Çankaya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi

Çankaya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi

Erkal Mimarlık tarafından tasarlanan Çankaya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi binası 2021 yılında inşa edildi.

Çankaya Üniversitesi Merkez Kampüsü içinde Mimarlık Fakültesi’nin taşınacağı yeni yapı, kampüsün doğu ucundaki ilk yüksek yapı olarak konumlandı. Böylece Eskişehir yolu üzerindeki konumu ve yüksekliğiyle, Ankara’dan çıkışta kampüsü ilk tanıtan yapı oldu. Fakülte yapısında 8 adet 200 m²’lik büyük stüdyo, 4 adet 100 m²’lik küçük stüdyo, ofisler, bölüm ve fakülte yönetim birimleri, derslikler, amfi ve laboratuvarlardan oluşan hacimleri üç farklı kottan komşularıyla bağlantılı olacak biçimde kurgulandı. Kuzey ve güney cephelerdeki yolların bağlı olduğu iki zemin katı ile yüzeydeki açık alanların hemen altından bodrum katı yapıya çevresinden girişleri düzenliyor.

Yapı lekesi çevresel koşulların sonucuyla şekillendi: komşuları Hukuk Fakültesi ve Isı Merkezi yapıları, yerleşke iç yollarıyla bir ağaç öbeği arasında kalan bölge yapılaşmanın sınırlarını tanımlıyordu. Sert iklim koşulları ve değişken toprak yapısına karşın bozkırın bu noktasında kendi kendine büyümeyi başarabilmiş olan bu ağaç öbeğinin korunması özellikle istendi.

Yapının oturum lekesinin ihtiyaç programına göre sınırlı olması nedeniyle çok katlı bir çözüm gerekiyordu. Yapıya dair ana karar, mimarlık eğitiminin en önemli bileşeni olan stüdyo mekanlarının kampüsün genel yerleşim planı ilkelerine uygun olarak doğu-batı ekseninde biçimlenmesiydi. Böylece stüdyolar karayolu gürültüsüne maruz kalan güney cephesi boyunca uzanan Eskişehir yoluna bakmak yerine kuzey cephe boyunca yerleşti ve gün boyunca keskin gölgeler oluşturmayan, soyut bir doğal ışık elde edilmiş oldu. Ofis bloğu kuzeyde fakülteye formel bir kimlik verecek bir rasyonellik ile, sosyal donatılar ve eğitim mekanları bloğu ise güney tarafta dış ve iç mekanlara yanıtlar veren bir hareketlilik ile ana kütle olan stüdyolar bloğuna eklemlendi.

Mimarlık eğitiminin verildiği stüdyoların tek bir bütün halinde yayılmış olmayıp, birbirinden bağımsız kalmaları güvenlik ve özelleşme açısından gerekli görülse de, fakültedeki aktivitelerin ürettiği ortak kültürün yansıyabilmesi için çeşitli birliktelik seçenekleri de arandı. Büyük ve küçük boyutlardaki stüdyolara ayrılan eğitim, özellikle büyük stüdyolarda hacmi artırarak üçüncü boyuta çıkaran boşluklarla zenginleştirildi. Böylece kesitte ortaya çıkan şaşırtmalı yerleşim şemasıyla yapının katları arasında ortaya çıkan program çeşitliliği fırsatları değerlendirildi. Yüksek mahallere bakan küçük stüdyolar, öğretim görevlisi odaları ve ortak dolaşım alanlarından bakılarla stüdyo yaşantısının izlenebilmesi amaçlandı.

Stüdyoların kuzey cephedeki konumlarının sonucu olarak dolaşım alanları da güney cephe boyunca her katta farklı büyüklükler ve görevlerle yerleşerek yapı içindeki sosyal yaşantıyı düşeyde düzenleme işlevi gördü. Güney cephede, yapının Eskişehir yoluna bakması ve kampüs içi açık yaya alanları silsilesinin sonuna eklemlenip içeri çekmesiyle, çevrenin izlenebildiği koridor ve fuayelerin aynı zamanda sergileme amacıyla kullanılabildiği, aşağıdan yukarıya kadar düşeyde süreklilik içinde bir mekanlar dizisi oluşturuldu. Burada derslik ve laboratuvar gibi formel eğitim mekanlarına erişim vermenin ötesinde, fakülte üretiminin devamlı paylaşım kültürünü canlı tutabilmesi için enformel sergileme ve toplanma olanakları sağlandı.

Yapının Dekanlık katı olarak da hizmet veren ikinci katı, büyük bir saçak gibi dışarıda kurgulan açık yüzeyleri örterek zemin ve üzerindeki 8 metre yüksekliğini sosyal aktivite alanı olarak işaretlemekte, üzerinde kalan 8 metrelik kısmı da zemindeki sosyal ve akademik hareketlilikten soyutlanmış, münzevi ve daha uzaklara bakı veren bir nitelikte olmasını sağladı.

Mimarlık Fakültesi yapısının, konusu mekan olan görsel ağırlıklı bir üretimin sahnesi olabilmesi için arka plan görevi üstlenmesi düşünüldü. Malzeme taşkınlığı yerine yalın bir mekansal gramer içinde mekansal fırsatlar ve farklarla mimarlık eğitimini salt mekan ile provoke etmesi hedeflendi. Böylece mimarlık, iç mimarlık ve şehircilik dallarındaki mekansal üretim ve düşünce zenginliğinin başrolü alarak paylaşım kültürünü geliştirecek ve ortaya çıkaracak bir hikaye sunması istendi.

Etiketler

1 Yorum

Bir cevap yazın