Ayberk Kaçan, Merve Taşçı, Eda Melike Karadeniz, Seray Zık, Furkan Tulukcu ve Mahmut Can Duman tarafından "Balıkesir Cumhuriyet Meydanı Sosyal Merkezi Mimari Proje Yarışması" için tasarlanan proje önerisi.
“Kültürler ve İklimler Farkli Olabilir Ama İnsanlar Aynıdır; Onlara İyi Bir Kamusal Alan Verirseniz Bir Araya Gelirler” –
Jan Gehl
Cumhuriyet Meydanı, Balıkesir’in Cumhuriyet dönemi kentleşme sürecinde ortaya çıkan ve uzun yıllar boyunca kentin en önemli kamusal odaklarından biri olarak işlev gören bir mekândır. Ancak zaman içerisinde meydanı besleyen sosyal ve mekânsal ilişkilerin zayıflaması, çevresindeki çekim noktalarının ortadan kalkması ve değişen kentsel dinamikler nedeniyle bu niteliğini büyük ölçüde kaybetmiştir. Özellikle Kervansaray Oteli’nin yıkılmasıyla birlikte alan önemli bir kamusal çekim unsurunu yitirmiş, çevresindeki yoğun ticari hareketliliğe rağmen kent yaşamını içine çekemeyen, büyük ölçüde transit kullanımlara hizmet eden bir boşluğa dönüşmüştür. Projenin temel senaryosu, Cumhuriyet Meydanı’nı yeniden Balıkesir’in gündelik yaşamını üreten, karşılaşmaları teşvik eden ve farklı kullanıcı gruplarını bir araya getiren aktif bir kamusal merkez haline getirmektir. Bu doğrultuda meydan yalnızca bir geçiş alanı değil; vakit geçirilen, deneyimlenen ve kent yaşamına katılım sağlayan müşterek bir yaşam mekânı olarak ele alınmıştır.
Tasarımın çıkış noktası Balıkesir’in kültürel ve mekânsal belleğinde önemli yer tutan zeytinliklerdir. Bölge kültüründe zeytin ağacının gölgesinde gerçekleşen toplanma, dinlenme ve sosyalleşme pratikleri proje için temel referans olarak alınmıştır. Bu yaklaşım doğrultusunda geliştirilen “SAYE” kavramı; koruyan, bir araya getiren ve kamusal yaşamı mümkün kılan örtü fikrini temsil etmektedir. Zeytinliklerdeki düzenli dikim sisteminden esinlenerek oluşturulan gridal kurgu, yapı yerleşimlerinden açık alan organizasyonuna, yaya dolaşımından zemin tasarımına kadar tüm proje kararlarını yönlendiren temel tasarım aracı olarak kullanılmıştır. Böylece hem okunabilir hem de farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayabilen esnek bir mekânsal sistem oluşturulmuştur.
Proje, mevcut kentsel dokunun devamlılığını güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Meydan çevresindeki ticari hareketlilik tasarımın önemli girdilerinden biri olarak değerlendirilmiş, yeni ticaret ve kültür işlevleri mevcut yaya akslarıyla bütünleşecek şekilde konumlandırılmıştır. Kütle yerleşimlerinde çevredeki yapı ölçekleri dikkate alınmış, parçalı yapılaşma yaklaşımı benimsenerek meydanın insan ölçeğiyle kurduğu ilişki güçlendirilmiştir. Ayrıca Elektrik Santrali ve Subay Evi gibi kent hafızasında önemli yere sahip yapılarla görsel ilişkiler kurulmuş, meydanın geçmişle kurduğu bağ yeniden görünür hale getirilmiştir.
Meydan, tek ve büyük bir boşluk yerine farklı yoğunluklarda kullanımlara olanak sağlayan alt kamusal mekânlar sistemi olarak tasarlanmıştır. Ticaret birimleri kent merkezindeki ekonomik canlılığı destekleyecek biçimde meydan çeperlerinde konumlandırılırken; kültürel işlevler günün farklı saatlerinde kullanıcı çekerek alanın süreklilik kazanmasına katkı sağlamaktadır. Yapıların meydan çevresinde konumlandırılmasıyla tanımlı ve korunaklı bir kamusal boşluk oluşturulmuş; Vasıf Çınar Caddesi kaynaklı gürültü ve çevredeki düzensiz arka cephelerin etkisi sınırlandırılmıştır. Yapılaşmanın süreklilik göstermediği bölgelerde oluşturulan yeşil tampon alanlar çevresel etkileri filtrelerken, kütleler arasında bırakılan geçirgen boşluklar meydanın çevresiyle kurduğu ilişkiyi sürdürmesine olanak tanımaktadır.
Tarihi çarşı dokusunda ve Kervansaray Oteli’nde görülen arkadlı dolaşım sistemi güncel bir yorumla yeniden ele alınmıştır. Parçalı kütleleri birbirine bağlayan ortak saçak sistemi, projenin temel kamusal omurgasını oluşturmaktadır. Saçak yalnızca iklimsel koruma sağlayan bir örtü değil; farklı işlevleri, kullanıcıları ve kamusal aktiviteleri bir araya getiren ortak bir eşik mekân olarak çalışmaktadır. Meydanı çevreleyen promenad sistemi, kullanıcıyı alanı yalnızca geçmeye değil deneyimlemeye davet etmektedir. Karşılaşma alanları, oturma cepleri, gölgeli dinlenme noktaları, etkinlik alanları ve yeşil dokuyla desteklenen açık mekânlar sayesinde Cumhuriyet Meydanı yeniden kent yaşamının aktif, kapsayıcı ve yaşayan kamusal odağına dönüşmektedir.