1. Ödül [MAS & MIMLAB], İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzelbahçe Yerleşkesi Mimari Proje Yarışması

1. Ödül [MAS & MIMLAB], İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzelbahçe Yerleşkesi Mimari Proje Yarışması

Proje Raporu

Ana giriş her zamanki gibi canlı. Güzelbahçe Transfer Merkezi’nden Yeşil Bağ’ı takip ederek sürdüğü bisikletini yerleşke park noktasına bırakıyor. Solunda Üretim Bahçesi hasat hazırlığında. Hafta sonu üniversite dışından arkadaşlarıyla yine burada buluşacaklar, Mutfak Sanatları Fakültesi’nden öğrenci şeflerin Gastronomi Bahçesi’nin hasat ürünleriyle hazırladıkları yemek sunumuna katılacaklar. Tam karşısında tasarım öğrencilerinin bitirme proje sunumları Sanat Bahçesi’nden dere yoluna kadar sızmış. Bu yolu takip ederek “sosyal”e dönüyor; final sınavlarına hazırlanan öğrenciler kütüphane masalarını doldurmuş, bir yandan yıl sonu gösterilerinin provalarıyla büyük salon epey hareketli. Dere yolunun devamında, yurtların Sessiz Bahçe’sinde bireysel çalışmalarına odaklanmış öğrenciler yerini almış – üniversite yıllarında onun da kitap okumayı en sevdiği yerdi burası. Yoğun tempoya ara verenler ise yemekhane ve öğrenci merkezini doldurmuş. Mayıs aylarında aniden bastıran yağmur günün doğal akışını durdurmuyor; bir grup öğrenci forum merdivenlerinde saçak altında oturmuş sohbet ederken, derse yetişmeye çalışanlar da hızlı adımlarla çerçeveden mühendisliğe bağlanıyor. Zihninde zahmetsizce yer etmiş harita mezun olduktan sonra geçen yıllarda bile taze. Yıllar geçtikçe yerleşkenin çevresine organik bir şekilde adapte olarak kattığı enerji daha da belirgin. Bu verimli üretim mekanına katılmak isteyen her kentlinin, öğrenci, akademisyen ve mezunun; doğal ve yapılı çevre dengesinde uyum içinde var olabildiği kolektif bellekte yer etmiş canlı bir kozmos burası.

YAKLAŞIM

Öneri, yerleşkenin konumlandığı yerle olan fiziksel ve sosyal ilişkisini odağına alır. Geçmişin içe dönük eğitim modelinin aksine tasarım stratejisini kent, yerleşke ve yapı ölçeğinde etkileşim üzerine kurar.

KENT

‘Kır-Kent’

Alan, konumundan ötürü İzmir metropolünün eteğinde, ekolojik koruma kuşakları arasında bir arayüz karakteri sergiler. Bu arayüz ne kent karakteri ne de tam olarak bir kır karakteri gösterir. Kent ile kırın sınırlarının bulanıklaşmaya ve iç içe geçmeye başladığı bu bölge, ‘kır’ ve ‘kent’ kavramları ile ‘kır-kent’ olarak kavramsallaştırılmıştır.

İlhan Tekeli (2016) ise bu kesişimi ‘yerel yaşam bölgeleri- YYB’ olarak tanımlar. Yerel yaşam bölgeleri, fonksiyon olarak da kullanıcı olarak da tam bir kesişim kümesidir. Kırsalın üretim odaklılığını ve kompakt yaşam biçimini kentin çok merkezli, karma kullanıcılı profili ile birleştirir ve ortaya kır-kent karakteri çıkar.

‘Yeşil Bağ’

Üniversite ve İzmir 2030 Ulaşım Ana Planı kapsamında öngörülen altyapı yatırımlarıyla birlikte Güzelbahçe’nin üzerinde bir büyüme baskısı kaçınılmazdır. Yerleşke arazisinin tarımsal üretim ve ekolojik koruma alanları arasında kalan doğal bir peyzaja sahip olması da ayrıca önemlidir. Dolayısıyla yerleşkenin, bu büyüme içerisindeki rolü ve yönlendirmesi önem kazanır.

Kentsel ölçekte tanımlanan ‘Yeşil Bağ’ Stratejisi, Güzelbahçe’nin ekolojik ve sosyal dengesini bozmadan kentsel büyümeyi burada birlikte yaşayacak herkes için adil bir şekilde yönlendirmeyi öneren bir kentsel altyapı önerisidir. Yeşil Bağ, bölgenin otoban nedeniyle sekteye uğramış erişilebilirliğini yeni bir mikro-hareketlilik ve yaya erişim ağıyla onarmayı kurgularken, aynı zamanda güvenli ve kamusal açık alan ağını da güçlendirmeyi hedefler. Güzelbahçe’nin mevcut kamusal odaklarının da içinde yer aldığı bu ağ, üniversitenin yerleşke sınırlarını aşıp öncelikle Güzelbahçe sakinleri, daha sonra ise bölgesel ziyaretçiler ile karşılaşmalar yaratır. Üniversite yerleşkesinin inşaat süreci ile eş zamanlı olarak başlanabilecek bu üst ölçek müdahalenin üç ana adımda uygulanması tasarlanmıştır:

1.  Yeşil Bağın bir kentsel çeper olarak tanımlanması ve büyümenin ekolojik ve tarım alanlarından uzaklaştırılması

Yeşil Bağ bölgede korunması istenen ekolojik ve tarım alanlarını stratejik olarak çevrelerken, bölgede yaşanması beklenen büyüme baskısını da bu büyümeyi destekleyebilecek koridorlara yönlendirmek için kullanılır. Tarımsal alanların işlevine devam etmesi için kentsel büyümenin sahil ve Güzelbahçe merkez odaklarını birbirine bağlayan İstikbal Caddesi aksı üzerine yönlendirilmesi önerilir.

Karma kullanımlı bir yapılaşma ile bu aksın uzun vadede bölgede yaşayan toplulukların farklı ihtiyaçlarına cevap veren canlı bir caddeye dönüşme potansiyeli vardır. Başlangıç aşamasındaki bu dönüşümün yaratacağı değerlerin toplumun tüm kesimlerine aktarılması için kamunun yasal düzenlemelerle ve yönetsel kararlarla bu aks etrafındaki arazilerin niteliksel olarak dönüşümünde aktif rol oynaması gerekir.

2. Yeşil Bağın fiziksel altyapısının tanımlanması ve kademeli olarak uygulanması

Yeşil Bağ, Güzelbahçe’nin farklı bölgelerinde yer alan odak noktalarını birleştirir. Özel araç trafiğinin azaltıldığı veya kısıtlandığı rota üzerinde yayaların ve bisikletlilerin yolu scooter veya elektrikli engelli araçları gibi diğer ulaşım türleri ile paylaşacağı da öngörülür. Mikro-hareketlilik kapsamında rota üzerine stratejik olarak yerleştirilecek paylaşım istasyonları ile denizyolu, raylı sistem ve lastik tekerlekli toplu taşıma sistemlerine erişim arttırılır. Bu fiziksel altyapının sadece üniversite öğrencileri için değil, hareketliliği kısıtlanmış yaşlı nüfus için de önemli getirileri olacağı öngörülür.

3. Yeşil Bağ üzerinde sene boyunca farklı etkinlikler ile odaklar arasında etkileşimin yaratılması

Fiziksel altyapının oluşturulmasını takriben etkinlikler ile rota, sene boyunca yaşayan bir kamusal mekân ağına dönüşür. Bölgede yer alan açık hava tiyatrosu ve pazar yeri gibi mevcut mekanlara ek olarak rota üzerinde açık havada veya geçici strüktürler ile gerçekleştirilecek etkinlikler farklı odaklarda yaşayan topluluklar için karşılaşma potansiyelini arttırır. Bu programlama sayesinde Güzelbahçe’de yaşayan kentli yerleşke içerisinde bir kursa devam ederken, üniversite öğrencileri de tarım üretimini yerinde öğrenebilecekleri çalışmalara katılabilir.

YERLEŞKE

‘Makrokozmos’ / ‘Mikrokozmos’

Yerleşke fonksiyonu; içinde çoklu yaşamlar, programlar ve kesişim alanları barındıran bir oluşumdur. Tek bir kullanıcısı, programatiği ve akışı yoktur. İhtiyaca yönelik mekanik bir sistem gibi çalışan fonksiyonel çözümlerin yanında oldukça serbest ve öngörülemeyen program potansiyelleri ile örülüdür. Kendini oluşturan ögelerin en alt ölçeğinden en üst ölçeğine bölünemez bir bütünlüktedir. Bu bütünlük bir ‘makrokozmos’ tanımlarken, karakteristik her bir parçası da farklı bir ‘mikrokozmos’ tanımlar.

Makrokozmos’u tanımlarken, yerleşke programatiğinden önce ait olduğu yer ve konumdan kaynaklı özellikleri bünyesinde nasıl barındıracağı sorusunun cevabı aranmış ve yere özgü olma durumunun peşinden gidilmiştir. Ana motivasyon ise, bir katalizör olarak yerleşke kavramının kentsel bir müdahale olduğu gerçeğini göz önünde bulundurarak, günümüz mevcut durum ve gelecek ihtiyaçları ile bütünlük içinde çalışmasını sağlamak olmuştur.

Yer Yüzeyi

Doğu ve batıda yükselen ormanlık tepelerin arasında kalan ve dere hattının iki yakasına yerleşen eğimli arazi, en yüksek noktasında +75 kotuna, en alçak noktasında ise +25 kotuna oturur. Araziyi iki ayrı parçaya ayıran bir fay ve arazinin kuzey ucunda yer alan ikinci bir fay hattı bulunmaktadır. Bu bölgelerde yerleşim önerilmez. Dere hattının kuzeybatısında kalan parça imara kapalıdır, arazide yerinde gözlemlendiği üzere, hali hazırda yerli kullanıcı tarafından açık alan aktiviteleri için aktif olarak kullanılan zeytinlik alandır.

Doğuda tepe noktasına ulaşan ve fay hattıyla dere aksına inen eğim, dere ile buluştuğu noktada çanaklaşarak adeta arazinin merkezini imler. Değişken eğimler ve dere hattı kesişimi, arazinin güney sınırında yükselen iki tepe yamacı arasında bir vadi, derenin kuzeydoğu yakasında ise azalan eğimle genişleyen bir plato tanımlar. Arazinin doğusunda yer alan sık ormanlık bölge yürüyüş ve bisiklet rotası olarak kurgulanarak programda yer alan spor alanlarıyla ilişkilendirilir. Karakteristik özellikleri ile birbirinden ayrışan mevcut yer yüzeyi kesitlerini muhafaza etmek önemsenmiştir.

Yerleşim Stratejisi

Günümüz yerleşkesi; teoriden pratiğe, öğrenciden kentliye, erişim ve etkileşimden beslenen bir üretim merkezi olarak tanımlanır. Bu tanım, üst ölçekte yerleşkenin doğal ve sosyal çevresi ile ilişkisini, mimari ölçekte ise programı oluşturan disiplinlerin birbirleriyle diyalogunu pekiştirmeyi gerektirir.

Yerleşim için belirlenen iki ana stratejiden ilki, araziyi iki yakaya ayıran dere hattını birleştirici bir ana omurga olarak tanımlar ve bu hat boyunca birbirine temas eden sosyal ve ortak programları sıralar. Bir sonraki adımda ise tüm akademik birimler bu sosyal omurgaya eklemlenir.

İkinci strateji ise arazinin kente olan mesafesine göre belirlenir. Buna göre, kent ile direkt ilişki kurulan kuzey sınıra kamu kullanımını teşvik eden programlar yerleştirilirken, en derin nokta olan güney sınıra ise içe dönük programlar konumlandırılır. Yerleşkenin tüm araziye yayılan örgüsü ve rezerv alanların yerleri etaplamaya alan tanıyacak şekilde belirlenir.

Yerleşkenin ana girişi merkez aksından verilirken kuzey sınırdan servis, güney sınırdan ise yaya ve bisiklet rotaları için Yeşil Bağ ile kesişecek ikincil girişler planlanır. Arazinin içinde bulunan kamusal yolun gelecekte yerleşke dışı kullanıma açılma olasılığı düşünülerek güvenlik noktası imara açık parselde çözülerek, gerektiği durumda bu yolun yerleşke güvenlik sınır duvarını oluşturması planlanır. Ana araç sirkülasyon hattı tüm yerleşkenin dış çeperinden geçirilerek yapılarla ilişkilendirilir. İç servis yolları dere hattını koruyarak ana rotaya bağlanacak şekilde kurgulanır. Bin beş yüz araçlık park yeri ihtiyacı spor ve barınma alanlarında yaratılan kapalı otopark katlarında çözülür ve ek olarak açık alanlara yol bağlantılı zemin üstü otopark cepleri oluşturulur. Arazinin doğusunda yer alan sık ormanlık bölge, yürüyüş ve bisiklet rotası olarak kurgulanır ve programda yer alan spor alanlarıyla ilişkilendirilir.

Boşluğun Katkısı – Mikrokozmoslar & Çerçeveler

Yerleşke içerisinde fiziksel konumundan ötürü bütünden farklılaşarak dikkat çeken, ancak onu bu özellikleriyle de oldukça güçlü bir şekilde besleyen arazi parçaları dikkat çeker. Birincil mikrokozmos olarak adlandırılan bu alanlar özelliklerini yerden; sahip oldukları bitkisel dokulardan, rakım farklarından, stratejik konumlarından ya da vista noktalarından alırlar. Aslında bir nevi karakteristik bir boşluğu çerçeve içine alarak korumaya alırlar. Tasarım kurgusunun ilk adımı bu noktada atılır. Öncelikle negatif alanlar olarak nitelendirilen bu mikrokozmoslar -boşluklar- sabit tutulur; devamında pozitif mekanlar -yapılaşacak alanlar- kurgulanmaya başlanır. İkincil mikrokozmoslar ise bu odak noktalarına yardımcı olan ve açık alan ihtiyaçlarına cevap veren karşılaşma alanları olarak yapılaşma kurgusu ile birlikte şekillenir.

Belirlenen bu negatif alanlar, ‘çerçeveler’ ile mekânsal sürekliliği oluşturan mimari öğelere dönüşür ve mikrokozmosları birbirine bağlar. Doğal eğimi takip ederek dere aksına hizalanan ve +40, +45, +50 kotlarında yerleşkeyi birbirine kenetleyen çerçeveler, saçakları ile bina kütlelerine bağlanarak sürekli ve korunaklı bir yaya sirkülasyonuna imkân sağlar. Çerçeveler etrafına takılan akademik, ortak alan, sosyal, idari ve barınma yapılarının yerleşimi aralarındaki etkileşimi arttırmayı gözetilerek planlanır. Ortak ve sosyal alanlar dere kenarında konumlanır. Ana çerçeveler dere yolu ile ilişkilenirken, dere yoluna minimum yürüme mesafesi yaratacak biçimde yapı girişleri çerçeve içerisinden verilir. Çerçevelere ara yollardan ulaşım sağlanır. Ara yol ağları, dere aksı ve yamaç kesişimlerinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkar.

Her bir mikrokozmosun karakteri; arazi oturumu, peyzaj dokusu ve atanan programlarla şekillenir. Zaman içinde oluşan organik alışkanlıklarla olgunlaşan kurgunun, yerleşke kullanıcılarının ortak belleğinde yön bulma işlevi görmesi de hedeflenir.

Birincil mikrokozmoslardan ilki, arazinin kuzeydoğusundaki platoda konumlanan Spor Mikrokozmosu’dur. Arazi sınırları içerisindeki en düz alan olma özelliği sebebiyle Amerikan Futbolu Sahası başta olmak üzere takım sporları ve egzersiz ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tanımlanır. Ayrıca yerleşkenin mezuniyet, konser gibi önemli etkinliklerine de ev sahipliği yapması öngörülür. Çerçevesi, geniş açıklıklı yapısı ile bünyesinde tribünleri, zemin altında ise kapalı otopark alanlarını barındırır. Kapalı havuz, tenis ve basketbol kortları gibi diğer spor donatılarına ek olarak kreş ve komşu mikrokozmoslara bağlantı sağlar. Plato programları ile otoyol gürültüsüne de doğal bir bariyer çekilmesi hedeflenmiştir.

Birincil mikrokozmosların ikincisi, derenin kuzeybatı yakasında yapılaşma sınırının dışında kalan zeytinlik alanı da içine alacak şekilde kurgulanan ve yerleşkeden kente açılan Tarım Mikrokozmosu’dur. Bünyesinde pazar alanı, üretim bahçeleri, festival alanı ve açık hava sineması gibi kamuyu yerleşkeye dahil eden bir üretim-tüketim döngüsü tarifler. Bu alan; dere kenarı olması, düzlük ve halihazırda zeytinlik olması sebebi ile yerleşkenin bütün üretim merkezidir. Atıkların kompost ünitelerinde toprağa çevrildiği, kentlinin üniversiteli ile buluştuğu, üniversitelinin üretimin ve tüketimin her basamağında yer aldığı, farklı kullanıcıları bir araya getiren bir alanı tanımlar. Sık ve hafif konstrüksiyonla geçirgen bir yapıya sahip olan çerçevesi, derenin karşı yakasında Uygulamalı Bilimler Fakültesi ile buluşur, giriş meydanı aksına ve servis yoluna bağlantı sağlar.

Üçüncüsü, alandaki erişilebilirliğini koruyan en eğimli noktalardan biri olması sebebi ile Forum Mikrokozmosu olarak tanımlanır. Bu alan bir forum ve sahne alanı düzenindedir ve bünyesinde sanat bahçesini barındırır. Çerçevesinin genişleyen saçağı altındaki atölyeler, bağlandığı Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Mühendislik Fakültesi’ni destekler. Öğrenci Merkezi’ne ve komşu mikrokozmoslara bağlantı sağlar.

Dördüncü alan olan Sosyal Mikrokozmos, özel konumu ile tüm ortak fonksiyonların buluştuğu merkezdir. Bünyesinde radyo evi, takas pazarı, aktivite çayırı ve açık kantin gibi yerleşke kültürünü besleyen öğeleri barındırır. Derenin iki yakasını birleştiren bir köprüye dönüşen çerçevesi ile; Öğrenci Merkezi, Yemekhane, Kütüphane ve Büyük Salon’a bağlanarak yerleşkenin kalbini teşkil eder.

Birincil olarak tanımlanan son mikrokozmos Botanik Mikrokozmosu’dur. Arazideki derenin iki kola ayrıldığı, diğer noktalardan çok daha dingin karakterdeki bu bitiş alanı, yerleşke içerisindeki en sakin nokta olma özelliği sebebi ile aromatik bitkilerin desteklediği yoğun ağaçlandırılmış mistik bir alan tanımlar. Derenin iki yamacına yerleşen yurtlara çerçevesi ile bağlanır.

İkincil mikrokozmoslar ise tasarım kararlarının başında gelen karşılaşma potansiyeli yüksek bir alternatif yerleşke ihtiyacına cevap veren boşluklar olarak belirlenir. Farklı programlar ile yerleşkenin akademik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına cevap verecek görevler edinerek birincil mikrokozmoslara da destek olurlar.

Yerleşkenin kuzey sınırında konumlanan Oyun Mikrokozmosu; çocuk oyun alanı ve kum havuzu ile çerçevesine bağlanan kreşi destekler. Tarım ve Spor Mikrokozmosları arasında konumlanan Akademi Mikrokozmosu bünyesinde açık fuaye ve dinlenme alanları barındırır; çerçevesi ile ise İdari Birimleri Fen Edebiyat Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi’ne bağlar. Spor Mikrokozmosu’nun güneyinde konumlanan Bilgi Mikrokozmosu; açık derslik ve bilgi avlusunu içerir, çerçevesi ile Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi birimlerini Mühendislik Fakültesi birimlerine bağlar.

Derenin güneydoğu yakasında konumlanan Yamaç Mikrokozmosu bünyesinde amfi ve toplanma alanlarını barındırır, çerçevesi ile Hukuk Fakültesi, İşletme Fakültesi ve Lisansüstü Yüksek Okulu’na bağlanır. Derenin güneybatı yakasında konumlanan Avlu Mikrokozmosu bünyesinde açık derslik ve bilgi avlusunu barındırır, çerçevesi ile Kütüphane’yi Yabancı Dil Yüksek Okulu’na ve Meslek Yüksek Okulu’na bağlar.

YAPI

Kesit

Yerleşke ölçeğinde belirlenen ve etkileşimi destekleyen program dağılımını, mimari ölçekte de kesit kurgusu pekiştirir. Çerçeve kotundan giriş alan yapıların zemin katlarında üretim, sergileme ve disiplinler arası iş birliğine olanak tanıyan ve geniş alan kullanımı gerektiren stüdyo ve laboratuvarlar planlanır. Katlar yükseldikçe planlara önce derslikler, en üst katlarda ise bireysel akademisyen ofisleri yerleşir. Çatıda açılan ışıklıklarla mekânsal zenginlik hedeflenir. Bu ilişki sadece, eğitim mekanları ile akademisyen odalarının aynı katta olması beklenen Uygulamalı Bilimler Fakültesi’nde farklılaşır.

Arazi eğimi çerçevelerin olduğu gibi yapıların tasarımını da doğrudan etkiler. Yamaçlara sırtını veren kütleler vadiye inerken teraslanır, böylece üst katlarda da açık ve yarı açık mekanlara erişim sağlanır. Kot farkları, cephe açıklığı gerektirmeyen program birimlerinin kütle yükseltmeden yerleşimine imkân sağlar. Araç erişimi gerektiren iki kat yüksekliğindeki mühendislik fakültesi laboratuvarları doğrudan otoparka bağlanır.

Strüktür & Mekân

Yerel yapı tekniklerine uygun ve değişken program içeriklerine gerekli esnekliği sağlayacak şekilde belirlenen aks kurgusu tüm yerleşkeyi kapsar ve tanımlanan ortak kotlarla kesişir. İki düzlemde yaratılan bu üç boyutlu ağı baz alan yapı açıklıkları ve strüktür ritmi, yerleşkenin bütüncül tektonik dilini oluşturur. Strüktürün vurgulandığı cephelerde teraslanma ile yaratılan yatay kütle hareketine, dikeyde de güneş yönelimi ve program içeriği ile ilişkilendirilen doluluk-boşluk ve güneş kırıcı ritimleri eklenir.

Çerçevelerin yapısal özellikleri ölçek, arazi ile ilişki ve program yüküne göre belirlenir. Çerçeveler; çevresine takılan fakülte programları ile açık alan arasında geçirgen bir zar görevi görürken çerçeve içine yerleştirilen ortak derslikler, karma üretim atölyeleri ve öğrenci kulüpleri gibi sosyal ara birimler ile disiplinler arası eğitim ve öğretimi destekleyen kapsayıcı bir işlev kazanır. Her çerçeve kendi içinde yeni bir mekânsal deneyim sunar. Hem kesitte hem planda bilinçli bir kurguyla açılan boşluklar; yapılara erişimin sağlandığı saçaklar ile insan ölçeğini de korur. Çerçeve strüktürleri yapı bloklarından ayrı çalışacak çift sıra kolon hattına sahip bir sistemdir. Sosyal ve Spor Mikrokozmosları dışında yapılar, bloklardan dilatasyonla ayrılır. Sosyal Mikrokozmosa ait çerçeve için ise iki alternatif çözüm önerilir. İlk alternatif; çerçeveyi yapıdan yapıya makaslarla taşıyan çelik bir köprü tarifler. İkinci öneri ise projelendirme aşamasında yapılacak hesaplara uygun aralıklarda pandül kolonlar kullanarak çerçeveyi destekler. İki ucu mafsallı olduğundan fay hattına basan noktasal pandül kolonlar yalnız ekseni doğrultusundaki yükleri taşır ve yapılara olumsuz etki etmez.

Etiketler

Bir cevap yazın