MİMAD Seminerleri: Balyanlar, Osmanlı Mimarlığı ve Balyan Arşivi

MİMAD Seminerleri, Büke Uras'ın "Balyanlar, Osmanlı Mimarlığı ve Balyan Arşivi" sunumu ile devam ediyor. Sunum, 31 Mayıs 2021 Pazartesi akşamı saat 19.00'da Zoom üzerinden yapılacak.

Herkese açık ve ücretsiz olan etkinliğe katılım için [email protected] email adresine ad, soyad ve email adresinin belirtildiği bir email yollamak yeterli olacak.

Kuşaklar boyunca Osmanlı sultanları için mimari eserler tasarlamış ve inşa etmiş Balyanlar, Osmanlı mimarlığının yerel dilini temel alıp yorumlayarak Sarayın mimari zevk ve tercihlerini biçimlendiren ve bu sayede imparatorluk başkenti olan İstanbul’un son yüzyılına damgasını vuran önemli bir mimar ailedir. Krikor (1764-1831), oğlu Garabed (1800-1866) ve torunları Nigoğos (1826-1858), Sarkis (1831-1899) ile Hagop (1837-1875) başta olmak üzere farklı aile üyelerinin dahil olduğu “Balyan atölyesi” mimari pratiği, nesilden nesile aktarılan mesleki birikim kadar kişisel tarihleriyle de biçimlenmiştir.

Dolmabahçe Sarayı gibi pek çok önemli yapıyı tasarlayan ve inşa eden Balyanlar hiçbir zaman mimarlık üzerine düşüncelerini ortaya koyan metinler yazmamışlardır. Tasarım anlayışlarını anlamamızda bize eşlik edecek metinlerin yokluğunda Balyan mimarlığı, sadece inşa edilmiş yapıları üzerinden değerlendirilebilmiştir. Gazeteci ve Yazar Vikont Alfred de Caston, 1875 yılında Revue de Constantinople’da yer alan makalesinde, aile üyelerinin ayrıntılı biyografilerini, “Ailenin tarihi anıtlarla yazılabilir.” diyerek inşa edilmiş eserler üzerinden ilk kez kaleme almış ve Balyan mimarlığı tarihi yazımının uzun yıllar sürecek metodolojisini ortaya koymuştur.

Bu kitap çalışmasında Caston’un tutumuna ek olarak, Mimar Levon Güreğyan (1869-1950) ve sonrasında ailesinin, yüz yılı aşkın bir süre özenle sakladıkları ve günümüze ulaştırdıkları Balyan Arşivi’nde yer alan gerçekleştirilmemiş projeler ilk kez kapsamlı bir şekilde incelenerek, Balyan Atölyesi tarihine ışık tutulması hedeflenmiştir. 3 yıllık bir araştırma süreciyle Balyan Arşivi, imparatorluk inşaatlarının tasarım sürecini de yansıtmasından dolayı nadir ve değerli verileriyle, çizilen kadar çizen konusunda da birincil kaynak olarak ortaya konmuştur. Balyan Arşivi’ni tamamlayacak şekilde, birçoğu ilk kez gün yüzüne çıkan farklı ülkelerden belgeler biri araya getirilmiştir.

Balyan Arşivi’nde yer alan Beylerbeyi, Çırağan ve Fer’iye saraylarına ait çizimler, Yıldız Sarayı Büyük Mâbeyn Köşkü genişletme ve Çırağan Sarayı sedefli kapılarının kullanıldığı Şale Köşkü Ziyafet Salonu düzenlemesi projeleri, Bâb-ı Âli için yenileme önerisi, Esma Sultan’ın Kabataş’taki konağının planı, Galatasaray Lisesi planı, Aya İrini içerisinde eski silah koleksiyonlarının muhafazasına yönelik Osmanlı müzecilik tarihi için önemli plan, Dolmabahçe Gazhanesi ve Feshane Fabrika-i Hümâyunu gibi sanayi tesisleri çizimleri ile belki de hepsinden önemlisi, Sarkis ve Hagop Balyan’ın az bilinen başyapıtı, yüzyıllar sonra dört minareli olarak inşası emredilen tek selâtin cami olan Aziziye Camisi projesi teşhis edilerek Osmanlı mimarlık tarihine kazandırılmıştır.

Etiketler

Bir cevap yazın