BIG’den Dünya Ölçeğinde Masterplan: Masterplanet

BIG - Bjarke Ingels Group, “sürdürülebilir bir insan varlığının mevcut teknolojilerle elde edilebileceğini kanıtlamak" hedefi ile Dünya gezegeni için bir masterplan hazırlıyor.

Fotoğraf: Jan Søndergaard

TIME dergisine verdiği röportajda Ingels, BIG’nin dünya için daha sürdürülebilir bir yaşam şekli tasarladığı “Masterplanet” konseptinin detaylarından söz etti. Gezegeni bir şehri planlar gibi ele alan Ingels, çevre sorunlarına karşı bütüncül yaklaşımlar sergilenmesi halinde 10 milyarlık tahmini bir nüfusun bile yüksek bir yaşam kalitesine sahip olabileceğini belirtti.

BIG’in projesine göre, “Dünya gezegeninde sürdürülebilir bir insan varlığının mevcut teknolojilerle elde edilebileceğini kanıtlamak” yalnızca bir masterplan yaklaşımı ile mümkün. Röportajda Ingels, bina ölçeğinde yaklaşımların yeterli olmadığını ve ölçek büyüdükçe daha fazla önlemin alınabileceğini vurguladı:

“Bir ev inşa ederken, çatıya birkaç güneş paneli eklemek gibi yapabileceğiniz yalnızca birkaç şey var, ancak bunların çoğu çok da etkili değil. Bir yapı adası veya mahalle planlıyorsanız, “sinerjiler” üzerine çalışmaya başlayabilirsiniz: geniş bir alanda yağmur suyu toplamak, ısınmak için enerji harcayan konutlar ile soğutma için enerji harcayan ticari yapılar arasındaki enerji kullanım farklarından yararlanan tasarımlar oluşturmak gibi… Yapabileceğiniz bir sürü şey var. Ölçeğiniz büyüdükçe, yapabilecekleriniz de artar.”

Masterplanet projesi, çevre sorunlarını iki başlık altında on bölüme ayırıyor. Ulaşım, enerji, gıda, sanayi ve atık yönetimi olarak “beş kirletici sektör” ele alınırken; biyolojik çeşitlilik, su, kirlilik, sağlık, mimari ve şehircilik bölümleri ile “sürdürülebilir yaşamın beş ayağı” detaylandırılıyor.

Ingels, koronavirüs salgınına verilen küresel tepkinin, gezegen ölçeğinde bir planın mümkün olduğunu gösterdiğini ifade etti.

“İklim krizine karşı da benzer bir kararlılık gösterebilirsek, düşündüğümüzden çok daha etkili ve çok daha hızlı şekilde bununla başa çıkabileceğimizi düşünüyorum”

Masterplanet’in odağında, her ülkeye yenilenebilir enerji sağlamak için tek bir elektrik şebekesinin oluşturulması ve böylece mevcut arz probleminin çözülmesi yatıyor. Danimarkalı mimar, dünyadaki tüm güneş panellerinin birbirine bağlanması ile gezegenin gün ışığına bakan tarafının, geceyi yaşayan tarafına sonsuz güç sağlayabileceğini öne sürüyor.

Plana göre Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkeler için plastik atık geri dönüşüm tesislerinin ulusal ölçekte planlanması gerekiyor. Yükselen su seviyesinden ötürü tehdit altında olan topluluklar için ise yüzen şehirler inşa edilmesi öneriliyor.

Ingels, bu girişiminin her türden eleştiri ile karşılaşacağının farkında olduğunu ancak ekibi ile bu projenin bir kullanım kılavuzu olarak değil, bir rehber olarak topluma hizmet etmesini istediklerini belirtti:

“Neden kimsenin bunu yapmadığından yakınmak yerine “hadi biz başlayalım” dedik. Ancak yeterli sayıda ilgili kuruluş bunun yararlı olduğunu düşünürse ve katkıda bulunmak, iş birliği yapmak ve eleştirmek isterse bu çalışmanın bir etkisi olur.”

BIG, Masterplanet’in ilk taslağını gelecek yıl yayınlamayı planlıyor.

Etiketler

2 yorum

  • Ali Enes DemirbaşAli Enes Demirbaş says:

    Şuan için yapılması imkansız görünen ve altı doldurulamayacak fikirler gibi gözükse de bundan 20-30 yıl sonrası için şimdiden fikir alt yapısı oluşturması ile belki de tarihe geçebilecek bir proje diyebilirim okurken beni heyecanlandırdı sabırsızlıkla projenin gelecek sene yayınlanacak olan detaylarını bekliyor olacağım…

Bir cevap yazın