Bir Arada – Arada Olmak: İzmir Uzundere’de Kampüs ve Mimarlık Fakültesi Önerisi

Mimarlık Fakültesi - 7
Resmi orijinal boyutunda göster

Mimarlık Fakültesi - 3
Resmi orijinal boyutunda göster

Mimarlık Fakültesi - 3
Resmi orijinal boyutunda göster

Mimarlık Fakültesi - 6
Resmi orijinal boyutunda göster

Mimarlık Fakültesi - 2
Resmi orijinal boyutunda göster

Mimarlık Fakültesi - 2
Resmi orijinal boyutunda göster

Mimarlık Fakültesi - 12
Resmi orijinal boyutunda göster

Mimarlık Fakültesi - 6
Resmi orijinal boyutunda göster

Mimarlık Fakültesi - 6
Resmi orijinal boyutunda göster

Mimarlık Fakültesi - 8
Resmi orijinal boyutunda göster

Mimarlık Fakültesi - 2
Resmi orijinal boyutunda göster

Mimarlık Fakültesi - 3
Resmi orijinal boyutunda göster

Mimarlık Fakültesi - 3
Resmi orijinal boyutunda göster

Bir Arada – Arada Olmak: İzmir Uzundere’de Kampüs ve Mimarlık Fakültesi Önerisi

İzmir Demokrasi Üniversitesi Mimarlık Bölümü ARCH402 Tasarım Stüdyosu kapsamında Dilan Karaoğlan ve Gizem Özer tarafından geliştirilen proje.

İzmir Uzundere’de Kampüs ve Mimarlık Fakültesi Tasarımı: Mekânsal Alle, Bir aradalık ve Doğa ile Bütünleşme

İzmir Uzundere’de tasarlanan kampüs ve Mimarlık Fakültesi, yalnızca eğitim mekânlarının yerleşiminden oluşan bir yapı topluluğu olarak değil; farklı disiplinleri, kullanıcıları ve üretim süreçlerini bir araya getiren bütüncül bir kampüs sistemi olarak ele alınmıştır. Projenin çıkış noktası, kampüs yaşamını şekillendiren bir “alle” oluşturmak ve bu alle üzerinden sosyal etkileşimi, ortak üretimi ve kent ile doğa arasındaki ilişkiyi güçlendirmektir.

Uzundere’nin mevcut yerleşim dokusu, ulaşım bağlantıları ve güçlü peyzaj karakteri tasarımın temel verilerini oluşturmuştur. Kent ile ilişki diyagramında görüldüğü üzere kampüs, çevresindeki yerleşimler ve ulaşım ağlarıyla bütünleşen geçirgen bir sistem olarak kurgulanmıştır. Bu yaklaşım, kampüsü yalnızca eğitim kullanıcılarına hizmet veren kapalı bir yapı topluluğu olmaktan çıkararak kentsel yaşamın bir parçası haline getirmeyi amaçlamaktadır.

Topoğrafya, projenin biçimlenmesinde belirleyici rol üstlenmiştir. Araziye müdahale eden bir yerleşim anlayışı yerine, topografya ile çalışan bir mekânsal kurgu geliştirilmiştir. Topografya analizinde görüldüğü gibi arazi eğimi, açık alanların, terasların ve yapı kütlelerinin organizasyonunu yönlendiren temel unsur olarak değerlendirilmiştir.

Bernard Tschumi’nin Architecture and Disjunction (1994) ve Event-Cities (1994, 2000)1 eserlerinde vurguladığı gibi, alle yalnızca bir dolaşım hattı değil; aynı zamanda karşılaşmaların ve etkileşimlerin mekânsal sahnesidir. Kampüsün ana fikrini oluşturan alle, farklı fakülteleri ve sosyal odakları birbirine bağlayan bir dolaşım hattının ötesinde, kampüs yaşamının kamusal omurgası olarak düşünülmüştür. Yaya aksı (Pedestrian Axis) diyagramında görüldüğü üzere bu alle, kampüsün farklı kotlarını birbirine bağlarken kullanıcılar arasında karşılaşmaları ve etkileşimleri teşvik eden süreklilikler üretmektedir. Alle boyunca konumlanan avlular, açık çalışma alanları, sergileme mekânları ve sosyal odaklar kampüs yaşamının gündelik sahnelerini oluşturmaktadır.

Mimarlık Fakültesi’nin kütlesel organizasyonu da bu omurgayla ilişki kuracak biçimde geliştirilmiştir. Kütle oluşum diyagramında görüldüğü üzere yapı, araziye yerleşen tekil bir blok olarak değil; topoğrafyadan türeyen ve farklı kotlara yayılan parçalı bir sistem olarak ele alınmıştır. Teraslanan arazi üzerinde konumlanan yapı parçaları arasında oluşturulan avlular, geçiş alanları ve köprüler hem fiziksel hem de görsel süreklilik sağlayarak kampüs yaşamını desteklemektedir.

Projenin mekânsal organizasyonu “bir arada” (together) ve “arada” (in-between) kavramları üzerinden şekillenmiştir. Bir arada/ arada (Together/In-Between) kesit diyagramında görüldüğü gibi eğitim birimleri arasında oluşturulan aradalık mekânları, farklı kullanıcıların karşılaşmasına ve ortak üretim süreçlerinin görünür hale gelmesine olanak tanımaktadır. Henri Lefebvre ’nin “mekânın toplumsal üretimi” kavramı burada somutlaşır (Lefebvre, 1991)2. Bu düşence ile fakülte kütlesi, üretim ve etkileşim süreçlerini mekânsal olarak sahneleyen bir yapı haline gelir.

Böylelikle merdivenler, köprüler, galeri boşlukları ve avlular yalnızca dolaşım elemanları değil, aynı zamanda sosyal etkileşim mekânları olarak çalışmaktadır.

Mimarlık Fakültesi; Mimarlık, Şehir ve Bölge Planlama ile Peyzaj Mimarlığı bölümlerini ortak bir sistem içerisinde bir araya getirmektedir. Fakülte yerleşim planında görüldüğü üzere bölümler hem kendi mekânsal gereksinimlerine hem de disiplinler arası etkileşimi destekleyecek ilişkilere göre konumlandırılmıştır. Peyzaj Mimarlığı laboratuvarları açık alanlarla güçlü ilişki kurarken, Mimarlık Bölümü merkezi konumuyla ortak kullanımları beslemekte, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü ise kampüs omurgasının diğer ucunda yer alarak bütüncül sistemi tamamlamaktadır.

Mekânsal İlişkiler (Spatial Relationships) aksonometrisinde görüldüğü üzere yapı; Bir arada (together), arada (in-between) ve dönüşebilir ortak mekânlar üzerinden kurgulanmıştır. Ortak çalışma alanları, bireysel çalışma mekânları, sergileme alanları ve sosyal kullanımlar farklı kotlarda birbirleriyle ilişki kurarak fakülte yaşamının sürekliliğini sağlamaktadır. Özellikle alle kotuna açılan ortak mekânlar, eğitim faaliyetlerini kampüs yaşamının görünür bir parçası haline getirmektedir.

Yapının üst katlarında yer alan stüdyolar köprülerle birbirine bağlanarak bölümler arası etkileşimi güçlendirmektedir. Doğal ışık alan, manzaraya açılan ve farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayabilen bu mekânlar mimarlık eğitiminin kolektif üretim kültürünü destekleyen esnek çalışma ortamları oluşturmaktadır.

Topografik kesitte görüldüğü gibi yapı, arazi ile bütünleşen teraslı bir sistem olarak çalışmaktadır. İç ve dış mekân arasındaki sınırlar geçirgenleştirilmiş; üretim, sergileme ve sosyal yaşam açık alanlarla bütünleştirilmiştir. Böylece kampüs, kent ile doğa arasında bir arayüz oluştururken kullanıcılarına sürekli değişen mekânsal deneyimler sunmaktadır.

Uzundere’de tasarlanan Mimarlık Fakültesi, yalnızca eğitim veren bir yapı değil; karşılaşmaları, ortak üretimi ve toplumsal etkileşimi destekleyen bir kampüs parçası olarak ele alınmıştır. Kampüs allesi, topoğrafyaya uyumlu kütle organizasyonu ve bir aradalığı teşvik eden mekânsal kurgusu ile proje, mimarlık eğitiminin mekânsal gereksinimlerini kampüs yaşamının sosyal ve kültürel dinamikleriyle bütünleştiren bir öneri sunmaktadır.

Kaynakça

  1. Tschumi, B. (1994). Architecture and Disjunction. Cambridge, MA: MIT Press; Tschumi, B. (1994/2000). Event-Cities. Cambridge, MA: MIT Press.
  2. Lefebvre, H. (1991). The Production of Space.
Etiketler

Bir yanıt yazın