İtalyan mimarlık ofisi C+S Architects, Bergamo yakınlarında, ünlü tasarımcı Enzo Mari’nin 1950’lerde geliştirdiği hayvan bulmacasından esinlenen kırmızı beton duvarıyla öne çıkan bir kreşi tamamladı. Kreşin girişinde yer alan oyunsu duvar, çocukları Alzano Lombardo’daki yeni eğitim yapısına davet ediyor. Proje, C+S Architects ile yerel stüdyo Capitanio Architetti iş birliğiyle hem bulunduğu doğal bağlama hem de İtalyan tasarım tarihine gönderme yapıyor.

Fotoğraflar: Alessandra Bello and Maria Alessandra Segantini
Kreş, tarihi bir park kompleksinin içinde, beyaz cam mozaiklerle kaplanan pavyon benzeri tek katlı bir yapı olarak tasarlandı. Cephedeki açıklıklar bronz renkli çerçevelerle vurgulandı. Yapının bulunduğu alan, eskiden parkın sebze bahçesi olarak kullanılıyordu. Çevresinde taş ve beton duvarlar, sokağa ve komşu konuta sınır oluşturuyor.
Kırmızı pigmentli beton duvar, Val Seriana bölgesinde yaygın olarak görülen taş istinat duvarlarına atıfta bulunuyor. Betonun içine katılan agregalar, çevre peyzajıyla uyum sağlayacak şekilde seçildi.

Ana girişin karşısındaki duvarda, Mari’nin 1957’de eğitim amaçlı oyuncak olarak geliştirdiği ahşap bulmacanın hayvan figürleri kabartma olarak işlendi. Mimar Maria Alessandra Segantini, çocukluğunda oynadığı bu bulmacadan ilham aldığını belirtiyor: “O anın sıcaklığı hafızamda saklı kalmıştı. Alzano’daki okul üzerine düşünmeye başladığımda yeniden ortaya çıktı. Okuldaki her çocuğun aynı sıcaklığı hissetmesini, oyun yoluyla öğrenmenin keyfini yaşamasını istedim.”

Hayvan figürleri sadece dekoratif değil, işlevsel birer öğeye de dönüşüyor: Su aygırı figürü bebek arabası ve bisiklet parkını barındırırken, domuz ve boğa figürleri ısıtma sisteminin havalandırmasını içeriyor.

Dışarıdan bakıldığında yapı büyük ölçüde duvarlarla gizleniyor; yalnızca bölgenin endüstriyel geçmişine referans veren testere dişi çatı profilleri görünüyor. İç mekânda beyaz tonlar hâkim; geniş pencereler ve çatı altındaki ışıklıklar mekânı doğal ışıkla aydınlatıyor.
Yapının merkezinde çok amaçlı bir atriyum yer alıyor. Buradan sınıflara, spor salonuna, ilk yardım odasına, öğretmen alanlarına ve mutfağa ulaşılabiliyor. İki iç avlu, Mari’nin hayvanlarıyla süslenmiş yumuşak zeminlerle oyun alanı olarak tasarlandı.

Mimarlar, her alanın farklı işlevlere uyum sağlayabilmesi için “potansiyel mekân” kavramını benimsedi. Segantini’nin ortağı Carlo Cappai, bu yaklaşımı şöyle özetliyor: “Tüm dolaşım alanlarını özel etkinliklere dönüşebilecek şekilde cömert tuttuk. Böylece okul, mesai sonrası da topluluk için bir merkez haline geliyor ve kimliğini güçlendiriyor.”.

Sınıflar, koridora açılan geniş cam kapılarla birbirine görsel olarak bağlanıyor. Her sınıfta, beyaz linolyum zemin üzerinde farklı renkle işlenmiş bir hayvan figürü bulunuyor. Bu renk, o bölümün banyosunda kullanılan seramiklerle eşleştirilmiş.

Hayvan motifleri ayrıca kontrplak kesitler halinde duvarlarda yer alıyor. Her sınıfın doğrudan ulaştığı portikolarda, cepheyle temas etmeden uzanan açılı güneş kırıcılar kullanılmış.

Girişin karşısında ise bahçeye açılan geniş bir yemekhane yer alıyor. Buradaki oyun alanında, hayvan figürleri bir kez daha zemine kazınmış durumda.

C+S Architects, 30 yılı aşkın süredir eğitim yapıları üzerine çalışıyor. İtalya ve İngiltere’de ofisleri bulunan ekip, kültürel bağlama duyarlı çözümler üretirken teknik ve malzeme yeniliklerini de araştırıyor.