Foster and Partners tarafından tasarlanan Zayed Ulusal Müzesi ziyarete açıldı.

Fotoğraflar: Nigel Young
Abu Dabi’deki Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’nin yeni ulusal müzesi, en eski insan yerleşimlerinden başlayarak ülkenin kültürünü ve kimliğini şekillendiren uygarlıklara kadar olan dönemi anlatıyor. Bu tarih, BAE’nin kurucu lideri merhum Şeyh Zayed bin Sultan Al Nahyan’ın değerlerine dayanıyor. Yapının formu, çöl ortamında yaşamı sürdürme zorluğuna ve BAE’nin güçlü kültürel geleneklerine yanıt veriyor.

Müzenin beş hafif çelik kanadı doğal havalandırma sisteminin bir parçası. Kulelerin tepesindeki hava menfezleri açılarak, profilin rüzgar almayan tarafında oluşan negatif basınçtan yararlanıyor ve kanat uçlarında biriken ısının oluşturduğu termal etkinin de yardımıyla atriyumdan sıcak havayı dışarı çekiyor. Çöl zemininin derinlerine gömülü borular aracılığıyla doğal olarak soğutulan hava, daha sonra alçak seviyeli bir havalandırma sistemiyle atriyuma akıyor. Kanatlar, aşağıdaki galerilere doğal ışığı yönlendirmek için cam kaplanmış ve her biri ayrı ayrı ayarlanabilir durumda.

Müze mekanları, BAE’nin topoğrafyasının soyutlanmış hali olan dokulu, çok yüzeyli panellere sahip bir tümsek içinde yer alıyor. Bu tümsek, iç mekanları güneş ısısından yalıtarak binaya ısının girmesini engelleyen koruyucu bir kalkan oluşturuyor. Ziyaretçiler müzeye adım attıklarında hem buluşma hem de yönlendirme alanı olarak hizmet veren ve geleneksel dans ile şiir gibi gösterilere ev sahipliği yapan ışık dolu atriyuma, yani Al Liwan’a giriyorlar.

Altı kalıcı galeriden dördü, kapsül şeklindeki galeriler ve Al Liwan’ın üzerinde asılı durarak sergilenen hassas eserleri korumak için kontrollü ortamlar sağlıyor. Kulelerin üç katmanlı lamine camları, lobiye ve galerilere giren gün ışığının miktarını düzenliyor. Bu camlar yoğun bir ağ ara katman içeriyor ve her kapsül, dışarıdaki ışık seviyelerine göre saydamlığını değiştiren elektrokromik camdan yapılmış bir çatı penceresine sahip.

Kapsül şeklindeki galerilerin her biri belirli bir temayı yansıtacak şekilde düzenlenmiş. Onları birbirine bağlayan düğüm niteliğindeki alanlar ise bu galerileri birbirine bağlayan bağlamsal bilgiler sağlıyor. Ziyaretçiler farklı galeriler arasında kendi rotalarını seçebiliyor ve heykelsi bir spiral merdiven veya asansörler aracılığıyla üst kata çıkabiliyorlar. Zemin seviyesinde ayrıca müzenin girişlerine yakın iki adet daha kalıcı galeri alanı ile geçici sergi alanı, bir restoran ve bir kafe bulunuyor.

Müze binasının dışında, Şeyh Zayed’in doğaya olan sevgisi, binayı kıyıya bağlayan Al Masar Bahçesi ile temsil ediliyor. Peyzaj ve mirası bütünleştiren bahçe, sosyalleşme, oyun ve düşünme alanlarına sahip yeni bir topluluk değeri olarak tasarlanmış. Ayrıca ziyaretçiler çelik kulelerin tabanında, tümseğin en üst noktasındaki bir seyir terasına zemin seviyesinden gölgeli bir rota ile çıkmaya davet ediliyor, burası çevredeki alanın panoramik manzaralarını sunuyor.
Malzemeler, yerel çevreyle uyum sağlayacak ve yedi emirlikteki tarihi binaların özelliklerini yansıtacak şekilde özenle seçilmiş. Bu yapılar, kumun farklı yerlerdeki değişen rengini yansıtıyor. Bu gelenekten yola çıkarak, müzenin hem dış cephesi hem de iç mekanları, Saadiyat adasında bulunan kendine özgü sıcak beyaz kum tonunu yansıtıyor.
1 Yorum
Çok değerli bilgiler bunlar. Teşekkür ederiz. Fotoğraflarla yazınızıda desteklemenişz ayrı bir değerli olmuş.