Sevgi Türkkan Sroka, Çağrı Helvacıoğlu Aydoğu, Beyza Ertek, Ece Engin ve Bükre Pazar'ın "Bodrum Değirmenburnu Tarihi Yel Değirmenleri ve Yakın Çevresi Fikir Projesi Yarışması" için tasarladığı proje, eşdeğer mansiyon ödülü kazandı.
Bodrum’da son 50 yılda yaşanan turizm ve yapılaşma serüveni, kentsel donatıların erişilebilirliğini, kamusal alanın niteliğini, enerji ve yerel kaynakların aşırı tüketimini beraberinde getirmiştir.
Fazladan yapılaşma, kapasite artışı, yapılaşma ölçeğinin büyümesi, altyapı ve kaynak yetersizlikleri gibi sorunları gündeme taşımıştır. Tüm zorluklara rağmen Bodrum, yılda milyonlarca yerli ve yabancı turisti çekmeye, kış nüfusu almaya ve popülerliğini sürdürmeye devam etmektedir. Binlerce yıllık ve çok katmanlı kültürel miras, tarihsel, kültürel ve ekolojik değerler her ne kadar baskı altında olsa da, kolektif hafızada ve yapısal dokuda halen izlerini korumaktadır.
Değirmenburnu mevkii, bu hafızanın izlerinin süregeldiği, Bodrum Yarımadası’nın merkezinde bakirliğini korumayı sürdürmüş, turistik bir odak noktasına dönmüş özel bir alandır. Yapılaşma ve turizm baskısı altında yaşanan enerji, iklim ve kaynak krizlerinden azade olmasa da, alanda varlığını sürdüren jeolojik, tarihsel, kültürel ve ekolojik değerler, tüm yarımadanın yerel hafızasını günümüze taşırken, dirençlilik stratejilerine dair güncel olasılıklar üzerine zihin açıcı imkanlar sunar.
Proje, alanda bulunan yel değirmenleri ve sarnıçların temsil ettiği, yerel ve doğal kaynaklardan beslenen hasat, üretim, kendi kendine yeterlilik, sürdürülebilir ekonomik-sosyal modellerden ilham alır. El değmemiş doğası, turizmle iç içe devam eden hayvancılık geleneği, özgün jeolojik dokusu, tarihsel taş ocağı ve kaya mezarları alanı yaşayan bir dersliğe, bir laboratuvara dönüştürür. Bu çarpıcı manzara sadece turistik bir arkaplan veya dondurulmuş bir müze değil, Bodrum’un dirençlilik hafızasını taşıyan, canlı tutan, öz kaynaklarıyla kurduğu ilişkiler üzerine yeniden düşündüren bir değerdir. Bu ilhamla proje önerisi, Bodrum’un özkaynak, üretim ve dirençlilik hafızasını aktif bir şekilde yeniden yapılandırır. Alandaki mevcut yapılaşma izleri (değirmen ve sarnıçlar, insan ve hayvan patikaları, beton zeminler), doğal kaynak ve malzemeler (su hasadı, rüzgar ve güneş ile doğal iklimlendirme, taş), yapılaşma biçimleri (topoğrafya ile ilişki, hafriyatsız inşaat, kot farkları) aracılığıyla alan bir hatırlama-yeniden öğrenme aracı olarak yeniden işlevlendirilir.
Değirmenburnu Ziyaretçi Merkezi ve Açık Hava Müzesi, erişim, bilgilendirme ve sosyal programlarla bütünleşen değirmenler alanı ile iki kotta konumlanan yapı serisinden oluşur. Alana dair bütüncül ve etaplı yaklaşımda, ulaşım yoğunluğunu azaltacak park et/yürü/keşfet sistemi ve ring sistemi önerilmiştir. Ziyaretçi Merkezi mevcut kafeteryanın alt kotuna alınarak silüet korunmuş, panoramik manzara kesilmemiş, araç trafiğiyle yoğun şekilde çiğnenen alan girişindeki yoğunluk seyreltilmiştir. Ziyaretçi merkezi ve üst kottaki lokanta hafif yapılar olarak tasarlanmış, iki yarı-açık sirkülasyon aksından hem birbirine, hem de arazideki gezinti rotalarına bağlanmıştır. Yapılaşma stratejisi, silüetin içine gizlenmek ve arazinin doğal yapısını bozmamak üzerine kuruludur.
Kot farkından yararlanılarak hafriyatsız inşa edilen yapılar, betonarme pabuçlar, ahşap-çelik hibrit strüktür, yerel taş (Çilek taşı), sabırlık otu sapı ve çatı toprağı gibi geleneksel malzemelerin güncel yorumlarıyla inşa edilmiştir.
Proje, alanın hem topografik konumu, hem de yoğun ziyaretçi ilgisinden faydalanarak görünürlük ve farkındalık adına ek işlevler yüklenir. Ziyaretçi Merkezi’nde konumlanan Bodrum Kent Tarihi sergisi, çok işlevli ve esnek programatik ekler barındırır. Açık Meclis ve Açık Arşiv, normal günlerde sergi alanının bir parçası olarak kullanılabilecek iken, belirlenen gün ve saatlerde ilgili paydaşları enerji, kaynak ve dirençlilik konularında bir araya getiren fiziksel ve bilgi tabanlı bir tartışma platformu olarak işler. Ayrıca dijital arayüzler ve değirmenlerin gece aydınlatmasıyla Bodrum Yarımadasının enerji ayak izine dair anlık veri görselleştirmeleri geniş kitlelere ulaştırılır. Peyzaj ve yapısal uygulamalarda çatı su hasadı, biyo-hendek, doğal iklimlendirme ve malzeme seçimleriyle iklim dirençli yapılaşma olasılıkları uygulamalı olarak örneklendirilir.
Alan, günübirlik turizmin ötesinde sosyal ve kültürel etkinlikler (dinleti, konser, tiyatro, festival) için yaz-kış bir buluşma noktasıdır. Panoramik manzaralı restoran/kafe, yeniden çalışır hale gelen değirmenlerin ürettiği un, yerel tarifler ve endemik bitkilerle zenginleştirilmiş gastro-etnografik bir menü ile Bodrum’un üretim tarihini deneyimletirken, elde edilen gelir alanın bakımını ve etkinliklerini destekler. Alandan geçen ve Bodrum’un diğer alanlarıyla bütünleşen yürüyüş rotaları, bilgilendirme noktaları ve cep telefonu uygulaması aracılığıyla kültürel, tarihi ve doğal mirasa dair deneyimler ön plana çıkarılır.
