Kayıt Giriş
 ya da  Twitter ile Giriş Yap  ile bağlan
Isiklar Tugla
TÜM ETİKETLER
KİŞİ
KURUM
YARIŞMA
MİMARLIK OKULU
ÇEVRE
MİMARLIK OFİSİ
ÜRÜN
FUAR
GELİŞTİRİCİ
MALZEME ŞİRKETİ
KENTSEL DÖNÜŞÜM
PROJE
BÜYÜK PROJELER
BÜYÜK ETKİNLİKLER
STK
YER
ARKİPARC
ARKİTERA ÖDÜLLERİ
ARKİTERA

Antalya Mimarlık Bienali'nin Ardından...

Türkiye'de ilk kez Antalya'da düzenlenen "Uluslararası Mimarlık Bienali'nin Ardından Değerlendirmeler" forumu, 21-22 Aralık 2011 tarihlerinde Maltepe Üniversitesi'nde gerçekleştirildi.

İki gün süren forum, geniş konuşmacı kadrosu ve kapsamlı tartışma konuları ile ilgi çekiciyidi.

Antalya Mimarlar Odası Başkanı Osman Aydın, Prof.Dr. Tülin Görgülü ve Prof.Dr. Emre Aysu'nun açılış konuşmaları ile başlayan forumun ilk gününde, bienalin değerlendirilmesi ve bienalde gerçekleştirilen işlerin aktarımı üzerinde yoğunlaşıldı. Bu bağlamda ilk oturumda, Osman Aydın, Celal Abdi Güzer ve Tülin Görgülü'nün bienal değerlendirmeleri yer aldı. İlk konuşmacı Osman Aydın, bir öz eleştiri yaparak bienalde eksik olduğunu düşündüğü noktaları sıraladı. Genel olarak bienalin halkla bütünleştiğini söyleyen Aydın, 4 günlük sürenin böyle kapsamlı bir etkinlik için yeterli olmadığını ve daha fazla katılımın gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı. "Anadolu'da Mimarlık" sergisi üzerine de çok eleştiri aldıklarını belirten Aydın, bir sonraki bienale daha hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi.



Sonraki konuşmacı Celal Abdi Güzer mimarlık bienalinin önemi üzerinde durdu. Bienalin, Türkiye'de cesaretlendirici bir başlangıç noktası olduğunu söyleyen Güzer, farklı disiplinlerden ve farklı ortamlardan olan katılımları bienalin önemli bir ekseni olarak değerlendirdi. Anadolu'da Mimarlık sergisinin ise medyatik olanın altını deştiğini dile getiren Güzer, her gün masaya yatırılan aynı işlerin dışında olup biteni görmenin değerli olduğunu ifade etti. Tülin Görgülü ise bienalin en önemli misyonunun halkın yolunu mimarlıkla kesiştirmek olduğunu söyleyerek devamının gelmesi gereken güzel bir etkinlik olduğun belirtti.

Parçalı Kenti Bir Araya Getirmek
Forumun ikinci oturumunda "Batı Antalya için Gelecek Senaryoları" adı altındaki workshop çalışmaları sunuldu. Hüseyin Kahvecioğlu'nun moderatörlüğünü üstlendiği oturumun konuşmacıları Ömer Kanıpak, Devrim Çimen ve Aslı Şener İçinsel oldu. "Gölgekent" çalışmasını sunan Ömer Kanıpak, Antalya'da iklimin ciddi bir belirleyici olduğunu dile söyleyerek projesini de iklim üzerine kurguladığını belirtti. Çalışmasını Yona Friedman'nın manifestosu üzerinden kurgulayan Kanıpak, Antalya'da daha gölge alanlar oluşturulması gerektiğini, bunun için de çalışmasında, binaların yerden yükseltilmesi ve altta kalan boşlukların kullanımı üzerinde durduğunu söyledi. Sonraki konuşmacı Devrim Çimen, Antalya'daki kopuk kamusallık üzerinden hareket ettiklerini belirterek alana küçük müdahalelerle sorunu çözmekten ziyade ifşa etmeyi amaçladıklarını vurguladı. Aslı Şener İçinsel de kentsel yaşamdaki iletişim eksikliği sorunundan yola çıktıklarını belirterek çalışmalarında kentsel boşlukların birer kamusal alan olarak denize doğru yönlendirilmesi üzerinde durduklarını belirtti.
 

Deneysel Mimarlık İşleri
Forumun sonraki oturumunda "Deneysel Mimarlık İşleri" başlığı altında birçok mimar tarafından tasarlanan projeler sunuldu. İlk konuşmacı Levent Şentürk, dokuma fabrikasında gerçekleştirdikleri "Kesişmeleri Dokuma" başlıklı çalışmalarını aktardı. Çıkış noktalarının dokuma fabrikasındaki izleri canlandırmak olduklarını söyleyen Şentürk, gerçekleştirdikleri birçok farklı enstalasyonda Marcel Duchamp'tan ilham aldıklarını belirtti. Sonraki konuşmacı Mert Eyiler, "İsimsiz" adlı tasarımlarının arka planını aktararak mekanları farklı şekilde algılamak üzerine kurgulanan fikirlerinin en önemli parçasının hayal kurmak olduğunu söyledi. "Boşlukları Hissetmek" başlıklı projelerini sunan Onur Eroğuz ise dokuma fabrikasını hissetmek üzere bir kentsel çözümleme yaptıklarını, projede fabrikadaki tesisat boşlukları ile kentsel boşluk ilişkisini kurduklarını söyledi. Sonraki konuşmacı Salih Küçüktuna, Cumhuriyet Meydanı'nda inşa ettikleri "Kesişen" başlıklı projelerini aktardı. Tarihten referans alarak bir sokak prototipi üzerinden gerçekleştirdikleri tasarımda çıkış noktalarının Kaleiçi'nin yapısını test etme isteği olduğunu söyledi.



Ahmet Önder ve Ceren Balkır Övünç ise ses enstalasyonu olarak geliştirdikleri "Burada Değil" başlıklı tasarımlarını paylaştı. Seslerin bulunduğumuz mekanı algılamamız üzerindeki etkisi üzerinde çalışan Önder ve Övünç, farklı alanlardan, farklı yaşamlardan topladıkları ses kayıtlarının dinlenebildiği büyük hoparlör tasarımını anlattı. Sonraki konuşmacı Boğaçhan Dündaralp ise "Bakanak" isimli tasarımını aktardı. Mimarlığı sipariş mantığına indirgememek, bazı şeyleri görmek ve gün yüzüne çıkarmak amacıyla hareket eden Dündaralp, tasarımını kurguladığı mekanda farklı bir bakış yaratmak istediğini belirtti. Ebru Erdönmez ve Burak Haznedar, "Yerçekimsiz" isimli tasarımlarında mikro kamusal alandan yola çıktıklarını belirtirken boşlukta bir mekan yaratmayı amaçladıklarını söyledi. Sonraki konuşmacı Eylem Erdinç ise "Shadowspace" isimli çalışmasında Antalya'da sur duvarlarının oluşturduğu gölgelik alanın mekansallaştırması üzerine yoğunlaştığını belirtti. Son konuşmacı Cem Kozar, "Karbon Kopya" isimli çalışmalarında, dünyada birçok mekanın kopyalanarak mekan algısının yitirilmesi üzerinden giden bir yerleştirme yapmak istediklerini, bu bağlamda çalışmalarının da kentlerin kopya yapılarla birer Disneyland'a dönüşmesini eleştirdiğini söyledi.
 

Bienal değerlendirmeleri ile süren forumun birinci günü öğrenci workshopları sunumları ile sona erdi. Forumun ikinci gününde gerçekleşen oturumları ise aşağıdaki videolardan izleyebilirsiniz.

Yorum bırakmak için kullanıcı girişi yapmalısınız!

Henüz yorum yapılmamış!
eylemkaftan
Kentsel dönüşüm ve olağan şüpheliler üzerine notlar; “@mimBAka: Uğur Tanyeli'den: http://t.co/JO0EwPKn via @AddThis
mimBAka
Uğur Tanyeli: Taksim’den önce Beyazıt Meydanı’nın yarım kalan projesini tamamlayın! http://t.co/Gkm4YDH3 via @AddThis
mudosah
Arredamento Mimarlık Şubat Sayısında Uğur Tanyeli'nin yazdığı "Mimarlar Her Şey Üzerine Birşeyler mi Bilir?" yazısını okumanızı öneririm.
sadeddin
RT @nilaynali: EAA FABRIKA sergisine paralel olarak düzenlenen panelde Uğur Tanyeli, Bülent Tanju ve Emre Arolat Guy Debord'un 'gösteri toplumu' kavramı>
cherrymeichan
RT @nilaynali: EAA FABRIKA sergisine paralel olarak düzenlenen panelde Uğur Tanyeli, Bülent Tanju ve Emre Arolat Guy Debord'un 'gösteri toplumu' kavramı>
pelinozgen
RT @nilaynali: EAA FABRIKA sergisine paralel olarak düzenlenen panelde Uğur Tanyeli, Bülent Tanju ve Emre Arolat Guy Debord'un 'gösteri toplumu' kavramı>
nilaynali
EAA FABRIKA sergisine paralel olarak düzenlenen panelde Uğur Tanyeli, Bülent Tanju ve Emre Arolat Guy Debord'un 'gösteri toplumu' kavramı>
besteiskender
@nfatihaydin evet çok geç haberim olduğu için kaçırmış bulunmaktayım ama bildiğim bişey varsa evet uğur tanyeli hayran olunası bir insan.
szafersahin
RT @ikidem: 'Tarihsel planda Gezi Parkı, kışladan daha önemli bir yapıttır.' Uğur Tanyeli
pelinpelinpelin
RT @ikidem: 'Tarihsel planda Gezi Parkı, kışladan daha önemli bir yapıttır.' Uğur Tanyeli
sedakayim
RT @ikidem: 'Tarihsel planda Gezi Parkı, kışladan daha önemli bir yapıttır.' Uğur Tanyeli
alfabc
RT @ikidem: 'Tarihsel planda Gezi Parkı, kışladan daha önemli bir yapıttır.' Uğur Tanyeli
besteiskender
@nfatihaydin uğur tanyeli ne dedi ki?
guvencimenoglu
RT @ikidem: 'Tarihsel planda Gezi Parkı, kışladan daha önemli bir yapıttır.' Uğur Tanyeli
Duravit
Arşiv