1. İstanbul Mimarlık Festivali’nin Ardından

Arkitera Mimarlık Merkezi'nin bu sene bir ilki gerçekleştirerek düzenlediği İstanbul Mimarlık Festivali, farklı disiplinlerden gelen katılımcıları ve ziyaretçileri bir çatı altında toplamayı başardı.

4-9 Ekim tarihleri arasında Tarih Vakfı Tarihi Darphane Binaları’nda gerçekleşen festival sadece İstanbul’dan gelen ziyaretçileri değil Türkiye’nin dört bir yanından gelenleri ağırladı.

Mimarlıkta genç olma durumunun altının çizildiği festivalde seçilen başlıklar, düzenlenen etkinlikler ve sergiler gençlik temasını vurguladı.

Bu sene ilk kez verilen AMV Genç Mimar Ödülü ve Sergisi’nden, yine genç bir Alman mimarın çalışmarını aktardığı Arkimeet konferansına, son yıllarda çalışmaları ile isimlerini sıkça duyuran mimarların çalışmalarını aktardıkları toplantılardan, Türkiye’yi uluslararası yarışmalarda başarı ile temsil eden mimarların çalışmalarını yer aldığı sergiye kadar bütün etkinlikler gençlik temasını güçlendirdi.

Festivalin ilk gecesi önemli bir etkinlikle başladı. Türkiye’de ilk kez verilecek olan “AMV Genç Mimar” Ödülü’nün kazananları hem bu gecede açıklanmış hem de sahiplerine verilmiş oldu. İstanbul Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın katıldığı tören ilgi ile izlendi.

4 Ekim Pazartesi günü Darphane’deki etkinliklerin açılışını yapan Genç/iş/lik 1: 40 Yaş Altı Davetli “Charrette”de katılımcılardan Arkitera Mimarlık Merkezi’nin gelecekteki binasının tasarlanması istendi. Galatasaray’daki metro yaklaşım tüneli bu iş için seçilmişti. Oldukça izole bir ortamda sabah 9:00’dan akşam 18:00’a kadar süren çalışma sonunda çıkan ürünler oldukça dikkat çekici idi. Gün sonunda memnun ayrılan katılımcıların bu tarz bir çalışma ortamını sürekli kendi ofislerinde oluşturmak istediklerini dile getirdiler.

Ortaya çıkan çalışmalar yine aynı salonda gerçekleşen Genç/iş/lik 2: 40 Yaş Altı Açık “Charrette”, Genç/iş/lik 3: Mimarlık Öğrencileriyle Workshop etkinliğinde çıkan ürünler ile birlikte bir hafta boyunca sergilendi.

İsviçreli mimar Marc Bretler, Aldo Rossi’nin tiyatro sahnesine atıfta bulunarak tasarladığı 80cm genişliğinde, 60cm yüksekliğinde, 54cm derinliğindeki tiyatro sahnesinde katılımcılardan hayal ettikleri İstanbul’u tasarlamalarını istedi. Ortaya çıkan 12 çalışma festival süresince ziyaretçilerin yoğun ilgisi ile karşılaştı.

Tarihi Darphane Binaları’nın tamamına yayılan festivalde her salon bir başka etkinlik için ayrılmıştı. Çarkhane olarak geçen büyük salondaki bütün etkinlikler herkes tarafından ilgi ile izlendi. Bunlardan biri “Ustaların İlk İşleri” başlığı altında gerçekleşen ve mimarlık mesleğinde zirveye ulaşmış beş mimarı ağırlandığı konferanslar oldu. Mesleğe ilk adım attıkları yıllardan günümüze kadar olan dönemdeki çalışmalarını kendi ağızlarından ve kendi hikayeleri ile dinlemek oldukça ilgi çekici idi. Yine aynı salonda yer alan “Film Gösterimleri”nde belgesel film dili ile çevrilmiş mimarlık filmleri gösterildi. İlk gün gösterilen “A Day with Zaha Hadid” filmi gördüğü yoğun ilgi üzerine Cumartesi günü tekrar gösterildi.

Bir başka ilgi çeken çalışma ise “Açık Alan / LabPlace İstanbul” idi. Darphane binalarını sadece gündüz değil gece de çalışma mekanı olarak seçen grup, disiplinler arası algılama biçiminin yaygınlık kazandığı mimari ortamda farklı disiplinlerde üretim gerçekleştiren kişilerle birlikte alanımızı nasıl genişletebileceğimizin yollarını sorguladılar.

Kapanış günü 9 Ekim Cumartesi günü festivali ana teması olan “Mimarlıkta Genç Olma Durumu”nu tartışıldığı etkinliğe sahne oldu. Yöneticiliğini festivalin küratörü olan Aykut Köksal’ın yaptığı toplantı hem konuşmacı sayısının hem de izleyici sayısının çokluğu açısından mimarların konuya olan ilgisinin iyi bir göstergesi oldu.

Benzerleri ile kıyaslandığı zaman oldukça kısa bir sürede hazırlanan 1. İstanbul Mimarlık Festivali önümüzdeki yıllarda da ziyaretçileri ile buluşmayı hedefliyor.

Etiketler

Bir cevap yazın