İstanbul TV ve Radyo Kulesi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2011 yılında açtığı fikir yarışması ile projelendirilen İstanbul TV ve Radyo Kulesi, Melike Altınışık Architects tarafından tasarlandı ve inşaatı 2021 yılında tamamlandı.

Tasarımcılar, projeyi anlatıyor:

Doğasının bir yansıması olarak tasarlanan İstanbul TV ve Radyo Kulesi yapımında, kulenin bulunduğu topografya, yapının formuna yansıtıldı. Kule tasarımının girdilerinin başında hâkim rüzgâr yönü, manzara odakları ve iletişim sistemlerinin ana taşıyıcı ile kurduğu güçlü bağ yer alıyor. Herhangi bir kent dokusundan bağımsız bir duruşu var: Önü-arkası yok, simetrinin aksını kullanarak manzaraya göre deforme olma durumu var. Asya’ya bakan yüzü farklı, Avrupa’ya dönük olan kısmı başka.

Hem mimari tasarım hem de yapım metodolojisi açısından ileri mühendislik teknikleri gerektiren bu kulede tüm tasarım özellikleri, mimari planlama ve malzeme seçimlerinde bu süreçler göz önünde bulunduruldu. Yapının yeni bir deneyim sunan, çağı yakalamış tasarım karakterlerini içinde barındıran özgün mekanlar içermesi üzerine bir tasarım geliştirildi. Bu yapı tipolojisinin tasarım sürecinde kent ile kurduğu güçlü tasarımsal ilişki, Mimar ile mühendislik bilgilerinin birlikteliğinden doğabilecek ve günün bütün teknolojik bileşenlerini de içinde barındırabilecek bir yapı nasıl olabilirdi sorusuna cevap aramak öncelikliydi.  Asıl gaye, bulunduğu yerle sağlam ilişkiler kurarak, ışığı, doğayı ve mekânsal boşlukları kullanarak sürpriz karşılaşmalar yaratma; böylece insanların bakış açısını değiştirmesi, farklı bakmasını ve düşünmesini sağlamaktı. Binanın bir kullanım alanına dönüşmesi, bireyle diyalog kurması ve keşif içermesine olanak sağlayabilen mekan kurgulanması önemli görüldü.

Kule, doğa ve manzara odaklı bir serüven sunuyor. Yapının sunduğu beş farklı manzara serüveni var. Tepenin doğal dokusunun sürekliliğinin sağlandığı, topoğrafya ile bütünleşik bir üst örtü altında yer alacak şekilde podyumun içinde barındırdığı fonksiyonların ve ilgili kamusal alanların tasarlanmasında mimari açıdan tanımlayıcı önemli bir rol oynuyor. İçinde bulunduğu korunun sunduğu doğal peyzajda yer alan kamusal alanlarla birlikte kule içine entegre edilen halka açık fonksiyonlar sayesinde önemli sosyo-kültürel aktivitelerin gerçekleşmesine olanak sağlaması, İstanbul’un gökyüzüne taşındığı, değişik kotlarda birbirinden farklı İstanbul seyir tecrübeleri sunan bir yaşam üstüne dönüşümü hedefleniyor.

Etiketler

Bir cevap yazın