Norveç’te Geleneksel Kırmızı Boyalı Ev

Rever & Drage, Norveç’in Raelingen kentinde bulunan geleneksel kırmızı boyalı bir evi genişleterek, yeşil alanlarla birbirine bağlanan iki yeni hacim ekledi.

Fotoğraflar: Tom Auger

Chr Tomters Veg adı verilen bu konut eklentisi, mevcut yapının karakterini korurken modern yaşama uygun yeni mekânlar oluşturmak isteyen, büyüyen bir aile için Rever & Drage tarafından tasarlandı.

Rever & Drage’a göre, iki yol arasında yer alan uzun ve eğimli arsanın topoğrafyası ve mekansal kısıtları, mimarlık ofisini iki ayrı ek yapı tasarlamaya yönlendirmiş.

Bu eklerden biri mevcut evin kuzeyinde konumlanırken ikincisi güneyde yer alıyor. Böylece yeşil alanlarla birbirine bağlanan üç kırmızı hacimden oluşan bir bütün ortaya çıkıyor.

Mevcut evin stiline uygun olarak, eklentilerin dış cephe malzeme paleti; boyalı ahşap kaplama, tuğla, kiremit ve çelik yüzeyler dahil olmak üzere çeşitli kırmızı tonlu malzemeleri bir araya getirmiş. Cephelerde ayrıca bitki gelişimini teşvik etmek amacıyla kafes biçimli elemanlar da kullanılmış.

Rever & Drage’in kurucu ortaklarından Tom Auger: “Kafes örgü (latticework) cepheye zarif bir katman ekliyor ve tırmanıcı bitkiler için destek sağlıyor; dış mekânı yumuşatıyor, mevsimsel değişkenlik katıyor ve üç yapı arasındaki yeşil açık alanları birbirine bağlamaya yardımcı oluyor.”

Taş döşeli bir avlu, kuzeyde yer alan üç katlı eklentiye açılıyor. Bu eklentiye ayrıca, bir tavan ışıklığıyla aydınlatılan yer altı geçidi aracılığıyla da erişilebiliyor.

Bu hacimde, kısmen gömülü bodrum katta bir garaj bulunurken, üst katta bağımsız bir daire yer alıyor. En üst katta ise eğimli çatı altında konumlanan, ahşap kaplamalı bir çalışma odası bulunuyor. Bu “atölye benzeri” çalışma mekânında yer alan bir mahya penceresi ve oturma elemanı sayesinde çevredeki peyzaj manzarası izlenebiliyor.

Güneyde yer alan iki katlı eklentiye, şömine ve oturma alanı içeren kapalı bir kış bahçesi üzerinden erişiliyor.

Batıya yönlenen geniş pencereler, iç mekân ile çevredeki yeşil alanlar arasında ilişki kurmak ve öğleden sonra alçalan güneş ışığını içeri alarak kış aylarında pasif güneş kazancı sağlamak amacıyla tasarlanmış.

Auger, “Yeni hacimler ile mevcut yapı arasına, biri açık avlu diğeri kapalı kış bahçesi olmak üzere iki yeşil ara mekân yerleştirdik,” dedi. “Bu mekânlar, gün ışığını, bitkileri ve mevsimsel değişimi evin günlük yaşamına dahil ediyor.”

Sözlerine devam eden Auger, “Kırmızı yapılar ile çevredeki yeşillik arasındaki diyalog, zamansız Nordik çağrışımlar uyandırıyor: ormandaki kırmızı ev, işlenmiş olan ile vahşi olan, evcilleştirilmiş olan ile doğal olan gibi,” diye ekledi.

Ofisin “içine girilen, masif bir eleman olarak algılanması gereken” bir unsur olarak tanımladığı meşe kaplamalı duvar, güneydeki eklentide yer alan yatak odası, banyo, ev ofisi ve küçük dinlenme odasına (snug) yönlendiriyor.

İç mekânda meşe, açık renkli dişbudak, tuğla ve açıkta bırakılmış betonun yanı sıra boyalı yüzeyler ve desenli duvar kâğıtlarından oluşan bir malzeme paleti tercih edilmiş.

Auger, “Amaç, sıcak, dokunsal ve zamansız bir mekân yaratmaktı,” dedi. “Önemli bir hedef de klasik detaylandırmayı daha çağdaş bir ifade ile bir araya getirmekti.”

Mevcut konut, planın merkezinde yer almaya devam ederken, yerleşimi ve oranları büyük ölçüde korunuyor. Yapının özgün mavi kapısı ile beyaz pencere doğramalarının bazı bölümleri de muhafaza edilmiş.

Mevcut yapıda yapılan müdahaleler arasında, daha önce eklenmiş küçük bir hacmin ve eski bir garajın kaldırılması ile ebeveyn yatak odasının taşınarak çocuklar için bir yaşam alanına dönüştürülmesi yer alıyor.

“Projenin sürdürülebilirlik stratejisi, mevcut yapının korunmasıyla başladı; bu sayede yıkım azaltıldı ve gömülü karbon korunmuş oldu,” diyen Auger şöyle devam etti: “Mümkün olan yerlerde mevcut bazı elemanlar korunarak yeniden işlevlendirildi.”

Etiketler

Bir yanıt yazın