Zuhal Kol ve Carlos Zarco Sanz'ın 2011'de Universidad Europea de Madrid'de TOKİ üzerine tasarladıkları projeleri.
TOKI Invader İstanbul’un dönüşümüne karşı bir protesto sunuyor. Tasarım İstanbullular için önemli olan “sokak” kavramının kaybolmaya başlamasını sorguluyor.

Katılımcı, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi Ulusal Mimari Proje Yarışması
1. Mansiyon, Samsun Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası, Kültür Merkezi ve Cami Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması
Reply House
Katılımcı, Kaira Looro Architecture Competition 2026
Katılımcı, Arquine No.28 MEXTRÓPOLI Pavillion 2026
2 yorum
Metinleri okumadım ama gördüğüm imajlar üzerinden şöyle bir çıkarım yapabiliyorum: TOKİ gerçeği önümüzde, mevcut durumda ne yapacağımıza bakalım…
TOKİ gerçeğini herhalde tartışamayız: hızlı üretim sonucu kentlere niteliği tartışmalı müdahaleler yapıldı. Önceleri bazı açılardan çok daha niteliksiz mekanlarda yaşayanların en azından iç mekan ve temel barınma haklarından bazılarının verildiğini biz mimarlar da kabul etmek zorundayız. TOKİ’nin söyleyebileceği “herkesin konut sahibi olma hakkı; mülkiyetin kişiye ait olması” durumu bence yarar değil tümüyle zarar verdi, veriyor. Sosyal konut denen şey çok kolay kiralanabilirdi. Kentsel mekan yaratma ve genel mekan kalitesinin ise çok düşük olduğunu TOKİ idarecileri de kabul etmek zorunda, bu tartışılabilecek bir şey değil. Neyse konumuz TOKİ’yi tartışmak değil ne de olsa…
Soruyorum öyleyse: TOKİ’ye tasarım üzerinden müdahale böyle mi olmalı? Bana kalırsa kentsel mekan tanımlamaları üzerinden bir müdahale çok daha iyi olurdu. Mesele eldeki kaynağın doğru yönetilmesi ise (TOKİ tartışmaları bence bu eksen üzerinde konuşulabilir.) acaba yeni bir kaynağı buraya aktarmalı mı? Acaba entelektüel sermaye kendi sermayesini böyle mi harcamalı?
TOKİ tartışmasına böyle anlam kazandırmaya çalıştıkları için ise tasarımcıları tebrik ederim.
TOKİ’cilerin dikkatine..!