4. Mansiyon, Olivelo – İzmir Kent Çeperinde Ekolojik Ortak Yaşam Alanı Fikir Projesi Yarışması

Proje Raporu

İŞLER ÇÖZÜNME | İŞLEYEN TOPRAK

oliVelo Zeytin Kültürü Peyzajı

Ana hedefler:

  • Yeşil ve mavi sürekliliğini korumak ve güçlendirmek.
  • Kent çeperinde yenilikçi ortak çalışma süreçlerine dayalı ekolojik ortak yaşam kuşağı yaratmak.
  • Kent-kır-doğa sürekliliğini sağlayan ekolojik kentsel gelişim denetimini sağlamak: Kırkent
  • Kent çeperinin dönüşümünü alanın çoklu mülkiyet desenini ekolojik ‘soylulaştırma’ya feda etmeden kolektif örgütlenme ile yürütmek.
  • Genişletilmiş bisiklet ağları ile alanın EuroVelo ile bütünleşmesini olanaklı duruma getirmek.
  • Döngüsel/sürdürülebilir enerji altyapısını kurgulamak.
  • Ekstansif ve entansif üretim seçenekleri ile tarım deseninde üretken çeşitliliğini sağlamak.
  • Döngüsel ekoloji ve doğal kaynak kullanımını esas alan bir mekansal programı yaşama geçirmek.
  • Yerin doğal değerlerini akışlar, duraklar ve yığın üzerinden açığa çıkarmak; izleri yeniden üreterek döngüsel mekan deneyimine dahil etmek.
  • ‘Minimum mimarlık’ ilkesi doğaya en az dokunan ama onunla en üst düzeyde bütünleşen, üretim, iletişim ve paylaşım odaklı mimari programı tasarlamak.

1. Kavramsal çerçeve | ONTOLOJİ

Proje, kent-kır-doğa triyalektiğini alanı karakterize eden temel bileşenler arasındaki sınır ilişkilerini yeniden tanımlayarak bütünlemeyi amaçlamaktadır. İç içe geçen alansal çözünme durumu kentsel, kırsal ve doğal alanın korunması gereken niteliklerini ortadan kaldırmadan kendi üretken potansiyelini yaşama geçirmesi öngörülmektedir. Kentin kırı ‘sömürmediği’, birbiri ile iletişime geçerek toprağın yeniden işlenebildiği bir yaşam ve yapılaşma örüntüsü olanaklıdır.
Bütünlenme durumu kent, kır ve doğa arasındaki ayrımın ortadan kaldırılması yerine alanların birbiri içine geçerek işler çözünmesi ile mekansal ve algısal eşiklerin esnetilip; keskin sınır ilişkilerinin kırılması yolu ile kendini var edecektir. Bu öngörü, her alanın kendi içinde özgün karakterini koruyabileceği, mekansal ve programsal çözünme ile birlikte daha önce hiç deneyimlenmemiş arayüz bölgelerinin de ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Bu sayede, İzmir kent çeperinde hedeflenen geniş ekolojik bağlam bütünü, nitelikli alt-parçaların yumuşak geçişlerle birbirine ve ortak yaşama entegre olacağı zengin bir alan örüntüsü oluşturacaktır.

2. Süreç kurgusu | SENARYO

Odak alana yönelik tasarım çözümleri, alanın geniş bağlamda dönüşümünü hedefleyen uzun erimli bir dönüşüm süreci dahilinde kurgulanmaktadır. Alanın ‘çözünme’ temelli fiziksel dönüşümü, denizötesi ve yarımada bütünündeki gelişim dinamiklerini göz önünde bulundurarak; İzmir kent çeperi bütününde yaşama geçirilebilecek bir sosyo-ekonomik uzgörü (vizyon) senaryosuna dayandırılmaktadır. Doğa, kır ve kent arakesitinde yeni bir yaşam biçimi yaratmaya odaklı dönüşüm senaryosu bu bağlamda, ‘yenilikçi ortak yaşam’ ve ‘yeni kırsal kalkınma yaklaşımı’ başlıkları altında kent çeperinde yepyeni bir işgücü ve kentli profilini esas alan, doğa ve kırsal yaşam ile bütünleşen üretken bir kentsel yaşam örüntüsünün oluşumunu amaçlamaktadır: ‘Kırkent’

2.1. YENİLİKÇİ ORTAK YAŞAM

Çağdaş şehircilikte çeper, alışılagelmiş kavrayışın aksine; kentin kıyısında, ötesinde ve dışındaki ‘boşluk’u değil; yepyeni bir kentsel yaşam örüntüsünün deneyimlenebildiği alan olarak ele alınmaktadır. Bu anlamda çeper, karmaşık ekolojik altyapısı ile işlenmeyi bekleyen, dopdolu bir aktif yüzey alanını betimler.

Çekirdek kentsel alan içindeki dönüşümünü sağlıklı gerçekleştirememiş, gelişmekte olan ülke metropollerinde, aradığı yaşam kalitesini kentte bulamayan ve hareketlilik düzeyi yüksek yeni kuşak kentli için bu durum, bir tür fırsat niteliğindedir.

Nitekim ekolojik duyarlılıkları yüksek bu kuşak için kent çeperi, yeryüzü ile doğrudan yeni yaşam biçimlerini deneyimleyebileceği bir habitat olarak değerlendirilmektedir. Bu yeni algı ile kent çeperi, kıyısından geçilen bir ard-bölge değil; yeni bir çekim alanı olarak ele alınmalıdır. Yeni kavrayış, kuşkusuz kent çeperini potansiyel inşa alanı olarak gören, yerleşik şehircilik anlayışına alternatif bir stratejik yaklaşımı gerekli kılmaktadır. Yoğun kent yaşantısı içinde sabit profesyonel yaşam deneyimi yerine, sağlıklı yaşamı teşvik eden mekanlarda, bir arada üretmeyi olanaklı kılan, kır, doğa, tarih ve kültür alanlarına yakın, kırkentsel (rurban) yaşam çevreleri, bu yeni ekonominin çağdaş mekanları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Buna göre döngüsel ‘ortak yaşam’ (co-living) ve ‘ortak çalışma’ (co-working) için gerekli topluluk oluşumunu olanaklı kılan; ortak ofis, konaklama ve sosyalleşme altyapısını aynı kolektif form içerisinde sağlayacak çağdaş uygulamalara gereksinim duyulmaktadır.

Bu sosyo-ekonomik bağlamda İzmir kent çeperi, söz konusu dönüşümü alanın aktif korunması ve geliştirilmesi için son derece anlamlı bir model olmalıdır. Proje, İzmir kent çeperi mekansal dönüşümünün, var olan doğal ve kırsal değerlere koruyan ve geliştiren bu yeni sosyal profile yanıt verecek bir yaşam çevresi yaratmaktadır.

2.2. YENİ KIRSAL KALKINMA YAKLAŞIMI: ‘KIRKENT’ KÜLTÜRÜ

Yukarıda ifade edilen kentsel çeper vizyonu yeni bir kırsal kalkınma kültürünü beraberinde getirmektedir. Kırsal alanı tarımsal üretim kadar kentsel yaşamın bağlamı olarak da ele alan bu yaklaşım, üretimi sürdürülebilir kıldığı koşulda kalkınmacıdır!

Ekonomik büyüme arzusunu çevresel koruma motivasyonu ile birleştirecek bu bakış, kırsal alanlardaki yaşam kalitesini iyileştirirken yeni bir kentsel yaşam pratiği arayanlar için de yeni olanaklar sunacaktır. Yerleşik (kırdan kente) göç dinamiğini tersine (kıra doğru) yönlendirecek bu dönüşüm, aynı zamanda kırsal alandaki istihdam olanaklarını da artıracaktır.

Bu bağlamda alanın özgün tarımsal üretim faaliyeti olan zeytinin, tarım ve hayvancılık açısından bir ihtiyaç ve kültürel bir değer olarak ele alınması, geleneksel tarım ve kültür üretiminin sürekliliğini sağlayacak ve ‘ekolojik tarım’ı kendiliğinden geliştirecektir.

3. Program bileşenleri | STRATEJİ

Kentin çeperde yenilikçi ortak çalışma ve yaşam kümelerinden oluşan bir çeper-kuşak ile yeniden üretilmesi, kırsal alanın aktif korunması için temel stratejidir. Bu stratejide yeni yapılaşma düzenini üretecek öncül program, yenilikçi-yaratıcı sektör gelişimidir.

Projede yenilikçi çeper-kuşak olarak adlandırılan ve ortak çalışma ve yaşam kümelerinden oluşan yeni kentsel çeper gelişimi önerisi, çeperi koruyarak geliştiren proaktif bir planlama yaklaşımına dayandırılmaktadır. Bu anlamda yaratılan kentsel arayüz, organize çoklu mülkiyet, ortak yaşam ve döngüsel kullanım stratejisine dayandırılmaktadır.

3.1. ÖRGÜTLÜ-ÇOKLU MÜLKİYET, ORTAK YAŞAM VE DÖNGÜSEL KULLANIM

Kentsel çeperde bütüncül koruma+geliştirme stratejisinin ilk ayağı olan örgütlü-çoklu mülkiyet, Türkiye kent çeper alanlarındaki tarım arazilerinin parçalı ve tekil yapılaşma örüntüsüne alternatif getirmeyi amaçlamaktadır. Buna göre kent çeperinde tarım toprağı mülk sahiplerini yerinden etmeden, ancak kolektif yaşam kümelerini üretebilecek parsel büyüklüklerini olanaklı kılacak mülkiyet örgütlenmesi önerilmektedir. Kentsel çeperin dönüşmesinde ikinci strateji, tekil yapılaşma pratiğinin alana yayılmasına ve bölgenin doğal/tarımsal karakterini tehdit etmesine alternatif olarak ‘minimum ayakizi’ prensibi ile toplulaştırmanın önünü açacak ortak yaşam örüntüsünün üretimidir. Bu noktada temel dayanak, projenin sosyo-ekonomik senaryosunu oluşturan yeni kuşak yaratıcı sınıfın başat olarak tercih ettiği yaşam biçimidir. Buna göre, dönemsel dayanışma ve ortak proje üretimine dayalı iş üretme biçimi, geleneksel ofis pratiğini ortadan kaldırmakta; ortak çalışma alanlarını yenilikçi ekonominin bir bileşeni haline getirmektedir.

Alanın korunarak geliştirilmesinde bir diğer stratejik öngörü, döngüsel kullanımdır. ‘Bağımsız çalışan GIG ekonomisi’nin sektörel dinamikleri, devingen ortaklaşma pratiğini beraberinde getirmektedir. Yukarıda ifade edilen ortak yaşam pratiği içinde yer alan çocuklu genç aileler zaman skalasında en kalıcı kullanıcı grubudur. Buna göre, yenilikçi ortak çalışma ve yaşam kümelerinde barınma süresinin, kullanıcı profiline bağlı olarak 1 ay ile 1-1.5 yıl arasında değişeceği öngörülmektedir (age).

3.2. GENİŞLETİLMİŞ TANIMI İLE TOPLULUK: “BİRARADAYIZ ”

Proje, topluluk tanımını geniş anlamıyla benimsemekte ve tüm canlıların bir arada var olabileceği bir yaklaşımı yaşama geçirmeyi amaçlamaktadır. Farklı habitat toplulukları düşünülerek, topluluk kavramı en geniş anlamıyla yeniden tanımlanmaktadır.

Bu bağlamda, ‘biraradalık’ kavramı her ölçekte ve düzlemde farklı yaşam formlarını birlikte yaşamaya ve üretmeyi teşvik etmektedir. Yukarıda ifade edilen kavramsal çerçeve, bölge ölçeğinde önerilen doğal geçiş alanları ve koridorları ile ekolojik “biraradalık” desteklenmetir. Kent çeperinde ise kentli ve kırsal alanda yaşayan grupları bir araya getirecek işlevsel programlarla toplumsal “biraradalık” amaçlanmaktadır. Yapılaşma alanı olarak tasarlanan ‘OliVelo Zeytin ve Bisiklet Kültürü Zemini’nde araştırmacıdan çobanlara, yaşlılardan çocuklara, yabancılardan yerlilere yeni bir toplumsal zenginlik sağlanacaktır. İlk bakışta bir araya gelmesi güç olarak görünen ve Belediye’nin açmış olduğu yarışma ile bir aradalığının önü açılan zeytin ve bisiklet kültürlerinin bir araya geliş stratejileri, projenin tasarım yaklaşımın temelini oluşturmaktadır.

Etiketler

Bir cevap yazın