İlker Fatih Özorhon, Güliz Özorhon, Begüm Diker, Mehmet Emin Bayraktar, Ömer Akman, Tolga Kayacan ve Ömer Karadağ'ın Samsun Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası, Kültür Merkezi ve Cami Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması için tasarladığı proje 3. mansiyon ödülünü aldı.
Proje alanı, mevcut durumda kentin makro-formunda bir “boşluk” ve sanayi geçmişi nedeniyle fiziksel bir eşik niteliği taşımaktadır. Tasarımın temel kentsel vizyonu; alanı çevresinden yalıtılmış bir yapı adası olarak ele almak yerine, kentin kuzey-güney aksındaki kopuk yeşil sistemini onaran bir “katalizör” olarak kurgulamaktır.
Bu doğrultuda alınan ilk ve en güçlü yerleşim kararı, alanın batı çeperi boyunca kuzeydeki Doğu Park ile güneydeki Millet Bahçesi’ni birbirine bağlayan, kesintisiz bir “Yeşil Koridor” oluşturmaktır. Bu koridor, yalnızca bir peyzaj ögesi olmanın ötesinde, yaya sirkülasyonunu besleyen, kentsel rekreasyon sürekliliğini sağlayan bir kentsel eklem görevi üstlenmektedir.
Bu bağlamda tasarım, parçalanmış katmanlar arasında süreklilik üreten bir fikir üzerinden şekillenmektedir. Kent dokusu, millet bahçesi, yeni yapılaşma alanları, viyadük, doğu park ve kıyı gibi birbirinden farklı karakterlere sahip eşiklerin kesişiminde yer alan alan, kentin fiziksel ve sosyal katmanları arasında süreklilik üreten hibrit bir kentsel arayüz olarak kurgulanmıştır.
Tasarımın yerleşim stratejisi, alanın doğusunda yer alan Karadeniz Sahil Yolu Viyadüğü’nün yarattığı çevresel dezavantajları (gürültü, görsel kirlilik, titreşim) bir tasarım girdisine dönüştürmüştür. Yapısal hacimler, alanın doğu çeperine, viyadüğe yaslanacak şekilde lineer bir hat boyunca konumlandırılmıştır. Bu karar, doğu çeperinde bir akustik ve görsel bariyer yaratarak, batı yönünde oluşturulan yeşil koridorun steril, dingin ve nitelikli bir kentsel boşluk olarak yaşamasını sağlamaktadır.
Bu yaklaşım doğrultusunda projede, lineer bir kurgu üzerinden yatay süreklilik ile düşey bağlantıları birlikte çalıştıran çok katmanlı bir mekânsal sistem önerilmiştir. Alan boyunca uzanan ana omurga, farklı odakları (Belediye Hizmet Binası, Kültür Merkezi ve Cami) birbirine bağlayan kamusal bir hareket hattı oluştururken, bu hatta eklemlenen geçişler kent dokusu ile kıyı arasında kesintisiz ilişkiler kurmaktadır. Böylece öneri, çevresindeki parçalı kentsel ilişkileri yeniden örgütleyen bir bağlayıcı yapı olarak işlev görmektedir. Viyadük gibi güçlü fiziksel eşiklerin yarattığı kopukluklar, kamusal akışların yeniden tanımlanmasıyla aşılmakta; proje alanı, kentin farklı parçaları arasında bir geçiş mekânına dönüşmektedir.
Viyadüğe sırtını veren lineer kütle yekpare bırakılmamış, insan ölçeğine ve kentsel akslara referansla parçalanmıştır. Bu “parçalanma” stratejisi, doğal havalandırma sağlanmasına, gün ışığının iç avlulara nüfuz etmesine ve doğu-batı ekseninde görsel koridorların açık kalmasına olanak tanır. Bu parçalı kurgu, devasa bir kamu binası monoliti yerine, aralarından hayatın aktığı, davetkâr mekânlar yaratmaktadır.
● Programatik Dağılım ve Yeşil Süreklilik
Proje alanı stratejik bir kararla iki ana bölgeye ayrılmıştır. Alanın güney-doğu çeperi, yoğun yapısal programın kümelendiği “Kentsel Odak” olarak tanımlanırken; kuzey-batı, Millet Bahçesi ile Doğu Park’ı birbirine bağlayan kesintisiz bir “Ekolojik Koridor” olarak bırakılmıştır.
Bu yeşil bölge, yalnızca pasif bir peyzaj alanı değil; yaya ve bisiklet izleriyle desteklenen, viyadük engelini aşan bir promenad -üst geçit/köprü- aracılığıyla kıyıya bağlanan aktif bir rekreasyon omurgasıdır. Bu sayede kent hiçbir fiziksel engele takılmadan denizle buluşturulmuştur.
● Parçalı Morfoloji ve İnsan Ölçeği
Yoğun yapı programı, monolitik ve kütlesel bir dilden kaçınılarak, işlevsel ihtiyaçlara göre parçalanmıştır. Bu artikülasyon, yapıların çevresindeki kamusal boşluklarla nefes almasını sağlar. Kütleler arasındaki negatif boşluklar kamusal hayatı yapının içine davet eder.
● Yaya Entegrasyonu ve Ulaşım Kurgusu
Alanın kıyı bölgesi olan Doğu Park ve Millet Bahçesi ile kentsel ve peyzaj ölçeğinde bütünleşmesini sağlamak üzere, bağlantıyı yalnızca işlevsel değil, mekânsal bir deneyim olarak ele alan proaktif bir tasarım stratejisi geliştirilmiştir. Bu kapsamda önerilen geçit/üst promenad, farklı kentsel odakları birbirine bağlayarak Millet Bahçesi’nden sahil peyzajına uzanan kesintisiz, erişilebilir ve güvenli bir yaya aksı oluşturmaktadır.
Promenad, yalnızca iki noktayı birbirine bağlayan bir ulaşım elemanı olarak değil, boşluklu, geçirgen ve dinamik kurgusuyla çevresiyle sürekli ilişki kuran yaşayan bir kentsel yapı olarak tasarlanmıştır. Topografyayla bütünleşerek belirli noktalarda zemine temas eden, farklı kotlarda dolaşım olanakları üreten ve kullanıcıya kent, park ve kıyı yönünde değişen vistalar sunan bu yapı, kentsel donatıları birbirine eklemleyen zengin bir mekânsal omurgaya dönüşmektedir. Böylece, promenad hareketin yanı sıra durma, karşılaşma, seyretme ve kamusal yaşamı deneyimleme olanakları sunan katmanlı bir kentsel arayüz niteliği kazanmaktadır.
Üst geçit, bisiklet kullanımı için de uygun şekilde tasarlanmıştır. Bu müdahale, toplu taşıma odaklı gelişim prensipleri ile örtüşmekte; alanı araç bağımlılığından kurtararak kentin yaya damarlarına doğrudan bağlamaktadır.
Toplu taşıma entegrasyonu için proje alanının tam merkezine doğrudan erişim sağlayabilecek noktalarda otobüsler için bir durak noktası belirlenmiştir. Proje alanının hemen karşısındaki kentsel dönüşüm alanı ile güçlü bir iletişim kurmaya yardımcı olacak noktalarda yaya geçitleri planlanmıştır. Proje alanında yer alacak fonksiyonların arasında kalan boşluklar, viyadüğün diğer tarafındaki konut alanlarından proje alanına erişimi kolaylaştıracak yaya geçitleri ile entegre olacak şekilde uyarlanmıştır.
Güvenlik ve kolay erişilebilirliği sağlamak açısından protokol girişi viyadük tarafında tasarlanmış, protokol/başkanlık araçlarının drop-off alanı bu kısımda planlanmıştır. Drop off alanından çıkacak araçların otopark girişlerini kaçırmamaları, otoparka giren ve çıkan araçların birbirleriyle ve drop off noktasında giren/çıkan araçlarla karşılaşmaları ihtimali değerlendirilerek otopark giriş ve çıkışları bu doğrultuda tasarlanmıştır.
Proje programında yer alan fonksiyonlar, çevre kullanımlarıyla kuracakları sinerji göz önünde bulundurularak alana yerleştirilmiştir.
● KÜLTÜR EŞİĞİ: Kültür Merkezi – Kentin Kültürel Sürekliliği
Kültür merkezi, Atatürk Bulvarı üzerinde yer alan diğer kültürel odakların bir devamı olarak düşünülmüş, alanın kuzey ucunda, kıyı rekreasyonu, müze ve Doğupark ile ilişkilendirilmiştir. Sahildeki mevcut kültürel/rekreasyonel yaşantının izleri alanın içine çekilmiş; deniz yönünden gelen yaya akışının, kültür sanat fonksiyonlarıyla karşılanması ve alanın günün her saati yaşayan bir odağa dönüşmesi hedeflenmiştir. Kültür merkezindeki farklı kapasitelerdeki performans salonları, fuaye alanları aracılığıyla hem birbirine bağlanır hem de dış meydanla görsel temas kurar.
● KENT EVİ: Belediye Hizmet Binası Demokratik ve Şeffaf Mekan
Proje alanının merkezinde konumlanan Belediye Binası, yerel yönetimin “erişilebilirlik” ve “şeffaflık” ilkelerini mimari dile yansıtır. Güçlü bir geometrik kimliğe sahip olan yapı, merkez aks üzerinden ana yaya yaklaşımını kabul eder. Meclis salonu, konferans salonu, kreş ve kafeterya gibi halkın doğrudan kullanımına açık birimler, iç avlu ile bütünleşecek şekilde zemin katına yayılmıştır. Mekânsal hiyerarşide Meclis salonu ve Başkanlık birimleri alanın merkezinde, hâkim bir noktada konumlandırılırken; diğer müdürlükler fonksiyonel ilişkiler ve çalışma akışları doğrultusunda organize edilmiştir.
● SAKİN ÇEPER: Cami -Tinsel Sessizlik ve Dinginlik
Alanın daha sakin ve güney-doğu çeperinde, konumlandırılan Cami; gündelik kentsel devinim içinde bir “inziva” noktasıdır. Bu kararın temel kentsel gerekçesi; caminin etki alanının güneydeki mevcut konut dokusuyla maksimum düzeyde sosyolojik entegrasyon sağlamasıdır.
Öneri proje; kentin farklı dokularını ve ihtiyaçlarını tek bir alan düzleminde birleştiren “bağlayıcı bir doku”dur. Yapıların mimari karakteri, çağdaş bir gelecek vizyonu sunan bir dille kurgulanmış; nihayetinde kentliye sadece bir hizmet alanı değil, yaşanabilir bir kentsel çevre sunulması hedeflenmiştir.