Zeynep Demirci ve Meryem Meral'in "Dışişleri Şehitleri Anıtı ve Anı Mekânı Fikir Projesi Yarışması" için tasarladığı proje önerisi.
“Şehitler tepesi boş değildir, vatan uğruna canını veren her asker, her diplomat, her kişi, bu milletin onuru ve şerefidir.”
Atatürk
Diplomasi kelimelerle kurulan bir köprüdür; o köprü yıkıldığında sadece ses değil, insanlıkta susar. Diplomatlarımız barışı konuşmak için gittikleri yâd ellerdeki şehadetleriyle bizlere barışın bedelini hatırlattılar. Bu büyük acı ancak sessizlikle anılabilirdi, acıdan dilin lâl olması hali ise bizâtihi bu milletin hafızasıdır. Bu derin duygularla birlikte tasarımızı; tabiatın atmosferinde anlama ve dinlenme mekânı olarak kurguladık. Vadinin doğal peyzajıyla hemhal olan bir yapısal müdahaleyle tabiat ve madde arasındaki döngüsel hareket bize ebedi varlık bilincini sağladı. Anmak, ânı fark etmek, hayatın olağan akışında varlığını hissetmek, ebedi tekrar..
1920’lerde temelleri atılan Ankara’nın kent planlanmasında ana aks olarak belirlenen Atatürk Bulvarı, kent içi yeşil alanlarla ve kamusal mekânlarla desteklenmiş “yeşil aks” niteliğindedir. Kentsel düğüm noktası olan parklar ve kamusal alanlar bulvar boyunca birbirlerine bağlanmıştır, Ulus’tan Çankaya Köşkü’ne uzanan bulvar devamında Çankaya ve Cinnah Caddeleri’yle “Sefaretler” ve “Botanik Bahçesi” sit alanlarına uzanmaktadır. Vadi topografyası bilgisiyle kurgulanan Ankara’da yeşil aks boyunca yaya erişilebilirliği sağlanmıştır. Vadi oluşumu olan Botanik Bahçesi kenarındaki yarışma alanı da tabiatın huzur verici atmosferinin içinde Ankara’yı dört mevsim deneyimleyebileceğimiz konumdadır.
Çankaya Caddesi üzerinde, temelde iki ayrı kotta planlanan Dışişleri Şehitleri Anıtı ve Anı Mekânı üst kotta, yaya sürekliliği düşünülerek kurgulanan Atatürk Bulvarı boyunca planlanmış kentsel mekânlar dizisinin devamı niteliğindeki ‘kent balkonu’; alt kotta ise, aynı zamanda Botanik Bahçesi giriş kapısı olan, kentsel yeşil alan içindeki ‘anma/düşünme/hatırlama/anıt mekânı’ olarak planlanmıştır. Ankara Bulvarı ve devamında Çankaya ile Cinnah Caddeleri merkezinde, her iki caddeden olan park girişi için yaya erişilebilirliği ve kentsel kurgunun devamı niteliğinde bir anı patikası ve anma mekânı kurgusu geliştirilmiştir.
Tasarım önermemiz; Botanik Bahçesi girişinde mevcut durumu biraz kontrole alıp vadinin doğal peyzajında düşünme, dinleme, hatırlama ve anlama mekânı sunmaktır. Minimum müdahale yaklaşımı sit alanı olan topografyayı kendi tabiiliğinde bırakma arayışındandır. Tasarım sırasında mevcut ağaçlar tümüyle korunurken, düzenlenen vadi topoğrafyası ile birlikte oluşturulan pastoral peyzajda, anı mekânı ve bir park alanı oluşturduk. Bu mekân aynı zamanda Botanik Bahçesi’ne giriş kapısı işlevini üstlendi. Anı mekânını tekil bir mekân olmaktan ziyade, ziyaretçilerin katılımıyla anlam kazanacak deneyim mekânı olarak kurguladık, onları bir öyküye davet ettik. Ziyaretçiler kent kotundaki kent balkonunda manzarayı deneyimler, yeri anlar. Peyzajda yavaş yavaş aşağı doğru ilerler, tören alanına inen ziyaretçiyi anı duvarı karşılar. Tabiatın içerisinde yalın bir dille varlık bulmuş anı duvarı ziyaretçi için hatırlama, idrak etme ve anma sürecini başlatır. Bahçenin içine doğru devam eden mevcut patika yol ziyaretçinin dolaşma eylemi sürecinde yas tutma ve anma sürecini, doğa ile baş başa, bireysel olarak kendi hızında deneyimlemesini sağlar. Dolaşırken durur, düşünür, izler, anlar, hisseder.. Deneyimin başından beri ziyaretçiye eşlik eden su onu gölete ulaştırır. Toplumsal ve bireysel deneyimlerle çeşitlendirilmiş anma eylemi yerin(tabiatın) idraki ve kolektif hafıza ile güçlenir.
Tabii (tabiat) ile suni (madde) olanın idraki, bu ikisi arasındaki gerilimli ve ebedi ilişkide varlık bilincine ulaşıyoruz. Tasarlanan düş mekânında tabii ile suni olanın geçmiş, bugün ve gelecekteki ebedi tekrarı; bir daha geri dönmeyecek ama bir daha da kaybolmayacak, orada bir yerlerde, daima hatıralarda olacak bir varlığı bizlere anlatıyor. Değişen iklim koşullarında görüntüsünü, sesini, kokusunu yenileyen tabiat anı mekânına eko-duygusal dinamik katıyor.
Anı duvarı önünde ziyaretçiyi karşılayan su ögesi anı patikası boyunca ona eşlik eder ve gölete ulaşır. Toplumsal ve bireysel anma durumlarında tüm sürece sakince eşlik eder. Canlı bir öge olarak ziyaretçinin anı hafızasında yer bulur.
İklimsel harekette ağaçların yaprak ve dallarının minik gölge hareketleri, boşluklu anı duvarının gölge hareketleri ile anlamı bir ilişki kurar. Alandaki kokulu bitkiler mekân hissini güçlendirir.
Anı mekânına girerken kentsel sesler ziyaretçiye eşlik eder. Anı duvarı ile karşılaştıktan sonra ise yerini kuş, akan su ve ağaç seslerine bırakır. Ziyaretçinin karşılaştıkları ile tabiat bir düş mekânına dönüşür.
Düzenlenmiş vadi yamacı peyzajı ziyaretçiler için çeşitli mekân deneyimleri sunar.
Neredeyse yok edilemez bir malzeme olan beton, anma mekânında karlı kışların zor fiziksel koşullarına dayanımı, tabii olanla kurduğu zıtlıkta tektonik bir ifade olarak anlamlı olması ve yalın duruşuyla hayatın sadeliğini vurgulayan bir malzeme olarak tercih edilmiştir.
Anma duvarı tasarlanırken biçimsel oluşum bağlamında tekil parçaların kenetlenerek bir araya gelişi kurgulanmıştır. Tekrar eden malzeme kurgusu ile ‘ebedi tekrar’ vurgusu yinelenmiştir. Bir araya gelişle oluşturulan boşluklu duvar yapısı tabiatı ve maddeyi bir bütünün parçaları olarak idrak etmeyi ve onları kendi varlıklarıyla kabul etmeyi sağlamaktadır.
Alan Kullanımları
1- Kent Balkonu
Ankara’nın ana aksı boyunca planlanmış kamusal durakların devamı olan kent balkonu, kentin ve parkın izlenmesini sağlar. Prefabrik betonarme olarak inşa edilmiş balkon, malzeme ve yapısal tercihiyle doğada varlığını ortaya koyar.
2- Tören Alanı
18 Mart Şehitler Günü’nde yurtdışında görevli oldukları sırada menfur saldırılara uğrayarak şehit edilen diplomat ve bakanlık mensuplarını anmak üzere planlanmıştır. Anı duvarı, aşağı doğru inen zemin kademeleri ve kamusal balkon, -5.50 kotundaki tören alanını tanımlar. Sert zemin peyzajında sıkıştırılmış çakıl taşı zemin tercih edilmiştir. Tekrar eden malzeme vurgusu burada da devam ettirilmiştir.
3- Anı Duvarı
Tören alanında bulunur, boşluklu yapısıyla tabiatla ilişkiyi kesmez ve şehitlerimizin isimlerine yer verir.
4- Okuma – Dinleme Alanı
Topoğrafya kademelerinde yer alır okuma, dinleme, dinlenme imkânı sunar.
5- Anı Patikası
Anı duvarından sonra başlayan patika Botanik Bahçesi içerisinde mevcutta bulunan bireysel anı-deneyim güzergâhıdır.
Günümüzde gelişen teknolojik imkânlar insanlar için sanal kamusal ve özel mekânlar sunmakta. Sanal deneyim ve iletişim fırsatlarının genişliği, kent-mekân deneyimlerini mobil cihazlar üzerinden çeşitlendirmeyi sağlamaktadır. Sanal ve fiziki mekânı aynı anda deneyimleme imkânı, anı mekânı ve Botanik Bahçesi’ni aktif kullanılır kılmak, kolektif yaşantıyı güçlendirmek amacıyla Botanik dijital arayüzü geliştirilmiştir. Botanik Bahçesi’ndeki etkinlik takvimi, mevsimsel çiçek açan bitkiler, festivaller, sergiler sanal ortamda paylaşılır. Kullanıcı katılımı fotoğraf ve yorum paylaşımları ile desteklenir. 18 Mart törenini ve şehitlerimizin hayat hikâyelerini kentlinin hafızasında tutar. Botanik Bahçesi’nde gezinen ziyaretçi yerin anı değerini dijital arayüzden öğrenir.