Atelier Birches tarafından "Balıkesir Cumhuriyet Meydanı Sosyal Merkezi Mimari Proje Yarışması" için tasarlanan proje, 1. mansiyon ödülü kazandı.
ÇARŞI-KENT: Üçüncü Katman: Zağnos’un “Avlusu”ndan, Milli Kuvvetler’in “Sokağı”na Cumhuriyet Meydanı Sosyal Merkezi
Cumhuriyet Meydanı Sosyal Merkezi önerisi, meydanı tanımsız bir boşluk ya da yalnızca kitlesel etkinliklere ev sahipliği yapan ölçeksiz bir açık alan olarak görmek yerine, kentin gündelik yaşamını üreten mikro mekânsal ilişkilerin yoğunlaştığı çok katmanlı bir kamusal doku olarak ele alır. Bu yaklaşımda meydan ve sosyal merkez birbirinden ayrışan iki program değil; sosyal merkez, meydanın içinde gerçekleşen tüm karşılaşmaların, geçişlerin, beklemelerin, oyunların ve gündelik yaşam pratiklerinin mekânsal örgütlenmesi olarak düşünülür.
Balıkesir’in kent morfolojisi, Zağnos Paşa Camii çevresinde şekillenen tarihî merkezden, yangın sonrası yeniden kurulan Yeni Çarşı’ya ve Cumhuriyet döneminde Milli Kuvvetler Caddesi boyunca genleşen ticari koridorla birlikte süreklilik içinde okunabilir. Şehrin bu çarşı kültürü üzerine kurulu kent makro/mikro formlarına baktığımızda, kamusallığı büyük ve tekil boşluklardan değil; sokaklardan, avlulardan, pasajlardan, meydancıklardan, taşlıklardan, gölgeliklerden ve eşiklerden oluşan yoğun bir mekânsal örüntüden beslenmektedir. Tasarım önerisi bu tarihsel birikimi üçüncü bir katman olarak yeniden yorumlar ve Cumhuriyet Meydanı’nı Balıkesir’in çarşı kültürünün çağdaş bir devamı olarak ele alır.
Meydanın geleneksel anlamı çoğu zaman kolektif iradenin temsil edildiği, iktidarın görünür kılındığı ve kitlesel törenlerin gerçekleştiği büyük boşluklar üzerinden tanımlanabilir. Ancak bu tür ölçeksiz açık alanlar, yaşayan kentin gündelik ritmiyle çoğu zaman uyum sorunu açığa çıkarır. Yaya hareketini seyrelten, karşılaşmaları azaltan ve kentin doğal akışını kesintiye uğratan bu mekânsal “düzenleme”, gündelik hayata dair kamusal yaşamın ihtiyaç duyduğu çeşitliliği üretmekte yetersiz kalmaktadır.
Proje tam da bu nedenle, büyük ve tekil bir meydan üretmek yerine, çok sayıda küçük kamusal durumun yan yana gelmesiyle oluşan gözenekli bir morfoloji önerir. Kentin temel karakterini oluşturan hareketlilik, tesadüfi karşılaşmalar ve gündelik yaşamın sürekliliği; sokaklar, aralıklar, pasajlar, alt meydanlar, çayırlar ve gölgelikler aracılığıyla yeniden üretilir. Cumhuriyet Meydanı böylece bir boşluk değil, farklı ölçeklerde karşılaşmalar üreten mekânsal ilişkilerin oluşturduğu canlı bir örüntüye evrilir.
Açık alan sistemi iki temel odak etrafında biçimlenir: meydancıklar ve çayır. Alt meydanlar, insan ölçeğinde karşılaşmalara ve gündelik kullanımlara zemin olan açık alanlarken; çayır, kentin daha geniş kamusal yaşamına açılan esnek ve kapsayıcı bir yeşil doku olarak çalışır. Bu iki odak, geleneksel çarşının en küçük mekânsal bileşenleri olan dükkân, tezgâh, saçak ve eşik elemanları; ahşap strüktürler, uzun ince saçaklar, arkadlar, taş duvarlar, taşlık zeminlerle birbirine geçerek “sosyal merkezi” inşa eder. Balıkesir’in eski çarşısının kaybı, son zamanlarda ticari dokunun AVM’leşme riskini göz önüne aldığımızda; öneri ne tam olarak ölçeksiz bir temsil-meydan ne de bir yapının etrafında/içinde gelişen alışveriş odağı inşa eder. Bunun yerine bütün bunların iç içe geçtiği bir doku üreterek Balıkesir’in hafızasındaki “çarşı-kent” morfolojisine bağlamsal, ölçeksel ve materyel anlamda yaklaşır.
Tasarımın temel mekânsal fikri, bu küçük birimlerin tekrar etmesi değil, tekrar ederken sürekli kırılmasıdır. Birimler yan yana geldikçe sokaklar, aralıklar, pasajlar ve alt meydanlar oluşur; her kırılma yeni bir eşik, yeni bir karşılaşma ve yeni bir mekânsal deneyim üretir. Böylece proje, durağan ve tek merkezli bir meydan anlayışından uzaklaşarak yatay ve düşey düzlemde kesintisiz akan bir çarşı kesiti oluşturur.
Mekânsal deneyim tek bir hiyerarşik merkez etrafında değil, birbirine eklemlenen bir mekân zinciri üzerinden ilerler: geçiş, aralık, pasaj, alt meydan ve meydan. Kamusal boşluklar sokaktan pasaja sızar, daralan aralıklardan geçer, küçük meydancıklarda duraklar, yarı açık pasajlarda dolaşır ve sonunda çayırın ya da gar-ordu evi arasında şekillenen meydanlaşmanın kamusallığıyla toplanır. Keskin bir başlangıç ya da bitiş inşa etmek yerine bir doku içerisinde var olabilme, çoğalarak gelişen geleneksel çarşı ritminin çağdaş bir yorumunda sosyalize olmayı önerir. Meydan, kendisinden önce gelen bütün küçük mekânların birikimli sonucudur.
Bu tasarım önerisinde, Cumhuriyet Meydanı Sosyal Merkezi kentten kopuk, kendi içine kapanan bir nesne olmak yerine, Balıkesir’in sürekliliğine eklemlenen yeni bir kamusal katman hâline gelir.
Zağnos’un avlusundan Milli Kuvvetler’in sokağına uzanan zamansal kent dokusu, bu projede üçüncü kez yorumlanır küçük mekânların büyüttüğü, kırılmaların çeper oluşturduğu, peyzaj ve strüktürün birlikte kurduğu bir çarşı meydan olarak…
Çarşı programı ve meydan arasındaki ilişkiye baktığımızda açık kamusal alanı bir binanın “bahçesi” yapma tehlikesinin yanı sıra önerilecek sosyal yaşamı da bir yapıya göbeğinden bağlama tehlikelerini bir kenara bırakarak bir örüntü-eşik, sosyal odak, çarşı-kent hafızasının yeniden inşası önerilir.

Eşdeğer Mansiyon, Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması
Katılımcı, Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması
Eşdeğer Mansiyon, Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması
Ahlat Selçuklu Mezarlığı Ören Yeri ve Ziyaretçi Merkezi
Katılımcı, Balıkesir Cumhuriyet Meydanı Sosyal Merkezi Mimari Proje Yarışması