2022’de En Çok Okunan Görüş Yazıları

2022 yılını geride bırakırken, yıl boyunca Arkitera’da en çok okunan görüş yazılarını* sizler için derledik.

*1 Ocak – 23 Aralık 2022 tarihleri arasında yayınlanan haberler kullanılarak hazırlanan bu sıralamada Google Analytics verileri kullanılmıştır.

5- Otoparkı Yıkalım 4 Köşesine 4 Çınar Dikelim

Ömer Yılmaz

“Basından öğrendiğimize göre Karaköy’deki kat otoparkı yıkılacak ve yerine zemin altında bir otopark ile meydan düzenlemesi yapılacak.

Araçtan Arındırılmış Tarihi Yarımada ve Galata’ya Doğru!
Karaköy – Dolmabahçe hattındaki en büyük kapasite 600 araçla Karaköy Katlı Otoparkı’nındı. Galataport’un otopark kapasitesi ise 2160. Haberlere göre İBB meclisinin oybirliği ile aldığı kararla Karaköy otoparkı yıkılacak ve yerin altında aynı kapasitede yeniden yapılacak. Yani Karaköy’de 3.000 araca yakın bir otopark kapasitesi olacak. Kulağa hala hoş geliyor mu bilmiyorum ama bana kabus gibi geliyor. Araçtan olabildiğince arındırılması gereken kentin bu denli tarihi merkezlerinde yeni otopark kapasitesi yaratmak bir yana dursun mevcut kapasiteleri belirli bir plan çerçevesinde, alternatif ulaşım yöntemlerini geliştirerek arındırmak gerekiyordu.”

4- Şehir Hastaneleri

Ömer Yılmaz

“KOİ ile Hastane Yapmak Ne Demek?

Kamu herhangi bir yatırımın finansmanını genel bütçeden harcayabilir. Yani ilgili mevzuata uygun olarak parasını vererek yaptırır. Bir de kendi bütçesini kullanmadan yaptırdıkları vardır. Bu yöntemle Türkiye’de karayolları, havaalanları, sağlık tesisleri, enerji yatırımları vb. yaptırıldı ve halen de yaptırılıyor. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın verilerine göre 85 milyar ABD doları tutarında 257 proje (5 Ocak 2022 tarihli olarak) KOİ modeliyle yürütülüyor. Söz konusu projelerin 18’i sağlık tesisi ve bu tesislere harcanan 11,5 milyar ABD doları.

En basit hali ile Türkiye’de bugün uygulanan modeli anlatacak olursak yürütülen KOİ sağlık yatırımları için “Ey özel sektör, bana kendi paranla istediğim özelliklerde bir hastane yap, senden bunu kiralayacağım ve işletmeni isteyeceğim” demek diyebiliriz.”

3- Metaverse Evreninde İç Mimarlık ve Tasarım

Furkan Kayaduman

“Şu anda içerisinde bulunduğumuz dünya, teknolojinin her geçen gün gelişmesi ile sürekli değişim içerisindedir. Bu değişim sürecine, birçok disiplinin dahil olduğu gibi sanat ve iç mimari tasarım da dahil olmuştur. Sanat ve iç mimari tasarımdaki sınırlar, teknoloji ile yavaş yavaş kalkmaya başlamıştır. Teknoloji, sanat ve iç mimari tasarıma iki önemli etkide bulunmuştur. Bunların ilki, tasarımcının tasarım sürecinde mevcut sınırlara bağlı kalmaması; ikincisi ise tasarımcı ile kullanıcı arasındaki etkileşimi daha güçlü hale getirmesi olmuştur.”

2- İstanbul’da Yapılacak 100 İş

Ömer Yılmaz

“İstanbul’da Yapılacak 100 İş listesi için bir süredir Twitter’da, İstanbul’la ilgili yazdığım tivitlerin derlenmiş hali denebilir. Bu listeyi; ölçeğe, temaya, yere, zamana ya da başka bir şeye göre kategorize etmeden yayınladım. İstanbul için çok büyük vizyon projeleri de küçücük öneriler de var listede. Bağcılar var, Sultangazi var, Şile de var ama Tarihi Yarımada ve Kadıköy ağırlıklı. 

Yazdıklarımın hepsinin yapılabilir olduğunu düşünüyorum. Kimisi kısa vadeli bir iş kimisi belki belediye yönetimleri görecek süreçlere yayılacak işler.

Yazdıklarımın büyük kısmı İBB ile ilgili ama hepsi İBB değil. Ben İstanbul’um, ne İBB ne de merkezi hükümetim çünkü. Ben bir İstanbul şehirlisiyim, şehrin dertlerine siyasi bagajlardan bağımsız bir şekilde düşülmesinin önemli olduğunu düşünüyorum.”

1- Modern Bir Şizofreni: Mükemmel Mimar

Tansel Dalgalı

“Danimarkalı yönetmen Jorgen Leth’in 1967 yapımı kült filmi “Mükemmel Adam/Det Perfekte Menneske” insanı tanıtan bir nevi kısa belgesel olarak nitelendirilebilir. Mekan ve zamandan soyutlanmış, sınırı olmayan beyaz bir fonun önünde “mükemmel adam” film boyunca yürür, zıplar, düşer, yemek yer, tırnak keser, tıraş olur, yani günlük rutinleri dışında olağanüstü hiçbir şey yapmaz. İyi giyimli, temiz traşlı, güzel yemekler yiyen, güzel bir kız arkadaşı olan mükemmel adamın belki de mükemmelliğini bozan tek şey vardır. O gün öğrendiği ama henüz anlamadığı ama ileride anlamayı ümit ettiği bir şeydir bu. Ne olduğunu ise filmde öğrenemeyiz.”

Etiketler

Bir yanıt yazın