Şevval Bayram'ın XXV. Direklerarası Seyirci Ödülleri için tasarladığı proje, Sahne Tasarımı Ödülü kazandı.
Bir Macbeth Enstalasyonu
Macbeth’in psikolojik eksenini mekânsal bir dile çeviren sahne tasarımı, çok katmanlı bir dramatik kurgu üzerine kuruludur. Tasarım, sahne tasarımcısı Şevval Bayram ile oyunun yönetmenliğini, proje tasarımını ve ışık tasarımını üstlenen Cemre Su Salur’un ortak bir sahne tahayyülü doğrultusunda geliştirilmiş; bu birliktelik oyunun mekânsal atmosferini belirleyen temel yapıyı oluşturmuştur.
Kırmızı Topografya: Yükselişin ve Çöküşün Aynı Formda Birleşmesi
Sahneyi kuşatan kırmızı kumaş yüzeyler, Macbeth’in iktidara yönelen adımlarını temsil eden akışkan bir topografya olarak ele alınmıştır. Kumaşın dalgalanan morfolojisi; yükselme, genişleme ve daralma hareketlerini dramatik bir coğrafyaya dönüştürürken, yüzey üzerinde kullanılan kırılmış pleksi aynalar bu topografyaya sürekli değişen bir ışık lekesi taşır. Hareket hâlindeki bu leke, hırsın kırılgan yapısını ve kaderin kesintisiz devinimini sahnenin ritmine yedirerek mekânın davranan bir yüzeye dönüşmesini sağlar.
Çizgisel Gerilim: İpler, Anahtarlar ve Görünmez Yönlendirme Mekanizması
Mekân boyunca uzanan ince kırmızı ipler, cadıların fiziksel varlık göstermeden oyunun yönelimlerini belirleyen etkilerini çizgisel bir gerilim ağına dönüştürür. İplere bağlı anahtarlar, askıya alınmış karar anlarını ve Macbeth’in henüz kendi iradesiyle biçimlendirmediği seçimleri temsil ederek sahne içinde görünmez fakat sürekli yönlendiren bir kuvvet alanı yaratır.
Bozulan Algı: Yün Dokular ve Suçun Somutlaşması
Sahnenin belirli bir bölümünde yer alan yün dokular, oyuna hâkim olan uykusuzluk, yavaşlama ve bulanık bilinç hâlini mekâna taşır. Mat, ağır ve çözülmeye yakın bu yüzeyler, Macbeth ve Lady Macbeth’in zihinsel dağılma süreçlerini maddesel bir yoğunluk olarak ifade eder. Bu atmosferin içinde dramatik bir anda görünür hâle gelen kırmızı ağırlıklı tablo ise Macbeth’in kralı katletmesiyle eşzamanlı olarak ortaya çıkan bir ışığın etkisiyle suçun bir yüzey olarak nihayet somutlaştığı anı işaret eder. Yünün çözülen dokusu ile tablonun anlık görünürlüğü birleşerek karakterlerin iç kırılmalarının mekândaki izdüşümünü oluşturur.
Soğuk Mekanik: İktidarın Yapısal Şiddeti
Kırmızı kumaşın organik akışına karşıt olarak kullanılan zincirler, kancalar, parlak yüzeyler ve rugan kırmızının keskin ışığı; sahnede iktidarın mekanik, sistematik ve sert doğasını görünür kılar. Bu bölüm, sert malzemelerin bir araya gelişiyle neredeyse bir “güç laboratuvarı” hissi üretir—iktidarın uygulandığı, test edildiği ve soğuk bir kararlılıkla işlediği bir alan. Bu zıtlık, oyundaki psikolojik gerilimin fiziksel bir karşılığı olarak çalışır ve sahnenin duygusal ritmini keskin biçimde değiştirir.
Mekânsal Sonuç
Tasarım, Macbeth’in içsel dönüşümünü dekoratif bir temsil alanından çıkararak davranış gösteren bir mekân fenomeni hâline getirir. Kırmızı topografya, hareketli ayna lekesi, çizgisel gerilim hatları, çözülen yün dokular ve zamansal olarak beliren imgeler bir araya gelerek oyunun zihinsel, duygusal ve fiziksel katmanlarıyla paralel bir atmosfer kurar.
Tasarım, XXV. Direklerarası Seyirci Ödülleri’nde Sahne Tasarımı Ödülü ile değerlendirilmiştir.
Ek Bilgi – Ödüller ve Adaylık
“Kendi Var Adı Yok” ve yaratıcı ekibi, prömiyerden kısa süre sonra çeşitli ödüllerle de değerlendirilmiştir.
Cemre Su Salur, 2025 Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın Yönetmeni” ödülüne değer görülmüş; “Kendi Var Adı Yok”, aynı ödüllerde “Yılın Ekip Oyunu” ödülünü kazanmış ve “Yılın Oyunu” kategorisinde aday gösterilmiştir.