Mansiyon, Tactical Urbanism Now! 2020

Ezgi Umut Türkoğlu ve Gizem Altan, Tactical Urbanism Now! 2020'de mansiyon ödülü kazandı.

Hakkında: Mahal Tarlabaşı, Beyoğlu’nun çok kültürlü semti olan Tarlabaşı mahallesinin sosyal segregasyona uğramasını önlemeyi, bölgede bir çekim noktası yaratmayı, etkinlikleri artırarak halka açık bir yer olmayı amaçlayan İstanbul merkezli bir ‘tactical urbanism’ projesidir.

Kontekst: İlçenin tarihi geçmişinin öneminden dolayı, projelendirme süreci, mahallenin tarihsel süreç okumalarını ve ilçenin değişen yerel halkına dair sosyolojik araştırmaları içermektedir. Araştırma sonucunda, burada yaşayan insanların, devlet güçlerinin ve yetkililerin kentsel dönüşüm projeleri gibi düzensiz işleyen süreçleriyle uğraştığı ve segregasyona maruz kaldığı tespit edilmiştir. Bugün burada yaşayan insanların büyük bir kısmını göçmenler ve ekonomik geliri düşük kişiler oluşturmaktadır.

Kullanıcı Anketi Verileri: Burada yaşayanların %71’ini gençler ve 0-30 yaş arası çocuklar oluşturuyor. İnsanların %28’i güvenlik konusunda mutsuz ve %38’i sosyal sorunlar yaşıyor. İnsanların %66,5’i İstanbul dışından geliyor, kökenleri çok kültürlü, ve iletişim güçlüğü çekiyorlar. Maalesef insanların sadece %0,8’i bu mahallenin çocukları için güvenli olduğunu düşünüyor. (Bu proje için yeniden görselleştirilen bu veriler; Asuman Türkün ve Aslı Sarıoğlu’nun 2013 yılında mahalleliye yapılan anketlerle hazırladığı Mülk Mahal İnsan İstanbul’da Kentsel Dönüşüm adlı araştırmasından alınmıştır.)

Proje alanı: Bölge çoğunlukla konut ve giriş katında dükkanlar bulunan karma kullanımlı alanlardır. Analiz çıkarımları yerel halkın toplanmak, çocukları ve sosyal yaşamları için daha nitelikli ve güvenli alanlara ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Bu veriler sonucu müdahale alanı olarak tüm farklı topluluk dernekleri arasında stratejik bir nokta seçilmiştir. Özellikle Tarlabaşı Toplum Merkezi, sürecin kilit rolü olarak düşünülmüş ve bu alan ile diğer sokaklar arasında bir link oluşturması hedeflemektedir. Çevredeki diğer dernekler de süreçte potansiyel işbirliği rolünü vurgulamak için işaretlenmiştir. Ayrıca mahalledeki kahvehaneler de çoğunlukla sakinlerin geldiği yerler olmasının dışında farklı kitleleri de ağırladığı için mahalleyi bir araya getirmek adına önemli potansiyel durumundadır.

Konsept, taktik ve hikaye: Proje master planında, ufak taktiklerle yaya odaklı bir cadde yaratılarak, ulaşılabilirliği sayesinde her yaştan ve ilgi alanından insanın farklı ihtiyaçlarına cevap verebilecek, çok işlevli ve esnek bir yapı kurgulanmıştır.

Taktikler: Uygulama süreci, renkleri kullanarak yüzey oluşturma, alanın aydınlatılması ve sokaklarda kolayca bulunabilen düşük maliyetli malzemelerin kent mobilyası olarak kullanılması ile ağırlıklı olarak yerel halk tarafından gerçekleştirilecek, onları sürece dahil ederek bir anlamda katılımlı bir projeyi amaçlar. Mahal Tarlabaşı, malzeme incelemesi sonucu çevrede tespit edilen bazı yeniden kullanılabilir malzemeleri de içeren bir malzeme paleti ile yapılan müdahalelerle 4 ana taktikten oluşur.

1-(Surface making) Yüzey oluşturma: Mahal alanı renklendirilerek, çevrede tanımlı bir mekan yaratılır.

2-Aydınlatma, alanı gece de aydınlık tutmak, mahalle için ‘daha güvenli bir yer’ yaratacaktır.

3-Oturaklar: Meyve sepetleri ileri dönüştürülerek plastik tekerlekli yeni kent mobilyası olarak kullanılacak ve çok fonksiyonlu kullanım ile yaşanabilirlik yaratılacaktır.

4-Tabela: mekanı yeni bir kamusal alan olarak tanımlamak için, bir tabela önemli bir rol üstlenebilir.

Strateji: Yaşanabilirliği iyileştirmek için müdahale, daha canlı bir mahalle kullanımı;

M-O1. Ramazan Sofrası- Yeryüzü Sofrası: İleri dönüştürülen kutular hareket ettirilebilir ve ramazan ayı için yeryüzü sofrası olmak üzere masalar oluşturulabilir. Mahalle halkı yemeklerini getirebilir, birbirleriyle paylaşabilir ve aynı zamanda gölge oyunları, müzik dinletisi vb. şenlikli bir organizasyon olabilir. Tahta makara ortak bir servis masası olarak kullanılabilir.

M-O2. Sahne: Mevcut binanın duvarı kör duvar olduğu için sahneye arka plan oluşturma potansiyeline sahiptir. Böylece kutular hareket ettirilerek bir sahne ve önünde oturma yerleri oluşturulacaktır. Tahta makara, günlük olayları anlatmak için bir info desk olarak kullanılabilir.

M-O3. Oyun: Hareket ettirilebilir kutular, birbirinden farklı placemaking(mekan yaratma) seçenekleri sunar. Diğer kör duvar, basketbol duvarı ve çevrenin yönlendirici renkleri ile Tarlabaşı’nın çocukları için eğitici bir oyun alanı işlevi görür.

Proje kısa vadede mahalle içinde ilişkileri geliştirmeyi ve insanların kendi ‘mahal’ini oluşturmasını hedefliyor. Mahalleli mahal duvarlarına resim yaparak veya yazı yazarak mesajlarını iletme şansı bulacak, çocuklar burada oynayarak öğrenecekler. Bu sayede uzun vadede “güvenli olmayan yer” fikri, mahalleli tarafından yapılmış, çocukların oyun oynadığı bir yere dönüşecek ve burada meydana gelebilecek olası etkinliklerle segregasyona uğramış mahallelilerin, çevre halkıyla da tanışması için bir fırsat oluşacaktır.

Yerçekimli Karanfil

Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor

Derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle

Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce…

Edip Cansever’in bu şiiri tasarımın ilham verici bir parçası olarak, dayanışma ve paylaşma duygusunu aktarmak üzere duvara ve zemine uygulanmıştır.

Etiketler

Bir yanıt yazın