KAYBEDİLENLER: Soma’nın Anısına

Soma madencilerinin anısına saygıyla...

Her şey bir yana. Hepsi, hepsi bir yana…

Madeni işleten kuruluşun yetkililerinin katıldığı basın toplantısı sonrası…
Bir gazeteye yansıyan, çok şeyi cevaplayan dramatik özet…

Toplantıya yaşam odası var mıydı, yok muydu tartışması damgasını vurdu.
Şirket temsilcileri tatmin edici bir yanıt veremedi, sinirler gerildi.
Soma İşletmecileri Genel Müdürü, “Yaşam odası kapatılmıştı, yenisi hazırlanıyordu” dedi.

Bu devirde, bu riskle, bu günahsız insanları, en azından yaşam odası olmadan aşağı göndermek…
Bu can pazarından kurtulabileceklerin yaşama şanslarını yok etmek…

Ne adına…
Para, pul, kar…
Daha fazla kar, her zaman kar…
Her ne olursa olsun daha fazla kazanmak adına…

İşte manzara…
Yine bütün dünyanın dehşetle seyrettiği bir ülke ve bir başka trajedi…
Yüzlerce kaybedilen, yaşamdan silinen yanıbaşımızdaki bizim gibi insanlar…
Sadece suçları ekmek parası için Soma’da madenci olan işçiler…
Can pazarında uyumadan onları gelecekmişcesine hala bekleyen yakınları…
Ve kim bilir hangi madenlerde, yine yaşam odaları olmadan her gün vardiyalarla çalışanlar…
Ve hatta yine hangi işlerde buradakiler gibi benzer tehlikeleri her an yaşayan kim bilir binlercesi, milyonlarcası…

Ya kader…
Hep arkasına sığınılan, sığınılmaya çalışılan ama bu resimde olmayan, hiç olmayan bir kelime…

Ve akıllara kazınanlar…
O geçmişlerini, geleceklerini yukarıda bırakarak güne başlayanlar…
O kahrolası patlama, kahrolası yangın,
O karanlık, kopkoyu sessizlik…
O geçmek bilmeyen dakikalar, saatler…
O bir baştan bir başa ard arda açılmış çukurlar…
O sanki ucu bucağı, sınırları olmayan mezarlık…
O sahiplerini bekleyen boş mezarlar…
O çaresizce yok olan yakınlarını arayan insanlar…
O dövünen kadınlar, çocuklar, Somalılar…
O hesap soran yüzler, hesap soran haykırışlar …

Sanki aniden değişen sahne, hızla geceye doğru dönen bir gün…
Dizi dizi evlerin arasında şimdi bambaşka bir mekan…
Binlerce ışığın yürüdüğü dalga dalga kalabalık bir cadde…
Kafalarındaki beretleriyle, beretlerindeki ışıltılarıyla insanlar…
Tekrar ayağa kalkan, sokakları dolduran Somalı madenciler…
Sıra sıra, yan yana, kol kola, hep birlikte binlerce yürek…
Omuz omuza yaşananların, o anları paylaşmalarının gururu…
Hep gözümüzün önündeki o kaybedilenler…
O uçsuz bucaksız ışıkların okyanusu…
O anıtsal kalabalığın resmi…
O kaybedilenlerin anıtı…

Soma madencilerinin anısına saygıyla…

Etiketler

Bir cevap yazın