Yenilikçi tasarımı, sürdürülebilir çözümleri ve insan odaklı yaklaşımıyla Sjustjärnan, Malmö’de modern ofis deneyimini yeniden tanımlıyor.

Fotoğraf: Werner Nystrand
Malmö Merkez İstasyonu’nun hemen yanında yer alan 36.000 metrekarelik görkemli bir ofis binası olan Sjustjärnan, 2023 yılında tamamlanmış. Ofis binası, Kanozi Arkitekter, Castellum ile birlikte tasarlanmış.

Fotoğraf: Werner Nystrand
Sjustjärnan binasında yer alan E.ON’un yeni genel merkezi, 1.800 çalışanın tamamına yetecek bir büyüklükte tasarlanan tüm mekânlar insan sağlığı ve konforu odaklanıyor.

Sabit çalışma alanları yerine esnek bir yerleşim benimsenmiş. Böylece herkesin birbirine yakın olabilmesi sağlanmış.
Birlikte çalışmak isteyenler bir araya gelirken daha sakin ve odaklanmış bir ortam arayanların sessiz alanlara çekilebilmesine olanak tanınmış. Bu anlayış her katta, zeminden tavana tüm mobilyalarda hissedilecek şekilde binanın tamamına yayılmış.

Ofiste, yalnızca bölümlere özel kahve istasyonları bulunurken yemek vakti geldiğinde herkesin binanın en üst katındaki ortak yemek alanında bir araya gelmesi sağlanıyor.
Ayrıca, zemin kata hem çalışanlara hem de dışarıdan gelen ziyaretçilere açık bir restoran yerleştirilmiş.

Fotoğraf: Felix Gerlach
Cephe tasarımı, binanın farklı bölümlerini yansıtacak şekilde çeşitlilik sunarak sokak dokusunu zenginleştirirken yapıyı bütünleştiriyor. Ancak asıl yenilik, binanın çift camlı cephesine gizlenmiş.

Fotoğraf: Felix Gerlach
Geceden kalan serin havanın cephe katmanları arasındaki boşlukta hapsolması, güneş ışınlarının etkisinin azaltılarak sıcaklığın dengede tutulmasını sağlıyor.
Aynı zamanda, cephe elemanları arasındaki hava akışıyla, soğuk havalarda ısıtma ihtiyacı da düşürülmüş.

Fotoğraf: Bert Leandersson
Geniş cam yüzeyler, iç mekânlarda ferah çalışma alanları yaratırken gün ışığının derinlemesine yayılmasını sağlıyor.
Geleneksel cephelere kıyasla güneş kırıcı ihtiyacını azaltan bu sistem, mimari estetiğin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş.

Fotoğraf: Felix Gerlach
Batı cephesinde yer alan biyotop balkonlar, kuşların yuva yapmasına ve böceklerin yaşamasına olanak tanıyor.

Buradaki bitki örtüsü, İskandinav peyzajından esinlenerek seçilmiş.
Biyolojik bir terim olan “biyotop” sayesinde belirli organizmaların burada daha iyi gelişmesini sağlayan özel bir ekolojik ortam oluşturulmuş.
Pergolalar, ekim alanları ve teraslarla tasarlanmış çatı bahçeleri, hem insanlar hem de doğa için yeni yaşam alanları sunuyor.

Fotoğraf: Felix Gerlach
Çalışanların günlük hayatının bir parçası haline gelen bu ekolojik unsurlar, iş yerinde sohbet konusu ve ilham kaynağı olmuş. Bu da, daha sağlıklı çalışanlar ile daha iyi bir çalışma ortamı oluşturulmasını destekliyor.

Fotoğraf: Felix Gerlach