Mekan, Hareket ve Sesin Buluştuğu Kısa Filmler

Kültür, sanat, tasarım, moda, mimarlık ve hareket sanatları üzerine dünyanın dört bir yanından seçilmiş kısa filmler sunan küratöryel bir platform olan NOWNESS; mekanı bedenle düşünmeye davet eden bir kısa film serisi oluşturdu.

NOWNESS’ın oluşturduğu Dancing About Architecture kısa film serisi; 2018’den bu yana mimari, müzik ve hareketi bir araya getiren kısa filmlerden oluşuyor. Dünyanın farklı yerlerinden sanatçılar; kentleri, ikonik mimari yapıları ve doğal çevreyi, hareket ve ses ile birleştirerek tek bir organizma haline getiriyor. Her bir videoda, mekana ait geometrik izler ve ses, hareketin birer öznesi halinde sunuluyor.

Örneğin serinin son çalışması “Dancing About Architecture: Casper Danse Marseille”de; Marsilya’nın enerjisi ve ritmi, beden aracılığıyla yorumlanıyor. Dansçı Casper Tveteraas Hauge, şehrin kaotik akışını hareket ile yanıtlıyor. Yönetmen Théo Vincent, kentin dokusunu göstermek için çoğu kişinin görmediği ara sokaklara, saklı köşelere yönelerek hem sokakların hem de arkasındaki denizin gücünü filme taşıyor. Filmin ses tasarımcısı Samuel Jurkovič ise şehir gürültüsünü beden üzerinde hissedilen güçlü bir işitsel deneyime dönüştürüyor.

“Casper Danse Marseille’de, sesin bedeni nasıl harekete geçirdiğini, ritmin çevreden nasıl ortaya çıktığını keşfetmek istedim. Araba kornaları, insan seslerinin uğultusu, inşaat alanlarının gürültüsü… hepsi birer hareket dürtüsüne dönüştü.” – Théo Vincent

Bir diğer dikkat çeken çalışma olan “Dancing About Architecture: Koki Nakano – External Cephalic Version” ise rengarenk brütalist tasarımlarıyla tanıdığımız Ricardo Bofill’in Muralla Roja adlı yapısında geçiyor. Koki Nakano bu çalışmasında, doğum öncesinde ters duran bir bebeği başaşağı çevirmeyi amaçlayan ECV prosedürünün yarattığı gerginlikten ilham alıyor.

“Filmi, bu deneyimin gerginliğini hayal ederek kurguladım. Dış dünyanın doğmamış bir bebeğe uyguladığı dramatik etki, o anın riski… Aynı zamanda anne ve doktorların doğum öncesi evrene gönderdiği büyük bir umut çağrısı gibi geliyor bana.” – Koki Nakano

Kısa film, konunun ağırlığının aksine oldukça renkli bir dünyada geçiyor. Koreografi mekanın farklı köşelerinde çekilmesine rağmen; renkler, arka plan, gökyüzü, bulutlar ve su — Bofill’in mimarisiyle birlikte —dansı öne çıkaran tek bir mekansal bütün olarak kullanılıyor.

Kısa filmler içerisinde Zagreb’de yaşayan Türk hareket sanatçısı Dora Sarıkaya’nın da bir çalışması yer alıyor. Sanatçı “Dancing About Architecture: Yuva” adlı filmde; “yuva” kavramının özüne ulaşmak için Türk geleneğiyle iç içe geçmiş bir huzur hissini araştırıyor. Geleneksel Türk dansının öğelerini kullanarak geniş bir ev ortamının farklı köşelerini beden aracılığıyla dolaşıyor.

Filmin mekanı ise Hırvat mimarlar Berislav Šerbetić ve Ivan Filipčić tarafından tasarlanan Kumrovec’teki Spomen-Dom. Yapının geniş açılar sunan geometrisi ve ahşap duvarları, doğu estetiğinin sakinlik ile ilişkilendirilen aydınlık mekanlarını anımsatıyor.

El dokuması Türk halılarının yapım sürecinden, zengin motiflerinden ve geleneksel Türk dansından ilham alan bu çalışma; kültürel kimliği ve aidiyet arayışını inceleyen bir görsel-işitsel deneyime dönüşüyor.

Etiketler

Bir yanıt yazın