. Yaşama, öğrenme ve üretim mekânlarını tek bir çatı altında birleştirerek aidiyet ve işbirliğini güçlendirmeyi hedefledik.”
Yapının halka formundaki plan şeması, mekansal yerleşimi doğrudan şekillendiriyor. Atölyeler gibi daha kamusal alanlar merkezi avluya yönelirken, öğrenci konutları yapının dış çeperine yerleştirilmiş. Avlu, dört büyük açıklık aracılığıyla çevredeki fundalık peyzajla görsel ve fiziksel olarak ilişki kuruyor.

Galvanizli çelikten merdivenler ve yaya köprüleri üst kotlara erişim sağlarken, aynı zamanda konut birimlerine açık hava dolaşımı sunuyor.
The Crafts College, büyük ölçüde geri kazanılmış tuğla ve ahşap kullanılarak inşa edilmiş. Yapı elemanlarının yüzeyleri ve birleşim detayları özellikle açıkta bırakılarak, hem yapım tekniklerinin hem de malzemelerin zamanla nasıl yaşlanacağının gözlemlenmesi amaçlanmış.
Çatının geniş saçaklarının gerisinde konumlanan dokulu tuğla duvarlar ve zeminler, büyük sürme cam kapılar ve alt kısımlarında oturma bankları bulunan ahşap çerçeveli pencerelerle kesiliyor.

Aynı malzeme dili iç mekânlara da taşınmış. Ortak alanlarda kaba tuğla yüzeyler açıkta bırakılırken, yatakhaneler bol miktarda gömme depolama alanını gizleyen ahşap kaplamalarla çevrelenmiş.
Pilemand, bu yaklaşımı şöyle açıklıyor:
“Yapıyı yaşayan bir ders kitabına dönüştürme hedefiyle, malzemeler dokunsallıkları ve uygulanış biçimlerinin açıklığı nedeniyle seçildi. Böylece öğrenciler kullanılan tektonik sistemleri ve zanaatkarlık yöntemlerini doğrudan deneyimleyebiliyor.”
Ham bırakılan yüzeylerin iklim, kullanım ve zaman gibi etkenlere verdiği tepkilerin yapının aktif bir eğitim aracına dönüşmesini sağladığını vurgulayan Pilemand, sürdürülebilirlik ve dayanıklılığın da malzeme seçiminde belirleyici olduğunu ekliyor.

