Podercast'in bu bölümünde DS Mimarlık Kurucusu Yüksek Mimar Deniz Aslan'ı konuk ediyoruz.

Doğa, tarih boyunca kendi döngülerini yaşadı ve yaşıyor. Bugün ise karşılaştığımız çevresel değişim hızı, peyzaj mimarlarını geleneksel tasarım yöntemlerinin ötesine geçmeye zorluyor. Peki, bu süreci bir “kriz” olarak değil de, mimari zekâ ve teknolojinin rehberliğinde yaratılacak yeni bir denge arayışı olarak ele almak mümkün mü?
Bu sorunun yanıtını, kentsel kamusal alanlar ve sürdürülebilirlik üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan DS Mimarlık Kurucusu Yüksek Mimar Deniz Aslan ile yaptığımız sohbette arıyoruz. Hızlanan bu büyük doğal dönüşüm sürecine odaklanarak, mimari ekiplerinin kentsel alanları tasarlarken çevresel değişimlerle nasıl stratejik olarak mücadele ettiklerini konuştuk. Konuşmamızın merkezinde, bir projenin zorluğu sadece estetik değil, aynı zamanda en zorlu adaptasyon gerektiren çevresel koşullar olduğunda nasıl bir yol izlendiği yatıyor.
Çözümün Anahtarı: Veri ve Görsel Teknoloji. Geleceğin peyzajı, artık sadece yeşil alanların nerede olacağına dair kararlarla sınırlı değil; veriye dayalı kesinlik üzerine inşa ediliyor. Peyzajın geleceği, artık yalnızca Coğrafi Bilgi Sistemleri (GIS) ve akıllı sulama gibi araçlarla değil; aynı zamanda araziyi milimetrik detayda haritalandıran fotogrametri ve gelişmiş görsel teknolojilerde saklı. Drone’lar aracılığıyla toplanan verilerle oluşturulan yüksek hassasiyetli 3D modeller, tasarımcılara bir bölgenin topografyasını, su akışını ve bitki sağlığını benzersiz bir doğrulukla analiz etme imkânı sunuyor.