Camisizlikle İmtihan ve Gaziantep’te (Yine) Neler Oluyor?

En sevdiğimiz şehirlerden biri olan Gaziantep’ten, şehrin merkezindeki imar faaliyetleri konusunda haberler geldi. Valilik binası da yıkılıp, kentin önemli bir caddesi trafiğe kapatılıp toplam inşaat alanı 55.000 m2’yi bulan bir cami yapılacakmış. İmar tadili askıdaymış.

Önce “camisizlikle imtihan” meselesini irdeleyelim, sonra imar planına bakarız.

CAMİSİZLİKLE İMTİHAN!

Bu ne camisizliktir? Son 15 yılda inşaat ile kavrulmuş ekonomimizde betonarme camilerin hayatımızdaki boşlukları HÂLÂ dolduramamış olması şaşırtıcı değil midir?

Cami yapılması hala bir siyasi gücün kimde olduğunun kanıtı ve memleketteki Müslümanların İslamiyet’i sevme seviyesinin göstergesi sanılması ironiktir.

Örneğin sansasyonel vaazları ile ortalığı yıkan dini bir tarikatın lideri vücudunda en ufak bir sıkıntı olduğunda, en iyi doktorlara (hatta kadın doktorlara) en iyi görüntüleme cihazlarına ve en son sağlık bilimi gelişmelerinin görüldüğü tekniklere koşa koşa başvurur. Fakat vaazlarında NASA uzayda araştırma yapıyor diye dalga geçmeden de duramaz. O kadar cahildir ki, en ufak bir sağlık sıkıntısında başvurduğu teknik aletlerin yıllar öncesindeki uzay araştırmalarında bulunan mühendislik teknikleri sayesinde ona ulaştığı bilemez. Kafası basar basmasına da kabul etmez.

Neyse bu zevat hem bilimi reddeder ve işine geldiği şekilde nasıl kullanırsa, siyasal İslam da ve tabii tek büyük sevap işleme eyleminin koca bir cami dikmek olduğunu zanneden kişiler de işlerine gelmediğinden şehir ve bölge tasarlamanın bilimsel gerçeklerine başvurmazlar.

Gariptir, bir Müslüman için gerekli gereksiz yere cami yapılması, sevapların en büyüğüdür. Başka türlü dine hizmet etmiş sayılmazlar.

Bu ne camisizliktir? Belediyedekiler de karar vericiler de halkın üzerindeki etkisini bu şekilde kullanırlar. İmar tadilleri yapılır.

MİMARLAR ve ŞEHİR PLANCILARI CAMİYE KARŞI MIDIR?

Neden olsunlar ki? Hatta ülkede bir cami yarışması açılsa yüzlerce öneri gönderecek kadar da meraklıdırlar aslında. Çok iyi bir Müslüman kentine bakar, her türlü planlama esasına baş vurulduğuna emin olur ve der ki “Buraya cami yapılması doğru değil”. Bunu dediği anda o kişinin Müslümanlığı sorgulanır. Hain oluverir. Hele hele biz mimar ve şehir plancıları en büyük kafirizdir. Sadece onlar yani cami isteyenler, inat edenler, simge gibi zafer tacı gibi olmadık yere kondurmak isteyenler Müslümandır. Sorgulayanlar değil.

En koyu Hristiyan, kendi kentinin tam ortasına devasa bir Kilise yapılmasına sıcak bakmazsa kimse onun dinini sorgulamaz. Bu bir orta çağ düşüncesidir derse kimse şaşırmaz. Fakat teknik ve şehircilik kurallarını açıkladı diye Müslüman tasarımcılar kötülenir. Onlar daha iyi Müslüman biz değilizdir.

Ayrıca betonarmeden devasa, taklit mimarili camiler yapıldığında, İslamiyet adına POLİTİK BİR ZAFER kazanıldığı gibi bir kanı oluşturulur.

Ülkemizde gelinen nokta, bu denli kutuplaşılmış, bu denli karşı görüşü dinlemeden oldu bittiyle iş yapılmasına alışılmış, bu denli plansız ve sonuçlarının ne olacağına takılmadan günü kurtarmak, gösteriş yapmak, taraftar toplamak için mutlak siyasi erke yapılmayacak yalakalığı yapmakla özetlenebilir. Durum o kadar vahimdir.

Şu anda bulunduğum şehirdeki bir mahallede açılacak orta büyüklükteki bir hamburgerci için oylama yapılıyor. Gaziantep gibi bir şehirdeki, her yeri etkileyecek merkezdeki cami için “oldubitti” kararlar veriliyor. Askıdaki imar planına yapılan itirazlar dikkate alınmayacak.

GAZİANTEP’TE NELER OLUYOR?

Bildiğiniz üzere Şehir Merkezi’ndeki Kamil Ocak Stadyum’u yıkıldı. Şehrin dışına “Gaziantep Arena” adında (Neden Kamil Ocak ismine alerjileri olduğu bilinmiyor) yeni stadyum yapıldı.

TOKİ başkanı stadın “baklava”dan gelen şekille kaplandığını belirtirken, Bahadır Kul Architect’s sayfasında “mozaik” şekliyle belirlendiği yazıyor.

Bunun ve ülkedeki birçok stadyumu yapan, acemiliğini Kayseri’deki stadyumla atmış, arkasından nedense ülkedeki neredeyse tüm stadyum ihalelerinde şartnamede önceden “benzer iş” yapma şartı geçtiğinden, hatırı sayılır işer alan büronun ismini ben de İngilizce yazmak zorunda kaldım. Çünkü sitesi İngilizce. Türkçe yazamıyorlar, elleri kırılır mimari büronun değeri tuzla buz olur. Yurtdışında olduğumdan acaba Türkçe sayfaya erişemiyorum, tarayıcı beni IP adresimi yönlendiriyor mu diye şüphelendim ama değilmiş.

En büyük müşterisi (ciro bazında) Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Belediyeler olan, Kayseri’den İstanbul’a taşınmış mimari büronun Türkçe sitesi yok. Mozaik meselesi de İngilizce açıklamada son satırda geçiyor. Ya TOKİ başkanı mimari “brief”i yanlış anlamış ya da ofis farklı “göndermeler” peşinde.

Neyse orası yıkıldı öyle kalıverdi. Bazı firmalar oraya “Cami yaptırayım” diye ön ayak oldular. Sonra seçimlerden önce en bir “yeşili seven ve korumayı sizden öğrenecek değiliz” teması ile her ile “millet bahçesi” yapılması propagandası yapıldı. Bizim ufak, bencil ve “ben yapmasam başkası yapacak”çı tasarım ofis gruplarımız, millet bahçesi proje ihalesi avına çıktı.

O mesele ayrı bir konudur. Sonra işte önümüze bu imar değişikliği geldi. “Şehitkamil İncilipınar Mahallesi revizyon nazım ve uygulama imar planı” hakkındaki bilgiye Gaziantep Belediyesi sayfasından erişmek mümkün.

Link: https://gaziantep.bel.tr/duyuru/1522-sehitkamil-incilipinar-mahallesi-revizyon-nazim-ve-uygulama-imar-plani.html

 

Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.09.2019 tarih ve 301 sayılı kararı ile uygun görülmüşmüş. Aynı sayfadan erişilebilecek ve aslında her ikisinin de aynı olduğu belli MATBU imar plan notlarında, Taksim Millet Bahçesi varmış da unutulmuş yazıyor. Taksim’deki Hristiyan mezarlığı Şişli’ye taşınınca açılan yer Gezi Parkı olsa gerek. Eh oraya Kışla şeklindeki AVM yapmaya niyetli değil miydiler. Ne zaman unutulmuş değerlerle hareket ediliyor. Gaziantep’teki caminin imar plan notunda Gezi Parkı’nın eski halinin geçmesi pek garip değil mi?

Evet imar değişikliğine bakıyoruz. Bir de ne görelim. Valilik binası da yıkılıyor. Tamam, valiler beğenmiyorlardı ve yakın zamanda rekor bir iç mimari bedeli ile valilik makamı yenilendi. O paralar çöpe gitmiş olabilir dert değil. Peki.

Emniyetin önünden geçen yol kapatılıyor. Peki alternatif bir ulaşım planı var mı? Yok. Ne gereği var ki zaten.

Daha bitmedi. Bir bakıyoruz ki yeni caminin yani devasa caminin planı da oturtulmuş. Demek ki tasarımı da bitmiş. (Son cemaat yeri bir farklı çıkıntılı)

Zaten Gaziantep BB Başkanı Fatma Şahin’in Youtube videosunda da beyan ettiği gibi.

https://www.youtube.com/watch?v=awEGwwimE0E

Uyarı: Kötü animasyon filan sevmiyorsanız açmayınız.

SONUÇ

Sayın Fatma Şahin, katıldığı yerli televizyon programında ateş püskürmüş (Kanalın web sitesindeki başlığı aktarıyorum) Demiş ki,

“Şehrin göbeğinde yapacağımız bu millet bahçesinde bir genç hayat bulacak, bir aile çocuğuyla eğlenecek, vakit geçirecek, çocuk dostu bir meydanımız olacak. Hiçbir yere ticari bakmadık, buralara çok rahat AVM’ler yapabilirdik, oteller yapabilirdik, ama tam tersi yeşili maviyle insanı suyla buluşturuyoruz.”

Evet, sonuç bu. AVM yapamazdınız zira hemen ilerideki AVM’nin durumu çok iyi değil gibi. Gaziantep’te hiçbir yatırımcı yeni bir AVM yapmaz zaten. Bu bir meziyet değil. Haydi onu geçtim böyle mi savunulur alınan kararlar.

Gaziantep Merkezi’nde kime verildiği bilinmeyen bir mimari proje ile yapılmış bir cami göreceğiz. Millet bahçesi deyip deyip duruyorlar ama orayı gerçekten yeşil olarak bırak(a)mıyorlar. Kocaman bir selatin camine olan ihtiyacı sadece imar planındaki yazıyla görüyoruz.

İşte böyle.

Etiketler

Bir cevap yazın