2. Ödül (Profesyonel Kategori), Yapı Tasarım Yarışması 2025 – Kentsel Dönüşüm: Alternatif Arayışlar

2. Ödül (Profesyonel Kategori), Yapı Tasarım Yarışması 2025 – Kentsel Dönüşüm: Alternatif Arayışlar

Recep Çetin ve Ayşe Feyza Karakoç'un "Yapı Tasarım Yarışması 2025- Kentsel Dönüşüm: Alternatif Arayışlar" için tasarladığı proje, profesyonel kategoride 2. ödülü kazandı.

Proje Raporu:

[street]cture

Kentsel dönüşüm; ekonomik, sosyal, fiziksel ve çevresel sorunlara çözüm amacıyla çevrenin yeniden inşa edilmesini kapsamaktadır. Türkiye’de kentsel dönüşüm faaliyetleri, imar uygulamaları, toplu konut üretimleri, gecekondulaşma ve deprem gibi nedenlerle hız kazanmıştır. Özellikle 1999 Marmara, 2011 Van, 2020 İzmir ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinin yarattığı maddi ve manevi yıkımlar, kentsel dönüşümün yeniden ve ivedilikle ele alınmasını zorunlu kılmıştır. Ancak bu dönüşüm sürecinde; kentsel planlama ve tasarım bazlı yaklaşımlar yerine, çoğunlukla planlı bir çalışma yapılmadan uygulanan bina bazlı yenilemeler, sosyal, ekonomik ve çevresel yenileme modelinin dışında kalmaktadır.

Türkiye’de yaygın olarak görülen bitişik nizam yapıların, kentsel dönüşüm kapsamında bina ölçeğinde ele alınmasının zorlukları ve olumsuzluklarını sosyal, ekonomik, çevresel yenileme modeli ve modüler bir sistem önerisi ile uygulanabilirliğini ele alarak alternatif bir çözüm önerisi geliştirilmesi amaçlanmıştır. Kentsel dönüşümün yalnızca yapısal müdahale olarak ele alınmasının, sokak ve mahalle gibi sosyal ilişkiler düzleminde ve kamusal-özel alan etkileşiminde eksiklikler doğurduğu göz önünde bulundurularak, bu ilişkilerin günümüz mekansal ihtiyaçları bağlamında potansiyele dönüştürülmesi hedeflenmiştir. Bu doğrultuda, kentsel dönüşümün yoğun olarak gözlendiği ve farklı bağlamlara da uygulanabilirliğinde örnek olabileceği düşünülen Kadıköy – Moda bölgesi, alternatif bir çözüm önerisi alanı olarak belirlenmiştir.

Yer seçiminde belirleyici faktörlerden biri; son zamanlarda Moda’daki konut dokusunun zemin katlarının ticaret fonksiyonuna dönüşerek değişim geçirmesi ve mimari mekanların, mekansal ihtiyaçlara cevap vererek gerektiğinde dönüşüm geçirebilme potansiyeli açısından örnek teşkil etmesidir. Bu dönüşüm, Moda Caddesi’nde 20. yüzyılda inşa edilen bitişik nizam yapı grubunda da izlenebilmektedir. Özellikle bu yapılar, zemin katlarında ticaret fonksiyonu düşünülerek yayaların ve dükkan sahiplerinin gündelik yaşamına dahil olan kolonadlı geçişler (kamusal ara yüzler) içermektedir. Bu durum, zemin kat-sokak ilişkilerinin sosyo-kültürel ihtiyaçlar doğrultusunda planlandığını ve mekansal üretimin salt yapılı çevreyi inşa etmekten öte bir anlam taşıdığını göstermektedir. Kentsel dönüşüm sürecinde bu tür hafıza mekanlarının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması, söz konusu yapı bloklarının güçlendirilerek korunması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Aynı zamanda, eğlence ve ticaret yaşamının zemin katlara taşındığı bu alanlarda yeni bir model önerisi ile bu farkındalığın artırılması için örnek teşkil eden bir model olduğu düşünülmektedir. Bu kapsamda, kentsel dönüşüm sürecinde bitişik nizam yapı grubunun mevcut potansiyellerinin ortaya çıkarılması, korunması ve mekansal üretim pratiklerinin çeşitli sosyal, ekonomik ve çevresel faktörlerle ilişkilendirilmesi önem kazanmıştır. Moda Caddesi üzerinde seçilen, zemin katı kolonadlı kamusal bir arayüz barındıran ve üst katları konut fonksiyonuna sahip olan üç bitişik nizam yapının, kentsel dönüşümün iyileştirici yönüyle yeniden ele alınması hedeflenmiştir.

[structure – culture – street]

“Streetcture” kavramı, yalnızca fiziksel sokak yapısını değil, o sokağın taşıdığı kültürü ve strüktürel belleği de içinde barındıran bir dönüşüm yaklaşımıdır. Moda Caddesi’nde önerilen model, bu üç bileşenin bir arada düşünüldüğü, kentsel hafızayı koruyan, dinamik, modüler ve sosyo-kültürel etkileşimi gözeten bir sistem önerisidir.”

Sosyal, ekonomik ve çevresel bileşenleri barındıran sürdürülebilir kentsel dönüşüm modelini [structure – culture – street] Moda Caddesinde ele alarak;

-Kentsel dönüşümü, kamusal ve özel alanların kolektif birlikteliğine dönüştürme potansiyelini ortaya koymak,

-Hasar görmüş bina cepheleri ve strüktürel elemanlar üzerinde iyileştirmeler yaparak bitişik nizam yapı grubunu bir bütün olarak değerlendirmek,

-Kentsel dönüşümü, yalnızca fiziksel bir yıkım değil, aynı zamanda hafızanın korunmasına yönelik bir iyileştirme süreci olarak görünür kılmak,

-Modüler sistem önerisiyle farklı kullanıcı ihtiyaçlarına cevap verebilen, dönüşebilen ve büyüyebilen dinamik bir yapı oluşturmak,

gibi ilkesel kararlar ile kentsel dönüşümü bina ölçeğinden çıkartarak ileride yapılacak çalışmalarda alternatif bir öneri sunmak planlanmıştır. Bu kapsamda, Moda Caddesi üzerinde belirlenen üç bitişik yapının mevcut hasarları tespit edilerek yıkılmadan, iyileştirme olanağı tanıyacak modüler bir sistem önerilmiştir.

Kentsel dönüşüm yalnızca fiziksel yapıları değil; bir toplumun sosyal yapısını, hafızasını ve sürdürülebilir yaşam olanaklarını da etkileyen çok katmanlı bir süreçtir. Moda Caddesi özelinde geliştirilen bu öneri, Türkiye’de benzer yapı tipolojileri için örnek teşkil edecek, mekan ile toplum arasındaki ilişkiyi yeniden kurarak kentsel yaşamı zenginleştirecektir.

Bu modüler sistem önerisi; hızlı değişimlere ve acil durumlara uyum sağlayabilen, kolektif bir hafızaya ve katılımcı bir mekansal üretim sürecine dayanmaktadır. “Streetcture” kavramı bu bağlamda, sokağın strüktürel ve kültürel anlamda yeniden inşasını temsil eden bütüncül bir yaklaşım olarak ele alınmıştır.

Yapılan incelemeler sonucunda, cephe ve strüktürel hasarlara göre müdahaleler yapılmış, cephe ve kolonadlı sokak aksı boyunca hasar görmüş döşeme elemanları sökülerek yerine yeni modüler birimler önerilmiştir. Bitişik nizamdaki seçilen üç yapının strüktürel yapısı grup etkisinde çalışacak öneri bir strüktür ile güçlendirilmesi planlanmıştır. Bu strüktürlere yaşam alanı, balkon, kış bahçesi, ikincil cephe ve saksılık birimi gibi farklı kullanımlara imkan tanıyacak modüler sistem birimleri yerleştirilmiştir. Bu birimler farklı mekansal kullanımlar sunmaktadır. Tasarımda, Moda’nın sivil mimarisinde sıkça rastlanan beton balkon saksılıkları, yeni modelin simgesel ve işlevsel bir parçası olarak öne çıkmıştır. Bu saksılık birimi; yaşam, balkon, teras çatı, kış bahçesi ve strüktürel ikincil cephe birimleriyle birlikte çeşitli modüler sistemleri oluşturmaktadır. Bu çeşitlilik hem estetik hem de strüktürel güçlendirmeyi mümkün kılmaktadır. Saksılık sistemi ve strüktürel eleman sisteminin modülasyon ilişkisi, yağmur suyunu toplama ve peyzaj sulamada geri kullanma imkanı sağlamaktadır. Yarı kamusal alanlar olan teras çatıların yeşil teraslara dönüştürülmesiyle yeni sosyal alanlar oluşturulmuştur. Güneş panelleri eklenerek enerji tüketiminde dışa bağımlılık azaltılmıştır.

Modüllerin tasarımında mevcut betonarme aks sistemine bağlı olarak 5m’lik ve 3m’lik ölçüler esas alınmıştır. Ayrıca, köşe yapının bulunması, köşe modüllerinin geliştirilmesine olanak tanımış ve sokak dokusu içinde öneri yapının bütüncül algılanmasını sağlamıştır. Binaların derinliğinden ve olası güvenlik sorunlarını ortadan kaldırmak için bina arka cephesinde entegre edilecek 5m’lik yangın merdiveni modülü önerilmiştir.

Boşluklu döşeme sistemi önerisi ile modüllerin gün ışığı kontrolü ve termal konforu istenilen noktaya ulaştırması düşünülmüştür. Bu sistem önerileri, büyümeye ve küçülmeye imkan tanıyan yapısı sayesinde farklı konum ve ölçülerde yeniden kullanılabilir bir düzeni barındırmaktadır. Modüler sistem, esnekliği sayesinde farklı kent ölçeklerinde de tekrar kullanılabilir; böylece kalıplaşmış dönüşüm modellerine alternatif yaratabilir. Modüller, strüktürel çerçeveyle bütünleşerek hem görsel uyum hem de yapısal güç kazandırmaktadır. Tüm prefabrik elemanlar demonte olarak taşınabilmekte ve hızlı kurulum avantajı sunmaktadır.

Moda Caddesinin kimliğini oluşturan zemin kat kolanadlı sistem için modüler kentsel donatılar önerilmiştir. Bu donatılar, kolonad-sokak ilişkisini güçlendirerek kamusal kullanım potansiyelini artırmaktadır. Tamamen ticari kullanım yerine; kütüphane ve atölye gibi kamusal işlevler önerilmiştir. Bu sayede masa-sandalye yerleşimleriyle yapılan işgallerin önüne geçilmesi hedeflenmiştir.

Zemin katta beton oturma modülleri ve ahşap kaplama malzemeleri kullanılmıştır. Kemerli geçişler ile zemin katta tanımlı, insan ölçeğine uygun bir kamusal alan oluşturulmuştur. Farklı kullanıcıları ve fonksiyonları bir arada barındıran bu düzen, kentsel dönüşümün sosyo-kültürel yönünü de zenginleştirmektedir.

Yeni eklenen modüler birimlerin taşıyıcı sistemi ve döşemelerinde ön gerilmeli betonarme teknolojisi tercih edilmiştir. Bu sistem, mevcut yapının taşıyıcı elemanlarına minimum müdahale ile ilave yük getirmeksizin entegrasyon sağlar. Ön gerilmeli betonarme tabanlı modüler sistem hem uygulama kolaylığı hem de sürdürülebilir yapı anlayışı açısından örnek bir model oluşturmaktadır.

Moda Caddesi’nde öngörülen bu sistem, mevcut yapı stokunun dönüşümünü desteklerken, kent dokusuna uzun vadeli ve çevre dostu bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.

Etiketler

Bir yanıt yazın