Arkeolojik Yapıların Tespiti için Temel Kazılarında Kontrol Mekanizması

Arkeo Sev'in haberine göre arkeolojik varlıkların tespiti için inşaat temel kazılarında kontrol mekanizması kurulması gerekiyor.

Arkeo Sev’in yaptığı açıklamada Mersin-Mezitli Belediyesi sınırları içinde bulunan Soli-Pompeiopolis antik kenti gibi çoğu arkeolojik yapı, inşaat temel kazılarının denetim mekanizmasından yoksun olması ile tehdit altında.

Arkeo Sev’in bloglarından yaptığı açıklamalar şu şekilde;

Fotoğrafta görülen örnek, Mersin-Mezitli Belediyesi sınırları içinde bulunuyor.

Bu fotoğraf Arkeo-sev gönüllüleri tarafından çekildi ve derhal Mezitli Belediyesi ile Mersin Müze Müdürlüğü’ne sözlü-yazılı bildirildi. Bu iki kurumun da, Arkeo-sev’in bu bilgilendirmesinden memnun olduklarını pek gözlemleyemedik.

Fakat böyle bir sivil çaba için Arkeo-sev’e neden teşekkür etmedikleri ve bu tür sivil denetim mekanizmalarını neden cesaretlendirip yaygınlaştırmaya çalışmadıkları bizi pek ilgilendirmiyor. O sorulara yanıt vermesi gereken o kurumların yetkilileridir.

Bizim burada önemsediğimiz nokta, yoğun bir yerleşim alanı ortasında bulunan bu inşaat temel harfiyatı ve temel betonu dökme süreci içinde, bir arkeolojik kalıntı izine ilişkin, bir ihtimal olarak bile olsa, neden hiçbir bilgilendirmenin ortaya çıkmamış olmasıdır.Burası bir “dağ başı” değil. Etrafta binlerce insan yaşıyor. Yüzelerce işçi çalışıyor. İnşaat alanı Mezitli Belediyesine en fazla iki km. uzaklıkta…

Mimarlar Odasının, İnşaat Mühendisleri Odasının, Yapı Denetim Kurumlarının bu konuda hiçbir “hareketi yok” … Bizzat bu temeli kazan hafriyat firması, oraya hazır beton getirip döken Firma ve sürece dahil olan hiçbir başka kişi ve kurum “gözle görülebilir olan” bu olayı rapor etmiyor; ilgili kurumların incelemesi için haber vermiyor. Sorunumuz, haber verdiğimiz bu arkeolojik yapı izi-kalıntısının çok önemli olması veya olmaması değildir.

Sorun, böyle bir arkeolojik yapı izinin, ve bölgede muhtemelen binlerce “arkeolojik yapı izi”nin, sessizce, “saptanamadan” tahrip edilip üzerlerine bina yapılmış olmasıdır. Eğer, olay tesadüfen görülmemiş olsa, konu hakkında bir bildirim yapılmamış olsa, inşaat süreci yıldırım hızıyla ilerleyecek ve “konu kapanmış” olacaktı. Oysa, gelişmeler gösteriyor ki, Soli-Pompeiopolis antik kenti, sadece 1. derece sit alanı olarak belirlenen 320 dönümlük bir arazi bölümü ile sınırlı görünmüyor. Fakat garip bir şekilde, çok büyük bir imari rantın döndüğü Mezitli’de, gerekli “denetleyici kurumlar” oluşturulmamakta; kamuoyunun Mezitli’deki arkeolojik varlıklara sahip çıkması yönündeki çabalara destek verilmemektedir.

Sonuçta, onbinlerce “site”nin yapıldığı Soli-Pompeiopolis’in etrafında neredeyse “hiçbir arkeolojik bulgu”ya rastlanmadan imar rantı politikası “sessizce yürüyor…”

Kamuoyunun uyarılması gerekiyor… Fakat kurumsal mekanizmaların da geliştirilmesinden yanayız. Valiliğin ilgili kurum ve firmaları genelge ile uyarmasının yararına inanıyoruz. İmar izni veren Belediye’nin ve Mimarlar Odası, İnşaat Müh. Odası, Yapı Denetim Firmaları mutlaka bu konularda pratik olarak sorumluluk altına alınmalıdır. Mezitli gibi imar rantının en uçlarda olduğu hissedilen 200 bin kişilik bir “merkez ilçe”de, bu konunun hukuken ve pratik olarak nasıl olabileceğini, siz arkeo-sev’er kamuoyuna sormak istiyoruz. Konu hakkında her fikri buraya taşıyalım.

Arkeolojik kültür varlıklarının korunması ve geleceğe taşınması, inanıyoruz ki, bizlerin bu “tahrip sürecine” bilinçli karşı koyuşu ve direnişi, çözüm yolları bulmaya çalışması ile gerçekleşecektir.

Arkeo-sev’giyle…

Etiketler

Bir cevap yazın