Depreme Dayanıklı Bir Yapının 7 Adımı

Yakın zamanda gerçekleşen depremlerden sonra bir kaç haftadır yapı inşa sürecinin içerisinde olan farklı disiplinlerden iş birliği içerisinde olduğumuz yetkin kişiler ile görüş alışverişinde bulunup sonucunda bu çalışmayı hazırladık.

Yapı sektöründe aktif olarak üretimin içerisinde olan biz mimarlar ve mühendisler için çevremizdeki insanları doğru bilgilendirmek ve yönlendirmek mesleki bir sorumluluk. Evde uyurken, ofiste çalışırken, alışverişte veya herhangi bir yerdeyken yani günün büyük bir kısmında, bir yapının içerisinde olduğumuz gerçeğini, 6 Şubat 2023’de gerçekleşen merkez üssü Kahramanmaraş olan depremle tekrar fark ettik. Bundan ötürü, bugün her evin gündeminde olan deprem ve yapılaşma ile ilgili düşünme, tartışma ve araştırma yapma gereği hissettik.

Depreme Dayanıklı Bir Yapının 7 Adımı

– Yapının inşa edileceği zeminin tespiti ve doğru analizi

Geoteknik değerlendirme raporu ile zemin iyileştirmesi ihtiyacının olup olmadığının tespiti ve gerekiyorsa uygun yöntemlerle iyileştirilmesi, tasarım- yapım ve denetim süreçlerinin gerektiği gibi kontrollü yürütülmesi.

– Yapının yönetmeliklerin şart ve olabildiğince tavsiyelerine uyularak tasarlanması, projelendirilmesi ve onaylanması. Yapı taşıyıcı sisteminin simetrisine, yüklerin dengeli dağıtılmasına ve katlar arası sürekliliğine dikkat edilmesi.

Malzeme denetimi, yetkin işçilik ve uygulamanın projeye göre harfiyen sağlanması.

– Saha uygulamaları sırasında her etabın konusunda uzman deneyimli mühendislerin veya mimarların gözetiminde yürütülmesi ve denetlenmesi. Yapım süresi boyunca projeyi, plan program dâhilinde yönetecek, iş bölümünü ve koordinasyonu sağlayacak konsept ve proje büyüklüğüne göre yetkin mimar ve/veya inşaat mühendisi şantiye şefinin/şeflerinin tam zamanlı olarak şantiyede bulunması.

– Yapı kullanılmaya başlanıldıktan sonra, proje dışında yapının taşıyıcı sistemine zaaf yaratabilecek müdahalelerin yapılmaması, bağımsız bölümlerin amacı dışında kullanımlar nedeniyle tasarımda öngörülmeyen yüklere maruz bırakılmaması.

– Periyodik aralıklarla yapı sağlığının izlenmesi. Yapısal olmayan hasarlara erken müdahale edilerek onarılması; yapısal hasarların ise güçlendirme yoluyla onarımı ve hasar gören elemanların hasar öncesi veya güncel yönetmeliklere göre istenen kapasitelerine ulaştırılması.

Katkıları için özellikle İnşaat Mühendisi Özer Or (İTÜ) ve İnşaat Mühendisi Gazi Duvarcı (ODTÜ 81)’ya teşekkür ederiz

Etiketler

Bir yanıt yazın