Katılımcı, Çuhadaroğlu Alüminyum 2026 Öğrenci Proje Yarışması

Katılımcı, Çuhadaroğlu Alüminyum 2026 Öğrenci Proje Yarışması

İrem Başülmez ve Sudenur Erol'un Çuhadaroğlu Alüminyum 2026 Öğrenci Proje Yarışması için tasarladığı proje önerisi.

Bir afet yalnızca betonarme döşemeleri kırmaz, kolonları patlatmaz; asıl yıkım, sokak aralarında demlenen sabah sohbetlerinin, komşuya uzatılan bir tabak yemeğin ve bin yıllık bir arada yaşama refleksinin yarattığı o görünmez güven duygusunun unufak olmasıdır. Fiziksel yapılar yeniden dikilebilir; ancak yok olan bir kentin kokusu, ortak belleği ve bir arada nefes alma kültürü beton harçlarıyla geri getirilemez. Hatay Dursunlu’nun çeperinde filizlenen EŞ(L)İK, felaketin ardından gelen derin kimsesizlik hissine karşı; krizden iyileşmeye, iyileşmeden eğitime uzanan üç zamanlı bir “Kültürel Turnike”dir. İnsanın ancak kendi emeğiyle var ettiği yeri yuvası bileceği inancıyla tasarlanan yapı, Asi’nin kıyısından toplanan kargıların köylünün avuçlarında alüminyum çerçevelere ilmek ilmek işlenmesiyle hayat bulur ve Dursunlu’nun dününü yarınına bağlayan sıcak bir eşlikçiye dönüşür.

Beklenmedik kriz anında bu modüler strüktür, ölü alanları ortadan kaldırarak maksimum kapasiteye ulaşır. İç bölücü duvarlar raylı kılavuzlar üzerinde kaydırılıp kenarda istiflenerek kesintisiz bir iç hacim elde edilir. Barınma modülünü oluşturan bölümde, normalde iki ayrı kütle olarak çalışan birimlerin dış cephe panelleri yukarı katlanarak üst örtüye dönüşürken; raylı iç duvarlar dış çepere kayarak bu iki kütleyi birbirine bağlar, arada korunaklı bir barınma koridoru tanımlayarak bu zonu yekpare ve esnek bir barınma birimine evriltir. Yapı genelinde dış duvarların kalkıp saçaklaşmasıyla avlu gölgelenerek yarı açık mekân kurgusu desteklenir; derslik ve atölyeler açık hava dersliği ve atölyesi olarak çalışır. Çekilerek açılan kinetik cephe panelleri ilk yardım sedyesine ve erzak bankolarına dönüşür. Kargı yüzeylere koruyucu reçineyle uygulanan doğal fotolüminesan katman, geceleri renkli kodlarla ışıma yaparak kaos anında yön bulmayı sağlayan ve dağılan aileleri kavuşturan görsel bir pusula oluşturur.

İyileşme (Teneffüs) sürecinde yapı, özlenen sokak sosyalliğini geri çağırır. Defne Ağacı’nın gölgesinde açılan paneller kahve içip tavla oynanan masalara dönüşürken, mutfakta pişen yöresel yemekler yer sofralarında paylaşılır. Korkan bir çocuğun oyuncağına sarılması gibi, hareketli paneller dev bir oyuncağa dönüşür; seranın ve tarlanın kıyısında çıplak ayakla toprağa basıp meditasyon yapan insanlar ise sarsılan güveni yeniden kurar.

Yaralar sarılıp normalleşme başladığında raylı bölücüler kapanarak dört ayrı sınıfı tanımlar ve yapı 4 derslikli kalıcı bir ilkokula evrilir. Cephe panelleri bu kez çocukların açık havada ders işlediği sıralara ve güneş kırıcı saçaklara dönüşürken; avlusu, serası ve çocukların kendi elleriyle dokuduğu kargı duvarlarıyla yapı, köyün yaşayan hafızası olmaya devam eder. Dün sığınak, bugün şifa olan bu eşik; yarın defne ağacının gölgesinde büyüyen çocukların kalıcı eğitim yolculuğuna eşlik edecektir.

Etiketler

Bir yanıt yazın